Haberler Gaziantep’te Erol Bulut’a istifa tepkisi!

Haberler Gaziantep’te Erol Bulut’a istifa tepkisi!

Haberler

Spor Toto Süper Lig’in 20. haftasında Gaziantep, Sivasspor’a 2-1 kaybetti. Mücadelenin son bölümünde Erol Bulut’a taraftar istifa tepkisinde bulundu.

class=’medyanet-inline-adv’>

Kalyon Stadyumu’nda oynanan maçı Sivasspor 2-1 kazandı. Konuk ekibe galibiyeti getiren golleri 17. dakikada Mustapha Yatabare ve 48. dakikada Caner Osmanpaşa kaydetti.

Gaziantep FK’nın tek golü 60. dakikada Mustafa Eskihellaç kaydetti.

SİVAS NEFES ALDI

Rıza Çalımbay’ın öğrencileri ligde 3 maç sonra kazandı. Gaziantep FK ise 9 maçlık galibiyet hasretini sürdürüyor. Bu sonuçla birlikte Sivaspor, puanını 18’e çıkardı. Gaziantep FK ise 19 puanda kaldı.

9 MAÇLIK GALİBİYET HASRETİ

Gaziantep Futbol Kulübü’nün Süper Lig’deki galibiyet hasreti 9 maça yükseldi. 5 mağlubiyet alan Erol Bulut liderliğindeki takımın 4 beraberliği bulunuyor.

İSTİFA TEPKİSİ

Gaziantep taraftarı mücadelenin son bölümünde teknik direktör Erol Bulut’u istifa davet eden tezahüratta bulundu.

class=’medyanet-inline-adv’>

EROL BULUT’TAN İSTİFA AÇIKLAMASI

Gaziantep Futbol Kulübü Teknik Direktörü Erol Bulut, 2-1 mağlup bitirdikleri DG Sivasspor maçının ardından yaptığı açıklamada, “Bugün istemediğimiz bir mağlubiyet aldık” dedi. Son haftalardaki kötü performansın çok nedenin olduğunu vurgulayan Erol Bulut, istifa sorusuna ise, “Yeni başkan ve yönetim geldiğinde tüm konuları detaylı konuşarak doğru kararı vereceğiz” diye cevap verdi.

Gaziantep Futbol Kulübü, Spor Toto Süper Lig’in 20. haftasında konuk ettiği Sivasspor’a 2-1 mağlup oldu. Bu sonuçla ligde galibiyet hasreti 9 maça çıkan Gaziantep FK, 19 puanda kaldı.

Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Gaziantep FK Teknik Direktörü Erol Bulut, “Bugün istemediğimiz bir mağlubiyet aldık. Aslında maça da iyi başlamıştık. İlk yarıda 2 gün önce oynadığımız kupa maçının yorgunluğu vardı üzerimizde ama ikinci yarıda daha baskılı oynadık. Bu takım 2 gün önce kupa maçında 150 kilometre mesafe kat etti. Ona rağmen bugün de son ana kadar golü aradık ama maalesef gol yollarında haftalardır yaşadığımız sıkıntı devam etti. Skoru lehimize çeviremedik ve mağlup olduk” ifadelerini kullandı.

“KAZANAMIYORSAK BİRÇOK SEBEBİ VAR’

Rıza Çalımbay’ın kendisine destek veren açıklamaları ve takımın kötü gidişatı ile ilgili de konuşan Erol Bulut, “Öncelikle Rıza hocam desteği için teşekkür etmek istiyorum. Futbolda bu tür durumlar yaşanabiliyor. Bir takıma iyi gelip farklı bir şekilde ayrılabiliyorsunuz. Biz burada 1,5 senedir her şeyimizi vererek takımı bir yerlere getirmeye çalıyoruz. Yeni başkan ve yönetim geldiğinde her şeyi konuşup istişare etmemiz gerekiyor. Biz her zaman en iyisini sergilemeye çalışıyoruz. Son haftalarda maç kazanamıyorsak bunun çok nedenleri var. Sol bekten kanat, stoperden forvet yapmaya çalıyoruz. Buna rağmen futbolcularıma teşekkür ediyorum, elinden geleni yapıyorlar. İki gün dinlenmeyle bu maça çıktık. Takımımız yorgundu, kadro genişliğimiz çok yok ve kadroyu çok değiştirme şansımız da yok” dedi.

class=’medyanet-inline-adv’>

İSTİFA SÖZLERİ

İstifa etmeyi düşünüp düşünmediği ile ilgili soruya da cevap veren Bulut, “Ben hangi takımda çalışırsam çalışayım her maçta ilk maç gibi heyecan yaşayan birisiyim. Her zaman maçın içinde olan bir teknik adamım. Böyle zor durumlar takımlarda yaşanabiliyor. Ben de ilk kez böyle bir durum yaşıyorum. Bunun üstesinden hep birlikte geleceğiz. Yeni başkan ve yönetim geldiğinde tüm konuları detaylı konuşarak doğru kararı vereceğiz” diye konuştu.

class=’medyanet-inline-adv’>

haberler Erol Buluttan Sivasspor maçı sonrası istifa açıklaması

Read More

Haberler İsveç’te Rasmus Paludan’dan Kur’an-ı Kerim’e aşağılık saldırı!

Haberler İsveç’te Rasmus Paludan’dan Kur’an-ı Kerim’e aşağılık saldırı!

Haberler

Aşırı sağcı Stram Kurs partisinin kurucusu Rasmus Paludan, dün yaptığı açıklamayla İsveç polisinin bugün yapacağı eyleme izin verdiğini vurgulamış ve herkesi sosyal medya hesaplarından eyleme davet etmişti.

class=’medyanet-inline-adv’>

Paludan, TSİ ile saat 15.00’te Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önündeki bir alanda İsveç polisinin aldığı güvenlik önlemleri arasında elinde bir çakmak ile uzun bir açıklama yaptı.

Paludan daha sonra Kur’an-ı Kerim’i yakıp, elinde yanan Kur’an-ı Kerim ile açıklamalarına devam etti. Eylem sırasında İsveç polisinin Paludan’a müdahale etmediği görüldü.

haberler İsveç’te Rasmus Paludandan Kuran-ı Kerime aşağılık saldırı

DIŞİŞLERİ’NDEN SERT TEPKİ

İsveç’te Kur’an-ı Kerim’in yakılmasına izin verilmesiyle ilgili Dışişleri Bakanlığı’ndan açıklama geldi. Hiçbir şekilde kabul edilmediği belirtilen açıklamada Bakanlık bunun bir nefret suçu olduğunu vurguladı.

Bakanlık açıklamasında şu ifadeler kullanıldı; Ülkemizin tüm uyarılarına rağmen, İsveç’te bugün (21 Ocak) kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’e karşı yapılan aşağılık saldırıyı en güçlü şekilde lanetliyoruz. Müslümanları hedef gösteren ve kutsal değerlerimize hakaret eden bu İslam düşmanı provokatif eyleme ifade özgürlüğü adı altında izin verilmesini hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Çünkü bu bir nefret suçudur.

class=’medyanet-inline-adv’>

haberler İsveç’te Rasmus Paludandan Kuran-ı Kerime aşağılık saldırı

Bu aşağılık eylem aynı zamanda İslam düşmanlığının, ırkçı ve ayrımcı akımların Avrupa’da ulaştığı kaygı verici seviyenin de bir başka göstergesidir.

İsveç makamlarını bu nefret suçunun failleri hakkında gerekli işlemleri yapmaya ve tüm ülkeleri ve uluslararası kuruluşları İslam düşmanlığına karşı dayanışma halinde somut tedbirler almaya çağırıyoruz.

RASMUS PALUDAN KİM?

Aşırı sağcı görüşleriyle bilinen Danimarka-İsveç vatandaşı Rasmus Paludan, Stram Kurs adlı aşırı sağ çizgide olan ve Danimarka ile İsveç’te faaliyet gösteren bir siyasi partinin kurucusu olarak biliniyor. Paludan, daha önce Danimarka’da ırkçılık da dahil birçok suçtan 2020’de bir ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Paludan daha önce de Kuran-ı Kerim yakma eylemi düzenlemiş ve en son geçen yıl Müslümanların yoğun yaşadığı bir semtte Kuran-ı Kerim yakam eylemini gerçekleştirmişti.

haberler İsveç’te Rasmus Paludandan Kuran-ı Kerime aşağılık saldırı

Read More

Haberler Facia sonrası kahreden görüntü! Aynı tabut 3 can

Haberler Facia sonrası kahreden görüntü! Aynı tabut 3 can

Haberler

Dulkadiroğlu ilçesi İsa Divanlı Mahallesi 35020’nci Sokak’taki müstakil evde gece saatlerinde yangın çıktı. Evden çıkan dumanları görenler, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. Kısa sürede alevleri söndüren ekipler, kardeşler Zehra Elabdullah, Abdurrahman ile Muhammed Atla’nın cesedi ile karşılaştı. Kardeşlerin cenazeleri, Kahramanmaraş Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

class=’medyanet-inline-adv’>

haberler Facia sonrası kahreden görüntü Aynı tabut 3 can

Otopsilerin ardından cenazeler, yakınlarına teslim edildi. Zehra ile aynı tabuta konan Muhammed ve Abdurrahman’ın cenazeleri, kılınan namazın ardından Kapıçam Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi. Yaşları küçük olduğu için kardeşlerden Abdurrahman ve Muhammed Atla aynı mezara defnedildi.

haberler Facia sonrası kahreden görüntü Aynı tabut 3 can

Çocukların annesi Meryem Atla, cenazede ayakta durmakta güçlük çekerken ağıtları yürek yaktı. Baba Muhammed Atla’nın ise bir yıl önce hayatını kaybettiği öğrenildi.

3 KARDEŞ BU EVDE HAYATINI KAYBETTİ

Gece saatlerinde çıkan yangında Suriye uyruklu Zehra El Abdullah Atla (11), Abdurrahman Atla (3) ve Muhammed Atla (1) hayatını kaybetmişti. Elektrikli ısıtıcıdan kaynaklanan bir arızadan dolayı çıktığı tahmin edilen yangın sonrası evde oluşan hasar gözler önüne serildi. Çıkan yangın sonrası evde bulunan eşyaların küle döndüğü görülürken, odada bulunan 2 adet tüpün patlamaması da daha büyük bir facianın yaşanmasının önüne geçti.

class=’medyanet-inline-adv’>

haberler Facia sonrası kahreden görüntü Aynı tabut 3 can

 ‘ELEKTRİKLİ ISITICAN ÇIKTIĞI TAHMİN EDİLİYOR’

Yangın çıkan evin komşusu Fatih Kantarcı, “Yangın esnasında biz uyuyorduk. Gece saat 12.00’de benim kapı çalındı ve kalktığımda her yer duman içerisindeydi ve zor çıktık evden, kendimizi zor kurtardık ve sonrasında itfaiye ve sağlıkçıları aradık. Anneleri evde yoktu yangın sırasında, kendisini aradığımızda çarşıda olduğunu söyledi. Anneleri sonradan geldi buraya. Bunlar soba kullanmadığı için yangının elektrikli ısıtıcıdan çıktığı tahmin ediliyor. Bu evde oturanlar elektrikli ısıtıcı ile ısınıyorlardı. Elektrikli ısıtıcı yanmış, yangın da bu nedenden dolayı çıkmış olabilir” diye konuştu.

haberler Facia sonrası kahreden görüntü Aynı tabut 3 can

Çocukların babasının ise daha önce hayatın kaybettiği bildirilirken, olayla ilgili inceleme ise halen devam ediyor.

Read More

Haberler Yunan gazetesi itiraf etti: ABD Türkiye’ye eninde sonunda ‘evet’ diyecek

Haberler Yunan gazetesi itiraf etti: ABD Türkiye’ye eninde sonunda ‘evet’ diyecek

Haberler

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Türkiye ile son üç buçuk yılda yaşanan gerilimlerin iki ülke ilişkilerinde bir benzerinin bulunmadığını söyledi. Bir seçim etkinliğinde konuşan Dendias, Ankara ile ilişkilerin tekrar eden krizlerle her zaman zorluklarla dolu olduğunun altını çizdi, söz konusu üç buçuk yıllık dilimde her geçen gün bir öncekinden daha kötü olduğunu belirtti.
“Bunu daha önce hiç yaşamadık” diyen Yunan bakan, Türkiye’yi kastederek şöyle devam etti:

class=’medyanet-inline-adv’>

“Korkmuyoruz, açık konuşun. Onları dinliyoruz, gözlemliyoruz ancak örnek almıyoruz. Tehditlere ve hakaretlere aynı yolla karşılık vermiyoruz, bu bir gerçek. Horoz dövüşü veya kavga organize etmeyeceğiz.”

Türkiye’nin ABD’den satın almaya hazırlandığı F-16’lara sözü getiren Nikos Dendias, Ankara’nın ilk savaş uçağını modernize ettiğinde Yunanistan’ın elinde 83 adet Viper seviyesine yükseltilmiş F-16 jeti olacağını, 24 Rafale jetinin yanı sıra ABD’den ilk F-35 savaş uçağını da alacağını savundu.

Haberler ‘TAM OLARAK TÜRK YAYILMACILIĞI’

Dendias, Amfissa kasabasında gerçekleşen konuşmasında skandal bir cümleyle seçmenlerden oy istedi: “Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişimi örneğini bizim bölgemize yansıtırsanız, tam olarak Türkiye’nin yayılmacılığı.”

class=’medyanet-inline-adv’>

Atina yönetiminin dış politika başarılarını övüp ABD ile kurulan ilişkinin tüm zamanların en iyisi olduğunu dile getiren Yunanistan Dışişleri Bakanı, Fransa’yı ilk kez ikili bir savunma anlaşması imzalamaya ikna ettiklerini vurguladı. Birleşik Arap Emirlikleri ile imzaladıkları savunma anlaşmasını da başarı listesine ekleyen Dendias, Mısır ile yapılan anlaşmaları ise ‘tarihi’ olarak niteledi.
CNN Yunanistan, Dendias’ın açıklamalarını ‘Türkiye’den korkmuyoruz-Yayılmacılığa 100 kere hayır’ ve ‘Türkiye ilk F-16’yı aldığında, Yunanistan’ın elinde 83 adet olacak’ başlıklarıyla sayfasına taşıdı.

Haberler YUNANİSTAN’DA GÜNDEM TÜRKİYE

Ta Nea gazetesi, ‘İzliyoruz, gözlemliyoruz ancak Türk politikasını takip etmiyoruz’ başlığını tercih ederken, Skai televizyonu ‘Onlardan korkmuyoruz, onları dinliyoruz, gözlemliyoruz ancak örnek almıyoruz’ başlığını attı.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın Şubat ayında Türkiye ve Yunanistan’a yapacağı ziyaretler, To Vima gazetesi tarafından mercek altına alındı. ‘Blinken Atina ve Ankara’ya ne getiriyor?’ başlığını kullanan gazete, ABD’nin bir numaralı diplomatının Güney Kıbrıs ve İsrail’e de uğrayacağını aktardı.

haberler Yunan gazetesi itiraf etti: ABD Türkiyeye eninde sonunda evet diyecek

Atina ve Ankara’ya yapılacak ziyaretlerin tam da iki ülkedeki seçimlerin öncesine rastladığını vurgulayan To Vima, durumu ‘Müthiş Fırtına’ olarak ifade etti.

Öte yandan gazete, Biden yönetiminin Türkiye’nin F-16 talebini kongreye ileteceğini de yazdı. Geçtiğimiz günlerde Blinken ve Mevlüt Çavuşoğlu görüşmesinden bir sonuç çıkmamıştı. Gazete haberinde bu durumu Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya girişine izin vermemesine bağladı.

class=’medyanet-inline-adv’>

Haberler TÜRKİYE ENİNDE SONUNDA F-16’LARI ALACAK

Haberin devamında ise Biden yönetiminin Türkiye’ye modernleştirilmiş F-16’ları vermeye sıcak baktığı belirtildi. Söz konusu kararın ise kongreden geçmeme durumu da hatırlatıldı. Ancak gazete bu durumun sadece küçük bir ertelemeye sebep olacağını ve Türkiye’nin eninde sonunda F-16’ları alacağını ilk sayfadan verdi.

haberler Yunan gazetesi itiraf etti: ABD Türkiyeye eninde sonunda evet diyecek

Haberler YUNANİSTAN’IN ORTAKLARI ANKARA’NIN POLİTİKALARINA KARŞI

Öte yandan To Vima gazetesi, “Atina’daki üst düzey diplomatik kaynaklar, ABD-Türkiye ilişkilerindeki çıkmazın Yunanistan için bir fırsat olduğunun farkında” ifadelerini de haberde kullandı. Aynı kaynaklar tarafından gazeteye verilen bilgilerin devamında ise Yunanistan’ın ortaklarının Türkiye’yi, Atina, Libya, Suriye politikaları ve İsveç ile Finlandiya’nın NATO’ya kabulü konusundaki tutumunu eleştirdiğini yazdı.

Read More

Haberler EYT’de süreç uzarsa maaşlar toplu mu yatacak? AK Parti’den açıklama

Haberler EYT’de süreç uzarsa maaşlar toplu mu yatacak? AK Parti’den açıklama

Haberler

AK Parti Grup Başkanvekili Yılmaz Tunç, A Haber’de EYT gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Tunç konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

class=’medyanet-inline-adv’>

“Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’mızın teknik ekibi teknik çalışmaları tamamladılar. AK Parti Grup Başkanvekillerinin olduğu ortamda sunum yaptılar. Teklifin teknik detaylarının ne olabileceği, ne kadar kişinin yararlanabileceği, önceki yasa ve getirmek istediğimiz teklifte neler olabileceğine yönelik açıklamalar yaptılar. 

Şimdi tabi sıra kanun teklifine dönüştürme aşamasına geldi. Tabi ki TBMM’de bu taslak üzerinde AK Parti grubumuz var. Onlarla bir istişare yaptıktan sonra son değerlendirmemizi yapıp kanun teklifini TBMMM’ye sunacağız. 

EYT NE ZAMAN YASALAŞACAK? 

Çalışma önümüzdeki günlerde tamamlandığında TBMM’nin ilgili komisyonuna sevk edilecektir. Şu anda çalışmaların son aşamada olduğunu ifade edebiliriz. En kısa sürede diyebiliriz. Tarih vermek mümkün değil ama daha önceden sayın Bakanımızın açıkladığı gibi kısa süre içerisinde TBMM’nin gündemine getirmek ve kanunlaştırmak istiyoruz. 

class=’medyanet-inline-adv’>

EYT’Lİ SAYISI HAKKINDA 

Cumhurbaşkanımız 2 milyon 250 bin kişinin yararlanacağını ifade etmişti. Kanun teklifi yasalaştıktan yürürlüğe girdikten itibaren hemen emekli olabilecek kişi sayısı, daha sonra süreç içerisinde 4 milyon 800 bin kişi kanun teklifinden yararlanacak. Onlar da sigortalılık süresini önümüzdeki 1 yıl süre içerisinde tamamlamış olacaklar. Toplamda 4 milyon 800 bin vatandaşımız yararlanmış olacak. 

İŞTEN BİR ANDA AYRILMA OLURSA SIKINTI YARATIR MI? 

Tedbirleri alındı, 2 milyon 250 bin kişi emekliliğe hak kazanacak bunların büyük bölümü tekrar çalışmaya devam edebilecek yaştalar. Bunu düşünerek üretimin sürekliliği anlamında tedbirler alınması gerekiyordu. Kişi emekli olup maaşını almaya başlayıp çalıştığı iş yerinden ayrılmadan devam edebilecek. 

Burada işverene sigorta prim teşviki verilecek. Çalışmalarına devam etmesi teşvik edilecek. 

SÜREÇ UZARSA MAAŞLAR TOPLU MU YATACAK?

Bir anda emeklilik başvuruları olduğunda SGK’da yığılma şikayetleri var. SGK bu anlamda güçlü, bir anda 2 milyon 250 bin kişi nasıl emekli olacak diye sorular soruluyor. Bu anlamda SGK’nın teknik alt yapı hazırlıkları var. Kanun yürürlüğe girdiği anda emeklilik başvurusunda bulunduğunda başvurdukları tarihten itibaren emekli maaşlarını hak etmiş olacaklar. İşlemler 1-2 ay sürse bile emekli maaşlarını toplu olarak alabilecekler. “

Read More

Haberler Melisa Aslı Pamuk, Alperen Duymaz ile ilgili sessizliğini bozdu

Haberler Melisa Aslı Pamuk, Alperen Duymaz ile ilgili sessizliğini bozdu

Haberler

Kıvanç Tatlıtuğ’un da rol aldığı, 2019 yılında final yapan ‘Çarpışma’ dizisinde birlikte kamera karşısına geçen Melisa Aslı Pamuk ile Alperen Duymaz, Ego’da yeniden partner oldular. Geçtiğimiz günlerde ise dizinin çekimlerinde şaşırtan bir gelişme yaşandı.

class=’medyanet-inline-adv’>

TAKİBİ BIRAKTI

İddiaya göre güzel oyuncu pazar günü yapılan çekimlere geç kaldı. Bu duruma sinirlenen Alperen Duymaz ile Melisa Aslı Pamuk arasında tartışma yaşandı. Duymaz daha sonra partnerini sosyal medyada takipten çıkardı.

haberler Melisa Aslı Pamuk, Alperen Duymaz ile ilgili sessizliğini bozdu

“UMARIM ŞAŞIRMAMAYI ÖĞRENİRİM”

Tüm yaşananların ardından Alperen Duymaz’dan açıklama gelmiş ve oyuncu şöyle demişti:

Neler olduğu konusunda tekrar şaşkınım. Dün de şaşkındım. Umarım şaşırmamayı öğrenirim. Söyleyeceklerim bu kadar.

“NEDEN GEÇ KALDIN MELİSA?”

İkili arasındaki gerginliğin dizinin akıbetini ne yönde etkileyeceği merak konusu olurken, yakışıklı oyuncudan tartışmanın detaylarına dair bir açıklama daha gelmişti: Öncelikle herkese merhaba. Geçtiğimiz pazar günü sette yaşanan ve uzayan gerginlik hakkında yazıyorum. Melisa’nın genel olarak sete geç çıkıp ekibi bekletiyor olmasına anlam vermeye çalışırken bizler, işimizin yoğunluğu sebebiyle o günkü geç gelişinin sebebini sordum; ‘Ne oldu, neden geç kaldın Melisa?’ Gelen ciddiyetsiz cevap ve pişkin tavrın ardından sinirlendim ve mesafeli davrandım.

haberler Melisa Aslı Pamuk, Alperen Duymaz ile ilgili sessizliğini bozdu

class=’medyanet-inline-adv’>

“PİŞKİNCE GÜLEREK CİDDİYETSİZ DAVRANDI”

Ünlü oyuncunun kendisine küfrettikten sonra seti terk ettiğini savunan Alperen Duymaz, şu ifadeleri kullanmıştı:

Ekibin karşısında mahcup olan Melisa yaklaşık 20 dakika sonra büyük bir sinirle yanıma geldi ve tartışma başladı. Bu tartışmanın sonucunda Melisa bana küfrederek seti terk etti. Ben haklarımı korumaya çalıştım ve çalışıyorum. İnsanlar işlerinin gerektirdiği saatlerde işlerinde olurlar, herhangi bir aksaklıkta da açıklama yaparlar. Tüm ekibin hazır bir şekilde Melisa’yı beklemesini ve Melisa’nın hiçbir şey yokmuşçasına pişkince gülerek koyduğu ciddiyetsiz tavrı hazmedemedim. Açıklama yapmak zorunda kalmayabilirdim ama çıkan yanlış ve yalan, gerçeği yansıtmayan bu haberlere bir cevap vermek istedim. Gündeminizi böyle bir şey için meşgul ettiysem özürlerimi iletir saygımı sunarım.

haberler Melisa Aslı Pamuk, Alperen Duymaz ile ilgili sessizliğini bozdu

SESSİZLİĞİNİ BOZDU

haberler Melisa Aslı Pamuk, Alperen Duymaz ile ilgili sessizliğini bozdu

Read More

Haberler 42 işçinin öldüğü maden faciasında iddianame tamamlandı

Haberler 42 işçinin öldüğü maden faciasında iddianame tamamlandı

Haberler

Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessese Müdürlüğü’ne ait maden ocağında geçen yıl 14 Ekim günü saat 18.16 sıralarında meydana gelen patlamada 42 işçi hayatını kaybetti 10 işçi de yaralandı. Patlamanın ardından başlatılan adli soruşturmada 8 şüphelisi tutuklu 23 şüpheli hakkında Cumhuriyet Savcılığınca iddianame hazırlandı. 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede tutuklu şüpheliler Müessese Müdürü Cihat Özdemir, İşletme Müdürü Selçuk Ekmekci, İş Güvenliği ve Eğitim Başmühendisi Volkan Soylu ve Başmühendis Mehmet Tural hakkında her bir işçi adına 42’şer kez “muhtemel kastla öldürme”, 4 kez “muhtemel kastla yaralama” suçundan hakkında toplam bin 62’şer yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Diğer 4’ü tutuklu 19 şüphelinin hakkında da “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talebinde bulunuldu. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Başkanlığı Bursa Test ve Analiz Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporun yer aldığı iddianamede maden işçilerinin kullandığı kıyafetlerin ısı ve aleve karşı koruma, alev yayılma, alevli döküntü ve alevli yanma kriterlerine uygun olmadığına dikkat çekildi.

Yine oksijenli ferdi kurtarıcı maskelerin tek vardiyalı kullanıma göre raf ömürlerinin uygun olduğu ancak iki vardiyalı kullanılması durumunda son kullanma tarihini doldurduğuna yer verilen raporda, şöyle denildi:

“OFK cihaz numunelerinin Almanya menşeili Drager marka Oxy 3000 model oldukları, internette bulunan teknik doküman ve kullanım kılavuzunda cihazların EN 13794 standardına uygun oldukları ve etkinlik süresinin 35 litre/dakika nefes hacminde 30 dakika; 10 litre/dakika sakin nefes hacminde ise 90 dakika olduğunun belirtildiği, üretici firmanın, kurtarıcıların taşıma ömrünü tek vardiyalı işletimde günde 8 saat, haftada 5 gün kullanımda 10 yıl; iki vardiyalı işletimde günde 8 saat haftada 5 gün kullanımda ise 5 yıl olarak belirtildiği, gönderilen 5 adet numunenin yapılan kontrollerinde omuz kemeri ve opsiyonel olduğu belirtilen abrasyon koruması hariç her bileşenin yer aldığının görüldüğü, cihazların üzerinde üretim tarihi olarak Kasım 2015 tarihinin yer alması nedeniyle cihazların tek vardiyalı kullanımda raf ömürlerinin uygun olduğu ancak iki vardiyalı kullanılmaları halinde raf ömrünü doldurdukları, yapılan incelemelerde numunelerin dış muhafaza kutusunda herhangi bir haca kaçağının olmadığı ve cihazların kullanılabilir durumda oldukları, numunelerin ağırlıklarının uygun olduğu, dış görünümlerine ait yapısal bütünlük incelendiğinde içerilerindeki bileşenleri olumsuz yönde etkileyecek bir darbe görüntüsüne rastlanılmadığı, içerideki bileşenlerin, cihazın teknik dokümanında tarif edilen bileşenlerle aynı olduğu, eksik bileşen bulunmadığı ve cihazların bu halleriyle kullanıma hazır oldukları, içerik analizleri değerlendirildiğinde kullanılan kimyasalların oksijen üretimi için uygun nitelikte olduğu, 494 numaralı numunenin başlatıcısının çalıştırılmasıyla ortaya çıkan gaz karışımı üzerinde gerçekleştirilen kromatografik ve spektroskopik analizler sonucunda bu gaz karışımının uygun ve solunabilir nitelikte olduğu, analiz sonuçları dikkate alındığında rastgele seçilen numunenin bir OFK cihazında olması gereken özelliklerde olduğu, üretici firma tarafından yayınlanan dokümanda verilen bilgilere göre, nem göstergesine göre OFK kutusunun sızdırmazlığı sağladığı yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.”

class=’medyanet-inline-adv’>

haberler 42 işçinin öldüğü maden faciasında iddianame tamamlandı

VANTİLATÖRLER VE VANTÜPLER TOZ PATLAMASINDAN KAYNAKLI ERİMİŞ

İddianamede “Maden ocağında aktif kullanılabilir yeterli sayıda vantilatör var mı?” şeklindeki soruya ocakta yeterli havalandırma olmadığı, vantilatörlerin özelliğini yitirmiş olduğunu, işçilerin izne çıkartıldığında bu vantilatörlerin değiştirileceğini, bazı tanıklar arkadaşlarını kurtarmak için maden ocağına indiklerinde vantilatör ve vantüplerin toz patlamasından kaynaklı eridiğini ifade ettiği de yer aldı. İddianamede tanıklara ilave olarak söylemek istedikleri sorulduğunda; ayak arkasına beton enjeksiyon yapıldığı, ayak altlarına taş tozu serpildiğini ve kömür tozunun patlamasının bu şekilde engellendiğini, ancak kimi işçilere göre 2-3 ay kimilerine göre yaklaşık 1 yıldır bunun yapıldığını görmedikleri, -350 kotta çalışan arkadaşlarının, o bölgenin ekstra sıcak olduğunu söylediklerini, bazen de orada bulunan hava sensörlerine hava tutulmak yoluyla değerlerin düşük gösterildiği konusunda duyumları olduğunu, sensörle arın arasında mesafe olduğunu ve bu nedenle düşük değer verdiğini, arındaki gaz oranı yükselince sensöre ulaşmasının biraz zaman aldığını, bunun için de el dedektörleri kullanılması gerektiği, gaz oranını izleme merkezinin göremediği için patlamanın gerçekleştiğini ifade ettiler.

class=’medyanet-inline-adv’>

PATLAMA ANINA KADAR 85 KEZ İKAZ SEVİYESİNİ GEÇMİŞ

Öte yandan Merkezi Gaz İzleme Defteri’nde patlamadan bir gün önce -300/350 nefeslik çıkışı bölümünün sensör arızası verdiği, veri alınamadığı ibarelerine dikkat çekildi. Arızanın giderildiğine dair herhangi bir açıklamanın olmadığı defterde patlama anına kadar metan gazı değerlerinin yüzde 1 ikaz seviyesini toplam 85 kez geçtiği belirtilerek şöyle denildi:

“Merkezi Gaz İzleme Defteri” isimli defterde 14/10/2022 tarihli P1 B.1014 ibareleri ile başlayan sayfasında; “-300 2. rekup ve -350 1. rekup pervaneleri vardiya içinde stop olup tekrar yol verildi. ayrıca -300 2. rekup güney tavan damar ayak girişinde elektrik kesintisi olup yol verildi. Durum ocak elektriğe bildirildi. US-21 numaralı pervane şuan stop durumda. P3 vardiyasında yol verileceği emniyet tarafından bildirildi.” şeklinde açıklamaların bulunduğu ancak patlamanın gerçekleşmesi sebebi ile P3 vardiyasında bu eksiklilerin giderildiğine dair herhangi bir bilginin deftere kayıt edilmediği, yine aynı defterde 13/10/2022 tarihinde P1 (00:00 – 08:00) vardiyası görevlilerince ‘CH4-20 -300/350 Nefeslik çıkışı sensör arızası verdi, veri alınamıyor’ şeklinde açıklamaların bulunduğu ve ilerleyen vardiyalarda bu arızanın giderildiğine dair herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, 14 Ekim 2022 günü metan gazı değerlerinin patlama anına kadar yüzde 1 ikaz seviyesini toplamda 85 kez geçtiği, %1,5 alarm seviyesini 5 kez geçtiği, karbonmonoksit değerlerinin 25ppm ikaz seviyesini 47 kez geçtiği, 50ppm alarm seviyesini 13 kez geçtiği, Havalandırma vantilatörü değerlerinin 13.10.2022 günü saat 23:43 ile 14 Ekim 2022 günü saat:18:49 zaman aralığının tamamında; 53 kez ikaz (1mm/s-2mm/s) seviyesinde değerleri gösterdiği, 355 kez Alarm (0mm/s-1mm/s) seviyesinde değerleri gösterdiği göz önünde bulundurulduğunda gerekli tedbirlerin alınmadığı, Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin Ek-3 Yer Altı Maden İşlerinin Yapıldığı İşyerlerinde Uygulanacak Asgari Hükümler başlıklı 10. Kısmında Grizulu Maden Ocakları ile ilgili ‘metan gaz seviyesi sürekli olarak izlenir.’ ‘çalışmalar metan gazı çıkışı dikkate alınarak yürütülür, metan gazından kaynaklanacak riskleri mümkün olduğunca ortadan kaldıracak tedbirler alınır’, ‘bütün grizulu ocaklar her biri tek başına ocağın havalandırılmasını sağlayacak güçte birinin herhangi bir nedenle durması halinde diğeri derhal çalışacak durumda iki havalandırma grubu bulunur.’ hükümlerine rağmen patlamanın gerçekleştiği kısımda bulunan fanın çalışmadığı, bir gün öncesinden itibaren sürekli uyarı ve alarm kayıtları olmasına rağmen gerekli tedbir ve tamir işleminin yapılmadan patlatma yapıldığı ortaya çıkmıştır.”

class=’medyanet-inline-adv’>

2 MİLYON LİRALIK ÖDENEK HARCANMAMIŞ

class=’medyanet-inline-adv’>

İddianamede, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı müfettişlerinin yürüttüğü denetlemede mevzuata aykırılıklar ve eksiklerden halen giderilmediği; ocak havalandırılması, ekipmanın acil hallerde ve ihtiyaç halinde kullanılabilmesi için hava yönü ters çevrilebilecek özellikte değildir ve yer altında kullanılan bazı ekipmanların ATEX belgeli olmadığının altı çizilerek tutuklu müessese müdürü Cihat Özdemir’in, bu tutanağa söz konusu eksikliklerin ALFER isimli firma tarafından yapılarak giderileceği şeklinde beyan ettiğine yer verildi. Ana nefeslik aspiratörü modernizasyonu için ayrılan 2 milyon liralık ödeneğin de harcanmadığı, gerekli modernizasyonun yapılmadığı için kurum yetkililerinin ihmalde bulunduğu iddianamede yer aldı.
İddianamede ayrıca personelin yeterli eğitim almadan 30 dakika olması gereken patlatma süresinin daha az olduğu da yer aldı. Tutuklu müessese müdürü Cihaz Özdemir facianın meydana geldiği gün izin veya istirahat dolayısıyla gaz izleme merkezinde tek kişi olduğunu söyledi. İddianamede gaz izleme merkezinde her vardiya iki görevlinin olması gerektiğine dikkat çekildi.

Müessese Müdür Yardımcısı Salih Atmaca yeterli bilgi ve tecrübesi bulunmayanların işçi güvenliği ve idari yönden önemli mevkilerde görev yaptığını; tüm yetkilerinin elinden alındığını 2020 yılından bu yana yeraltındaki hiçbir işyerine girmediğini sözlerine ekledi.

class=’medyanet-inline-adv’>

“PATLAMA RİSKİNE RAĞMEN İŞÇİLERİN KARARINA BIRAKILMIŞ”

Geriye dönük gaz sensörü verileri incelendiği bu verilerde 6 kez ikaz, 5 kez alarm seviyesinde değerler görülmesine rağmen tehlikeli bölgede patlatma işleminin adeta normal bir taş kırma işlemi gibi işçilerin kararına bırakıldığına yer verilen iddianamede şöyle denildi:

“14/10/2022 tarihinde saat 18.09’da gerçekleşen ve ölümlere sebebiyet veren patlamaya ait gaz sensörleri kayıtları incelendiğinde; 6 kez ikaz (yüzde 1 metan yüksekliği) 5 kez alarm (yüzde 1,5 metan yüksekliği) değerlerinin görüldüğü, ayrıca el dedektörlerinin geriye dönük metan gazı ve karbonmonoksit değerlerine bakıldığında maden içerisinde süregelen tehlikeli gaz birikiminin/yükselmelerinin olduğu, çok riskli iş kategorisinde bulunan ve iş güvenliğinin en üst seviyede tutulmasını gerektiren maden sektöründe her türlü metan yükselmesinin takibe, değerlendirmeye ve analize tabi tutulması gerekirken sıradan bir olay gibi karşılandığı, yetersiz gaz izleme personel sayısı ve müdahalesinin olduğu, mühendislerin ve ustabaşlarının maden içerisinde olmadıkları ve bu uyarıları değerlendirmeye almadıkları, keza her patlama sonrası duvar arkası gizli metan sıkışması (degaj) olabileceğinin madenciler tarafından bilindiği, sadece yüzde 1 (ikaz) yüzde 1,5 (alarm) ile sınırlarına bakılarak dinamit patlatılması ve bu işlerin mühendislik bilgisi ve kararı dışında yapılması, her olayın maden kültürü ve tekniği içinde değerlendirilmesi ve analiz edilmesi gerekirken normal bir taş kırma işlemi veya inşaat işlemi gibi işçilerin karar ve ihtiyaçlarına bırakıldığı, Geriye dönük ani karbonmonoksit ve metan değerlerindeki yükselme değerleri incelendiğinde, çeperleri/artıkları temizleme için küçük patlatmaların (patara) yapıldığı, bahse konu bu 1-2 dinamit lokumu ile yapılan çeperleri temizleme patlatmalarının dinamit patlatma güvenliği açısından risk içerdiği, bu işlemin kararının teknik verilere göre değil barutçu ve işçilerin değerlendirmesine bırakıldığı ve rutin bir işlem haline dönüştürüldüğü, Maden içerisinde kömür çıkarırken dinamit kullanımının yoğun olduğu, arın bölgesinden dinamit kullanılarak 1-2 metre derinliğinde kömürün patlatma ile damarından sökülerek alındığı, kömürün, içeriğinde metan gazı barındırdığı, metan gazının oksijen ve ateşleyici ile tetiklendiğinde grizu patlamalarına yol açtığı, sondaj ile metan birikimine denk gelmeden veya metan püskürmesine yol açmadan patlatma yapmak ve ilerlemek için kömür içerisine sondaj işlemi uygulandığı ve ölçümlerinin yapıldığı, ne kadar mesafede bir sondaj yapılması mevzuatta belirli iken güvenli mesafenin hiçe sayılarak dinamit patlatması gerçekleştirildiği, her adımı ölçülere dayalı mevzuat düzenlemelerine rağmen bu konuda tedbirsizlik zinciri ve koordinasyonsuzluk olduğu anlaşılmıştır.”

İddianamede kural ihlallerinin yaygınlaşması, denetimsizliğin işletmede disiplinsizliğe neden olduğu ve “Bilimsel anlayıştan uzak usta çırak tecrübesiyle yönetildiği” değerlendirilmesine dikkat çekildi.

Read More

Haberler Gençler ve Büyükler Dağ Kayağı Türkiye Şampiyonası, Rize’de yapıldı

Haberler Gençler ve Büyükler Dağ Kayağı Türkiye Şampiyonası, Rize’de yapıldı

Haberler

İkizdere ilçesinde bağlı Cimil Yaylası’nda bu yıl 2. kez düzenlenen şampiyonada Türkiye’nin farklı yerlerinden gelen 70 sporcu U16, U18, U20, U21, U21 kategorilerinde yarıştı. Start noktasından başladıktan sonra belli bir mesafe tırmanan sporcular, tırmandıkları yerden kayarak en kısa sürede yarışı bitirmeye çalıştı. Kıran kırana görüntülere sahne olan yarışların sonucunda dereceye giren sporcular, Türkiye’yi uluslararası müsabakalarda temsil edecek.

Yarışma sırada ayağında sakatlık yaşayan ve ekiplerin ilk müdahalesinde bacağının kırıldığı tespit edilen 21 yaşındaki Emirhan Adaşıroğlu, dağın yamacından sedye ile ekipler tarafından kurtarıldı. Daha sonra yamaçtan indirilen sporcu ambulans ile hastaneye ulaştırıldı.

Ersan Başar: “Amacımız bu bölgede uluslararası bir yarışma yapmak”

Cimil yaylasında uluslararası bir yarışma düzenlemeyi hedeflediklerini belirten Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Ersan Başar, “Türkiye Dağ Kayağı şampiyonasını bu yıl Cimil’de 2. kez düzenliyoruz. Ülkemizde yeni gelişmeye başlayan spor dalı olarak Türkiye Dağcılık Federasyonu tarafından son 10 yıldan beri Türkiye şampiyonaları düzenliyoruz. Uluslararası yarışmalara sporcularımız katılıyor. Cimil bölgesi özellikle yapısından ötürü bu spora çok uygun. Dağ kayağı mekanik tesislerin olmadığı yerlerde yapılıyor. Özellikle bu şampiyonaya Rize Valiliğimizden destek var. 70 sporcumuz bugün start aldı. Sporcularımız 1 yıldır bu şampiyonaya hazırlanıyor. Buradaki yarışmanın ardından olimpik kadroları oluşturacağız. Buradaki sporcular milli kampa katılacaklar. Sporcularımız yurtdışında ülkemizi temsil edecek. Özellikle Uluslararası Dağ Kayağı federasyonu ISF üyesiyiz. Ülkemizde birçok kere dünya kupaları yaptık. Bugün Cimil bölgesi de 2024 yılı için akredite edilecek. Daha sonrasında uluslararası bir yarışmaya çevirme en önemli hedeflerimizden bir tanesi. Türkiye Dağcılık Federasyonu olarak amacımız bu bölgede uluslararası bir yarışma yapmak. Öncelikle 2024 daha sonrasında 2025’de geleneksel hale getirmek istiyoruz. Buradaki hedeflerimiz büyük. Çünkü bölge hak ediyor. Buraya dünyanın bir çok yerinden sporcular gelerek dağ kayağı yapması için imkan olacak” dedi.

Hakan Karagöz: “İkizdere Cimil’de muhteşem bir organizasyon oluyor”

Bu yıl yarışma 2. kez Cimil yaylasında yapıldığını belirten İkizdere Belediye Başkanı Hakan Karagöz de, “İlkini geçen sene yaptığımız ve Türkiye Dağcılık Federasyonu takvimine giren dağ kayağı şampiyonasının ikincisini yapıyoruz. İkizdere Cimil’de muhteşem bir organizasyon oluyor. Türkiye’nin birçok yerinde olduğu gibi burada da kar az. Hakemlerin verdiği karara uygun alan belirlenerek organizasyonu yaptık. Federasyonunda desteği ile Cimil’de Dünya Dağ Kayağı Şampiyonası’nı yapmak istiyoruz. Dağ kayağı okulu kurarak burada gençlerimizi yetiştirmek istiyoruz. Şampiyona için geçen yıl bu yıl buraya gelen sporcular arasında bir Karadenizli sporcu olmaması bizi bu yönde hedefler koymaya teşvik etti. Bizim gençlerimiz de bu spora çok yatkınlar. Bizim gençlerimizde bu sporu yapmaların için ön ayak olmak istiyoruz. Kış sporları içinde ilimizde yeni bir turizm ayağı oluşturmak için gayret gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

Kasım Baran Kaygısız: “Yarışma çok güzeldi”

U18 kategorisinde birinci olan Kasım Baran Kaygısız, İkizdere’yi çok beğendiğini ifade ederek, “Yarışmada birinci oldum. Yarışma çok güzeldi. Tırmanışta benden daha iyi çıkan arkadaşlarım vardı ama kayarken onlara yetişip geçmeyi başardım. Benim açımdan güzel bir yarıştı. Geçen sene U16’da üçüncü olmuştum. Bu sene birincilik nasip oldu. İkizdere’de çok güzel bir yer. Gördüğüm en güzel yerlerden biri” dedi.

class=’medyanet-inline-adv’>

haberler Gençler ve Büyükler Dağ Kayağı Türkiye Şampiyonası, Rize’de yapıldı

Read More

Haberler Son dakika! Erdoğan, Putin ile görüştü

Haberler Son dakika! Erdoğan, Putin ile görüştü

Haberler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Kremlin Sarayı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Devlet Başkanı Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşmede Rus gazının Avrupa’ya sevkiyatı için Türkiye’de kurulması düşünülen gaz merkezini ele aldıkları belirtilerek, “Rus doğal gazının arzı ve Türkiye’de bölgesel bir doğal gaz merkezinin kurulması da dahil enerji alanında işbirliği ele alındı” denildi.

class=’medyanet-inline-adv’>

Liderlerin Ukrayna’daki durumu da ele aldığı ifade edilen açıklamada, “Ukrayna çevresindeki duruma ilişkin görüş alışverişine devam edildi. Özellikle Türk tarafının inisiyatifiyle ve Ankara’daki son temaslar göz önüne alındığında, Rusya ve Ukrayna’nın insan hakları komiserleri başta yaralılar olmak üzere esirlerin değiş tokuş edilmesine değinildi. 22 Temmuz 2022 tarihli Ukrayna tahılının Karadeniz limanlarından ihracatına ilişkin İstanbul anlaşmasının paket uygulaması ve Rusya’dan gıda ve gübre tedarikindeki engeller ele alındı” denildi.

Açıklamada, Putin’in görüşmede ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan’a batılı ülkelerin Ukrayna’ya silah desteği sağlaması nedeniyle Kiev tarafının askeri saldırılarını arttırdığına işaret ettiği belirtildi.

class=’medyanet-inline-adv’>

Putin ve Erdoğan’ın görüşmede Suriye ile normalleşme adımlarını da değerlendirdiği ifade edilen açıklamada, “Ayrıca Ankara’nın, Türk, Rus ve Suriye temsilcilerinin katılımıyla istişarelere başlama girişimleriyle ilgili Türkiye ve Suriye ilişkilerinin normalleşmesi konuları ele alındı. Astana süreci çerçevesinde Rusya, Türkiye ve İran’ın ortak çalışmasının Suriye’de çözüme yönelik katkısına dikkat çekildi” denildi.

PUTİN’İN TEKLİFİNİ AÇIKLAMIŞTI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hafta sonu Muğla’da gençlerle bir araya geldiği buluşmada, Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili açıklamalarda bulunmuştu. Erdoğan, Rusya lideri Putin’in yaptığı teklifi ve tahıl koridoru ile ilgili son gelişmeleri şu sözlerle paylaşmıştı: Rusya – Ukrayna olayında Türkiye’nin konumunu gördünüz. Karadeniz tahıl koridorunda sorunu çözen Türkiye ama işimiz bitmedi. Herkes Rusya’ya saldırırken biz Rusya’ya saldırmadık. Tam aksine Sayın Putin’le olan ilişkilerimizi daha önce nasılsa yine aynı şekilde koruduk. Hatta, şöyle de güzel bir teklif yaptı, ‘Tahılı ücretsiz göndereyim’ dedi. Biz de ‘Senin ücretsiz göndereceğin tahılı biz de fabrikalarımızda una çevirir, senin de arzu ettiğin gibi fakir Afrika ülkelerine göndeririz’ dedik. Şimdi hedefimiz buğdayı una çevirip fakir Afrika ülkelerine göndermek. Çünkü yüzde 44 Avrupa’ya gitmiş bugüne kadar. Afrika’ya yüzde 14 gibi bir oranda gönderilmiş. Şimdi biz bunu dengeleyip o fakir fukara, garip gureba Afrika ülkelerine göndererek onların beklentilerine en güzel cevabı vermiş olacağız. Bütün bunlar bir taraftan yürürken diğer taraftan da Türkiye’de biz yatırımlarımızı aynı şekilde devam ettiriyoruz. Durmak yok, yola devam.

Read More

Haberler Erdoğan’dan 6’lı masaya ‘imza yetkisi’ eleştirisi: Böyle memleket mi idare edilir?

Haberler Erdoğan’dan 6’lı masaya ‘imza yetkisi’ eleştirisi: Böyle memleket mi idare edilir?

Haberler

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle;  Geçen hafta 10 bine yakın üniversiteli gençle bir araya gelmiştik. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin. Biz gençlerimize güveniyoruz, sizlerin ışıldayan gözlerinizde Türkiye’nin aydınlık yarınlarını görüyoruz. Bizim size verdiğimiz ad ne ‘Z’ ne ‘Y’… Teknofest gençliği. Özellikle küresel siyasette sizlerden çok farklı konumlar bekliyoruz. Kendinize inanın, güvenin. Çünkü bu yüzyıl Türkiye’nin yüzyılı olacak.

class=’medyanet-inline-adv’>

Rusya – Ukrayna olayında Türkiye’nin konumunu gördünüz. Karadeniz tahıl koridorunda sorunu çözen Türkiye ama işimiz bitmedi. Herkes Rusya’ya saldırırken biz Rusya’ya saldırmadık. Tam aksine Sayın Putin’le olan ilişkilerimizi daha önce nasılsa yine aynı şekilde koruduk. Hatta, şöyle de güzel bir teklif yaptı, ‘Tahılı ücretsiz göndereyim’ dedi. Biz de ‘Senin ücretsiz göndereceğin tahılı biz de fabrikalarımızda una çevirir, senin de arzu ettiğin gibi fakir Afrika ülkelerine göndeririz’ dedik. Şimdi hedefimiz buğdayı una çevirip fakir Afrika ülkelerine göndermek. Çünkü yüzde 44 Avrupa’ya gitmiş bugüne kadar. Afrika’ya yüzde 14 gibi bir oranda gönderilmiş. Şimdi biz bunu dengeleyip o fakir fukara, garip gureba Afrika ülkelerine göndererek onların beklentilerine en güzel cevabı vermiş olacağız. Bütün bunlar bir taraftan yürürken diğer taraftan da Türkiye’de biz yatırımlarımızı aynı şekilde devam ettiriyoruz. Durmak yok, yola devam.

class=’medyanet-inline-adv’>

RAMİ KIŞLASI

İşte cuma günü tarihi bir adım attık. Rami Kışlası’nı İstanbulumuzun bir numaralı kütüphanesi haline getirerek bunun açılış gururunu yaşadık. Ve burada öğrencilerimiz çorbasını içecek, çayını, kahvesini… 24 saat full mesai, ücret yok. Gençlerimiz 24 saat icabında gelecek orada dersini çalışacak. Oralar mezbelelikti, rezaletti. Çünkü orada ben çalıştım. Gıda toptancıları sitesiydi. Aynı zamanda top sahası vardı. Orada futbol da oynadım. Bütün bunlarla beraber orayı çok iyi biliriz. Geçmişteki bütün o video kayıtlarını filan görmek, göstermek suretiyle nereden nereye. Mesele bu. Eğer ülkemizi ayağa kaldıracaksak, ülkemize güzellikler kazandıracaksak ne yaptın, bunu ortaya ispatlaman lazım. İşte biz bunu ispatlayarak geleceğe yürüyoruz. Lafla bu işler olmuyor. Onun için Rami Kışlası, o bölgede yaşayanların ki Süleyman kardeşim de o bölgede yaşamış bir insan olarak oradaki okullarda okumuş bir insan olarak. Orada, Anadolu lisesinden 40-50 genç yanımıza geldiler. Onlarla biraz hasbihal ettik. ‘Başkanım 5 dakikada biz okulumuzdan buraya geliyoruz’ diyorlar. Böyle bir çekim alanının oluşmuş olması, Rami Kışlası’nın böyle bir duruma gelmiş olması bir İstanbullu olarak, doğup, büyüdüğüm o bölgede böyle bir kütüphaneye kavuşmuş olmak bizim için bir iftihar vesilesi.

class=’medyanet-inline-adv’>

haberler Erdoğandan 6lı masaya imza yetkisi eleştirisi: Böyle memleket mi idare edilir

TERÖR ÖRGÜTLERİ AYAĞIMIZA BAĞ OLUYORDU, BAŞLARINI EZDİK

Bu yıl Cumhuriyetimizin 100. yılı. Dolayısıyla bu 100. yaşını da farklı bir şekilde kutlamak üzere adımlarımızı atıyoruz. İşte bu eserler, 100. yılımızı kutlamanın birer adıdır, markadır. Bir takvim değişikliğinin ötesinde anlamlara sahip 2023’ü, her bakımdan en iyi şekilde değerlendirmenin gayreti içindeyiz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz, işte bu irade ve gayretin vücut bulmuş halini temsil ediyor. Son 20 yılda hayata geçirdiğimiz demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla adeta ilmek ilmek dokuyarak, ülkemizi böyle bir dönüm noktasının eşiğine getirdik. Altyapı eksiklerimiz vardı, büyük oranda bunları giderdik. Türkiye artık o geçmişteki altyapı sıkıntılarını yaşamıyor. Demokraside sorunlarımız vardı, çözdük. Milli irade önünde engeller vardı, kaldırdık. Güvenlikte sıkıntılarımız vardı, hallettik. Diyarbakır’ın, Van’ın, Hakkari’nin halini düşünün. Ne hale getirmişlerdi çukurlarla o illerimizi. Bunları büyük oranda çözdük, hallettik. Artık gece Diyarbakır’da benim vatandaşım sokağa çıkabiliyor, restoranlarda, kafeteryalarda buluşabiliyor. Bu hale geldik. Terör örgütleri ayağımıza bağ oluyordu, başlarını ezdik.

class=’medyanet-inline-adv’>

Ekonomik göstergelerin tamamında ülkemizi 20 yılın öncesinin tablosuyla kıyas bile edilmeyecek seviyelere getirdik. Elbette bu meşakkatli süreçte zorlandığımız vakitler oldu. Kimi zaman ter döktük, kimi zaman ihanete uğradık, kimi zaman saldırılara maruz kaldık. Kendimiz bedel ödesek de hamdolsun ne gençlerimizin ne de milletimizin hiçbir ferdinin ayağına taş değmesine asla müsaade etmedik. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif’in şu tavsiyesini hiçbir zaman aklımızdan çıkarmadık, ‘Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete ram ol, yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol’. Evet biz de sa’ye sarıldık, yani çalıştık, hikmete ram olduk, kaderin üzerindeki kadere ittiba ettik. Sizlerin şu kardeşliğine, sevdasına, salonlara sığmayan heyecanına baktıkça verdiğimiz mücadelenin boşa gitmediğini gördük. Şimdi de yeni bir hamleyle hep birlikte ülkemizi küresel ligin en üst sıralarına çıkarmanın hazırlıklarını yapıyoruz. Bunun için önümüzdeki en önemli sınav 2023 seçimleridir. Sizler bu seçimlerin en önemli aktörlerisiniz. Türkiye yabancı medya organlarının ifadesiyle tarihinin en kritik seçimlerinden birini yapacak. Millet olarak bu seçimlerde sadece adaylar arasında bir tercihte bulunmayacağız, vereceğimiz oyla aynı zamanda eski Türkiye ile yeni Türkiye arasında çok önemli bir tercih yapacağız. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla ya güzel, mutlu ve müreffeh yarınlara yelken açacağız ya da krizin, kavganın, belirsizliğin, siyasi istikrarsızlığın eksik olmadığı eski Türkiye iklimine tekrar döneceğiz.

class=’medyanet-inline-adv’>

haberler Erdoğandan 6lı masaya imza yetkisi eleştirisi: Böyle memleket mi idare edilir

BU ÜLKE NASIL YÖNETİLİR HABERLERİ YOK

Ne diyorlar? Hepsi başbakan yardımcısı olacakmış, birer tane de bakanlık alacaklarmış. Ya böyle memleket mi idare edilir? Bu cehalet. Bu ülke nasıl yönetilir haberleri yok. İşte biz 20 yıl bu ülkeyi yönettik. Ve nereden aldık, nereye getirdik, her şey ortada. Şu anda daha ortada bir şey yok. Kavga gürültü aldı başını gidiyor. Bunların anayasadan da haberleri yok. Bir defa anayasayı nasıl değiştireceksin? Ondan da haberleri yok. Ne diyor? ‘Hemen seçime gideriz’ diyor. Allah Allah. Seçime gitmenin de şartları var. Daha seçim mi kazandın, cumhurbaşkanını mı seçtin? Neye göre şu anda kalkıyorsun da seçime gidiyorsun. Onca toplantı yaptılar, ortaya vizyon, proje namına hiçbir şey koyamadılar. Ajans mahsulü üçüncü sınıf sokak tiyatroları dışında gençlerimizin dikkatini çekecek hiçbir adım atamadılar. Ama bu arada, yurt dışından çok çok önemli adamları, işte George’lar, filan, falan onlar geliyor. Yok bilmem işte Merkel’in danışmanıymış, yok şunun danışmanıymış. Bu millete yerli ve milli yöneticiler lazım. Cumhurbaşkanı adayı olarak iradesi olmayan, kendi başına karar alamayan, talimatla hareket edecek güdümlü bir figür tarifi yapıyorlar. 

haberler Erdoğandan 6lı masaya imza yetkisi eleştirisi: Böyle memleket mi idare edilir

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Muğla’da Bilgisayar Programlama son sınıf öğrencisi Gülşen Taşoğlu, 21 yıl önce Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çekilmiş fotoğrafı ile sürpriz yaptı. Gülşen Taşoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanım benim sizinle güzel bir anım var onu paylaşmak istiyorum. Ben 7-8 yaşlarında iken sizinle bir fotoğrafımız var” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘”Nerede oldu bu” sorusuna Taşoüğlu, “İzmir Evka-4 Spor Kompleksi açılışı” cevabı üzerine, “Gülşen senin bu çocukluğun ile şu anki halin birbirine hiç benzemiyor” dedi. O gün tek isteğinin fotoğraf çektirmek ve annesine yazdırdığı mektubu vermek olduğunu belirten Gülşen Taşaoğlu, “Ben bir gün öncesinden anneme bir mektup yazdırmıştım. Size verebilmek için. O gün hem fotoğraf çektirip, hem de mektubu size ulatırdım ben. Mektubun içeriğinde de sizden bir tane bilgisayar rica etmiştim. Aradan bir hafta geçtikten sonra o bilgisayar geldi. Bilgisayar Programlama son sınıf öğrencisiyim. O bilgisayar hala duruyor ve klavyesini her şeyini saklıyorum” dedi.

BUNLAR HİÇBİR KÖRFEZİ TEMİZLEYEMEZLER

Bunlar hiçbir körfezi temizleyemezler. Çünkü ben belediye başkan adayı olduğum zaman Cumhuriyet Halk Partisi’ni şöyle tanımlamıştım, ‘çöp, çukur, çamur’. Çünkü öyle bir İstanbul teslim almıştım. İstanbul’da çöp dağları vardı, çukurlar vardı, çamurlar vardı. Bütün bunlarla beraber meşhur Ümraniye çöp patlaması olayı vardı, kırk civarında insanımız orada ölmüştü. Haliç’i aldığım zaman Haliç tamamen kokuyordu. O semtte, o civarda doğdum, büyüdüm, yaşadım ve biz orada kokudan geçemezdik ama geldik hemen Haliç’i temizledik. 650 dönüm, millet bahçesi gibi bir yer kazandık. Şu anda orada Vialand var, onu yaptık. Haliç’i temizledik, Haliç’te şimdi balık tutuyorlar. Fakat Haliç yine zaman zaman kokmaya başladı. Çünkü dedim ya çöp, çukur, çamur, bunlarda bu var. Haliç daim temiz olsun diye İstanbul Boğazı’ndan Haliç’e tüneller açtık ki oradan gelen suyla Haliç daima temiz bir su imkanına kavuşsun dedik, bunu da başardık ama şimdiki Beyefendinin böyle bir derdi yok. Haliç her an tehdit altında. İzmir Körfezi’nde de şu anda sıkıntı söz konusu. Şu anda bütün bu sıkıntılı yerlerle ilgili çalışmalarımızı yapıyoruz, yürütüyoruz ve aynı şekilde bunları yapmaya yine devam edeceğiz. Çünkü benim milletim ah diyorum, şu CHP’yi bir anlasa da buna 2023’te öyle bir ders versin ki bu gençlik, bir daha bunlar belini doğrultamasın.

Tabii belli oranlar, belli sayılar parlamento içinde sizi özellikle yasal düzenlemelerden öte, fırsat olsa anayasal düzenlemeyi getirmesi bakımından çok önemli. Mesela 400 rakamını yakalamak ciddi manada ne yapar? Parlamentonun gücünü çok artırır ve anayasal düzenleme, değişiklik gerektiği zaman da siz o gücünüzle anayasal değişikliği de yaparsınız. Mesela bizim şu anda yasal düzenlemeler noktasında sıkıntımız yok. Cumhur İttifakı olarak yasal düzenlemeleri yapabiliyoruz. Herhangi bir sıkıntı yok. Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile ilgili zaman zaman bazı sıkıntıları farklı kurumlar sebebiyle yaşıyoruz. Yani her şey parlamentoda bitmiyor. Parlamentonun dışında da bazı kurumlar sebebiyle takılmalar olabiliyor. Ama bütün bunlara rağmen biz yolumuza kararlı bir şekilde yürüyoruz, yürüyeceğiz. İşte bu seçim o bakımdan çok çok önemli. Ben gençliğe bu bakımdan çok güveniyorum. Gençlik eğer bu sandıkları inşallah şöyle patlatacak olursa, hele hele bize bir de anayasal noktada bir değişim gücü verecek olursa o zaman bizim ülkemizi yönetme noktasındaki gücümüz çok daha farklı olacaktır. Ben şu anda gençliğin bize olan ilgi alakasında bunu görüyorum, meydanlarda bunu görüyorum. İşte bugün Muğla’yı gördük, Fethiye’yi gördük. Şu anda siz gençlerle bu arada birlikteyiz. Gittiğimiz her yerde hamdolsun milletin ilgi alakası, Volkswagen Arena’daki o toplantı, o da çok çok güzeldi. Bundan sonraki yapacağımız toplantılarda önümüzde Denizli filan var, orada bunları yapacağız.

haberler Erdoğandan 6lı masaya imza yetkisi eleştirisi: Böyle memleket mi idare edilir

BAŞÖRTÜSÜNE ANAYASAL GÜVENCE

Maalesef bunlar akşam başka, sabah başka. Bunlarda yalan leblebi çekirdek gibi. Dürüstlük diye bir şey yok. Bunlar zaten yasal düzenlemeyi teklif ettikleri zaman böyle bir şeye zaten ihtiyaç yok ki. Bu teklifi yaptığın zaman benim ülkemde başörtülü olarak vali, asker, subay var mı? Var. Yargıda var mı? Var. Nereden çıktı bu iş? Dert başka. Ne yapacak? İstismar. Bunun adı siyasi istismar. Yanına da birkaç tane başörtülü bayanı alıyor. Bak diyor biz bu konularda samimiyiz. Dürüst ol dürüst. Hiçbir zaman siz samimi olmadınız, dürüst olmadınız. Bizim başörtülü kızlarımızı senin genel başkan yardımcın ikna odalarında başlarını açtırtmak suretiyle onlara zulmetti. Niye yalan söylüyorsun? Dürüst ol. Biz dedik ki eşeği sağlam kazığa bağlayalım. Gel o zaman dürüstsen, samimiysen Anayasa değişikliği yapalım ki ikide bir önümüze çıkarma, bak hemen, randevu bile vermediler. Size bu ziyareti yaparak konuşalım. Beğenirsiniz beğenmezsiniz biz size bir Anayasa değişiklik metni teklif edeceğiz. Beğenirseniz eyvallah. Beğenmezseniz olması gereken neyse siz bize teklif edin. Ona göre de bu Anayasa değişikliğini yapalım. Ama ne yaptılar? Arkadaşlarımıza randevuyu vermediler. Arkadaşlarımız da mecburen sadece Cumhur İttifakı olarak bir araya geldiler, konuştular. Biz şimdi bu haliyle Meclise bu işi götüreceğiz. Mecliste de komisyonlarda çalışmalarımızı yapacağız. Hiç olmazsa alınacak neticeyi kim görsün? Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, millet görsün.

HDP’NİN ADAY AÇIKLAMASI

Zaten bunlar komplo içinde komplo. Bunlara hiç kafayı takma. Az önce söyledim ya yalan üstüne yalan. Şimdi hepsi bu konuda birbirinden çok daha maharetli, yalanda yarışıyorlar. Ama biz dürüstlükte yarışıyoruz. Farkımız bu. Onların kim hangisi aday çıkaracak, çıkarmayacak bunlara hiç kafayı takmayın. Biz işimize bakalım. Cumhur İttifakı olarak biz ne yapacağız? Biz ona bakalım. Cumhur İttifakı olarak Cumhuriyet’in 100. kuruluş yıl dönümünde bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

haberler Erdoğandan 6lı masaya imza yetkisi eleştirisi: Böyle memleket mi idare edilir

İSVEÇ’TE PKK REZALETİ

İsveç ve Finlandiya NATO’ya girme noktasında bizden ricada bulundular. Başta Stoltenberg iyi bir dostumuz, iyi bir insan. Biz de peki dedik, kendileriyle bir araya geldik, konuştuk, ettik ve orada bazı sözleşmeler de imzalandı. Ama biz kendilerine bir şey söyledik. Bak dedik, yani bize eğer sizdeki teröristleri teslim etmeyecek olursanız biz bunu zaten Meclis’ten geçiremeyiz. Meclis’ten bunun geçmesi için her şeyden önce 100’ü aşkın 130 civarında, listeleri de verip, bu teröristleri bize vermeniz lazım. Bunlar maalesef bunu yapamadılar. Sonra başbakanları fena bir insan değil bize bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyarette de biz kendisine basın toplantısı yaparken sizde Bülent Keneş diye birisi var FETÖ’cü, bu Bülent Keneş’i bize deport edin, verin dedik. İlginçtir onların yargısı Bülent Keneş’in bize deport edilmesini reddetti. Bunların caddelerinde sık sık zaten PKK’nın gösterilerini izliyoruz ve kendilerini de uyarıyoruz. Ama bütün bu uyarılara rağmen ne yazık ki PKK’nın PYD’nin bu gösterilerde durdurulması filan falan diye bir şey söz konusu olmadı. Şu anda Meclis başkanlarının bize bir ziyareti söz konusuydu. Meclis Başkanımız da bu ziyareti reddetti. Çünkü bunlar hala Türkiye’yi eski Türkiye zannediyorlar. Şu an itibarıyla da bu ziyaret gerçekleşmeyeceği gibi onların İsveç’te bu duruma karşı eğer bir el koymazlarsa İsveç ile münasebetlerimizi çok daha gerebilir. Tabii bu sadece İsveç’te değil sadece Finlandiya’da değil. Sanki Almanya’da yok mu, Fransa’da yok mu! Türkiye olarak bunlara karşı tavrımızı buna göre belirleyeceğiz. Attıkları bütün adımlar, Türkiye’de bunlar istediklerini gerçekleştiremedikleri için güya dışarıdan bizi kuşatacaklar. Ya böyle bir şeyi yapamazsınız. Türkiye’de şu anda onuru, gururu dört dörtlük sağlam olan bir iktidar var. Onun için de bundan sonraki süreçte de Allah’ın izniyle terörle mücadelede Türkiye’yi dışarıdan kuşatamazlar. Bunlara da bunun bedelini bire yüz, bire bin ödetiyoruz, ödeteceğiz. 

Read More