Haberler SON DAKİKA || Müzisyen Onur Şener’in ölümünde yeni gelişme! ‘İstek şarkı’ tartışmasında dehşet dakikaları

Haberler SON DAKİKA || Müzisyen Onur Şener’in ölümünde yeni gelişme! ‘İstek şarkı’ tartışmasında dehşet dakikaları

Haberler

Ankara’nın Çankaya ilçesinde, eğlence mekanında sahne alan Onur Şener’in (45), karaoke yapmadan şarkı söylemesini isteyen grubun talebini yerini getirmediği için öldürüldüğü iddia edilen, Ali G. Semih S. ve İlker K. ‘kasten öldürme’ suçundan çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza mahkemesi tarafından tutuklandı. Diğer 2 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Olay, önceki gün gece saatlerinde Mutlukent Mahallesi 1946 Sokak’taki eğlence mekanında meydana geldi. Bakanlıkta iş müfettişi İlker K. (35); meslektaşı Ali G. (36), savunma sanayi alanında elektrik mühendisi Semih S. (36), kadın arkadaşları J.E. (36) ve G.G. (36) ile eğlenirken, sahne alan Onur Şener’den şarkıyı karaoke yapmadan söylemesini istedi. Onur Şener’in İlker K.’ye “İşime karışma” demesi üzerine aralarında tartışma çıktı. Tartışma, büyüyerek dışarı taşındı. Kavgaya dönüşen olayda Onur Şener, polis raporuna göre, boyun kısmından cam bardak kesisi ile yaralandı. Şener, çağrılan sağlık görevlilerince ambulansla hastaneye kaldırıldı. 1 çocuk babası Şener, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

haberler Müzisyen Onur Şenerin ölümünde yeni gelişme İstek şarkı dehşetinde ilk ifadeler ortaya çıktı

3 KİŞİ TUTUKLANDI

Polis, cinayetle ilgili soruşturma başlattı. İlker K., Ali G., Semih S. ile mekanda birlikte eğlendikleri J.E. ve G.G., gözaltına alındı. Şüphelilerden müfettişler İlker K. ile Ali G. ve mühendis Semih S., çıkarıldığı hakimlikçe ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklandı; olay sırasında yanlarında bulunan J.E. ve G.G. adlı kadınlar da adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

‘BİRA BARDAĞINI FIRLATTIM’

Ankara’da, şarkıcı Onur Şener’in boğazının cam bardakla kesilerek öldürülmesiyle ilgili tutuklanan İlker Karakaş, Ali Gündüz ve Semih Soyalp’in ifadeleri ortaya çıktı. İlker Karakaş, “Onur Şener üzerime gelirken, ‘Bize doğru gelme’ diye seslendim sonra ben bira bardağını fırlattım ama denk gelip gelmediğini hatırlamıyorum. Ancak benim elimde bira bardağının sapı kalmadı. Birlikte yere yuvarlanınca bir kere yumruk salladım ancak denk geldi mi, bilmiyorum. O sırada bir kadın, bana saldırıyordu, ona vurmak istemediğim için tutmaya çalıştım. Aramızdaki arbede çok uzun sürdü. Benim arkam dönük olduğu için arkadaşlarımın ne yaşadığını bilmiyorum. Duyduğum kadarıyla onlar da boğuşma yaşamışlar” dedi.

‘BARDAK İLE ONUR’UN KAFASINA VURDU’

Semih Soyalp ise İlker Karakaş ile Onur Şener’i ayırmaya çalıştığını belirterek, “Ben Onur’a vurmadım, sadece ayırmaya çalıştım. Elimin kesildiğini çok sonradan anladım. Onur beni itince yolun ortasına doğru düştüm. Orada mı elim kesildi, bilmiyorum. İlker elindeki bira bardağı ile sert bir şekilde Onur’un kafasına vurdu. Onur sersemleyince İlker’in üzerine atladı, yere düşünce İlker bir kaç tane yumruk attı. O sırada Ali yerde yatıyordu. Ben suçsuzum” diye konuştu.

Ali Gündüz de Onur Şener’in kendilerine saldırdığını ileri sürerek, “Solist Onur gelirken arbede oldu. Bize saldırmaya geliyordu hatta bize saldırdı. O sırada itiş kakış oldu. Ben kaldırımdan yere düştüm sonra da yerden kalkamadım. İlker elindeki bira bardağını Onur’un kafasına vurdu. Onur’u darbetmedim, suçsuzum” dedi.

‘İLKER, VURDUĞUNU KENDİSİ SÖYLEDİ’

Adli kontrolle serbest bırakılan Jale E. ise “Benim kimseye bir temasım olmadı, uzakta durdum, üzerinde kan lekesi olmayan tek kişiyim. Tam mekandan çıkacakken tanımadığımız bir kişi, ‘Olayı anlatır mısınız’ diye arkadaşlara soru sordu. İlker tek başına konuşmaya başladı. Tekrardan yanıma geldiğinde ‘Siz haklısınız’ dediler. Bu sırada mekandaki herkes dışarı çıktı. Onur sinirli bir şekilde bize doğru gelmeye başladı. Gözde’nin omuzlarından tutarak itti ve ‘Sen buradan git varoş’ tarzında bir şey söyledi. Onur ve İlker’i darbetmeye başladı sonrasında arbede oldu. Aramızda 5-6 metre vardı. Ben İlker’in bira bardağıyla vurduğunu görmedim, İlker kendisi söyledi” diye konuştu.

Adli kontrolle serbest bırakılan Gözde G. de suçsuz olduğunu savundu.

“10 SENEDİR TANIYORUM”

Onur Şener’in 10 yıllık arkadaşı Önder Çimenoğlu, normalde mekanın saat 01.00’de kapandığını belirterek, “Onur, bu saatten sonra çocukluk arkadaşlarıyla doğum günü kutluyormuş içeride. 3-4 müşteri de dışarıdan katılıyor, mekan sahibi de ses etmiyor fakat bir şarkı isteğinde bulunuyorlar. O ara, ‘Ben bilmiyorum ya da çalamıyorum’ gibi bir ifade kullanıyor, onlar da sinirleniyor. Çalışan arkadaşlar dışarı çıkarıyorlar, tartışıyorlar. Zaten sokakta da kimse yok. Onur kardeşimin boğazını kesiyorlar ve vefat ediyor. 10 senedir tanıyorum, çok iyi bir arkadaşımızdır” dedi.

haberler Müzisyen Onur Şenerin ölümünde yeni gelişme İstek şarkı dehşetinde ilk ifadeler ortaya çıktı

“ŞAH DAMARI KESİLMİŞ”

Olay anını anlatan Şener’in arkadaşı Batuhan Eskicioğlu, “O gece buraya yemek yemeye gelmiştik. Tam da olayın başlangıç anlarıydı. Önce dışarıya bir grup çıktı. Sonra da tartışmalar yaşanmaya başladı. Cam kırılma sesi duyduk. Onur yere düştü o an. Kanı durdurmaya çalıştılar. Şah damarı kesilmiş. Polis geldi, birkaç kişiyi gözaltına altına aldılar. Durumu ağırdı, kanlar içerisindeydi. Kafasında cam kırıkları vardı ve kan akıyordu sürekli. Müdahale ettiler ama o saatten sonra yapacak bir şey yok. İyi bir insandı. Sohbetimiz vardı sürekli. Kimseyle bir sıkıntı yoktu. Müzikle uğraşan bir adamdı. Kavganın istek şarkının çalınmamasından ötürü çıktığını sanmıyorum. Başka bir meseleden ötürü kavgayı çıkarmış olabilirler. Arkadaşları ve ailesi geldi. Feryat ettiler. Polis geldikten sonra ortam biraz yatıştı” ifadelerini kullandı.

haberler Müzisyen Onur Şenerin ölümünde yeni gelişme İstek şarkı dehşetinde ilk ifadeler ortaya çıktı

“ÇOK BEYEFENDİ BİRİSİYDİ”

Olayın diğer tanıklarından Zekiye Altan, “Onur çok zarif ve beyefendi birisiydi. Medeniyet seviyesi yüksekti. Kendisini tanırdım. Mahallemizde müzisyendi. Hep beraber dinlemeye gelirdik. Kendisinden bir şarkı istenmiş, bilmediğini ifade etmiş o da. Onlar da program bitişinde Onur’u beklemişler. Tahrik edici konuşmuşlar. Şişeyi kırıp Onur’un şah damarına saplamışlar. Biz kendisini tanırdık, centilmen ve zarif birisiydi. Kötü tarzda bir evlat değildi. Husumeti yoktu kimseyle” şeklinde konuştu.

haberler Müzisyen Onur Şenerin ölümünde yeni gelişme İstek şarkı dehşetinde ilk ifadeler ortaya çıktı

SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI

Öte yandan sanat dünyasından birçok ünlü isim de Onur Şener’in ailesiyle birlikte çekilen fotoğraf ve videolarını sosyal medya hesaplarından paylaşarak, tepki gösterdi. Şener’in ailesine taziyede bulunan sanatçılar, şüphelilerin cezalandırılmasını istedi. Onur Şener, ikindi vakti kılınacak cenaze namazının ardından Ankara’da toprağa verilecek.

SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

Onur Şener için Altındağ ilçesindeki İsmet Oğultürk Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Törene, Şener’in ailesi ve yakınlarının yanı sıra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile çok sayıda vatandaş katıldı. Şener’in cenazesi, kılınan cenaze namazının ardından Cebeci Asri Mezarlığı’nda gözyaşları arasında toprağa verildi.

Onur Şener’in acılı annesi Leyla Pınar Şener, oğlunun herkese iyiliğinin dokunduğunu belirterek, “Bütün arkadaşlarına her yerde yardımcı olan, bütün iyiliklere koşan, hayvan sevgsiyle dolu, insan sevgisiyle dolu bir oğlum vardı. Aslan yürekli cesur oğlumun herkese bir iyiliği dokunmuştur. Çaldılar oğlumu benden, erkenden çaldılar” dedi.

Baba Erhan Şener ise “Haketmiyordu, böyle bir şeyi haketmiyordu, böyle bir ölümü haketmiyordu. Yapanları Allah kahretsin; ama peşini bırakmayacağım. Ne gerekirse o yapılacak. Böyle bir şey bir daha olmasın. Yeter artık, bu son olsun” ifadelerini kullandı.

Şener ailesinin Avukatı Meltem Banko, melek gibi bir insanı kaybettiklerini belirterek, “En güvenli dediğimiz bölgede böyle bir cinayet yaşandı. Gece mekanlarının ne kadar güvenilir olmadığını, ne kadar güvenlik açıklarının olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Onur Şener cinayeti normal bir cinayet değildir. Bu süreç kamuoyu tarafından takip edilmeli. Katillerin en yüksek cezayı almaları için uğraşacağız. Acımız çok büyük ve kelimeler kifayetsiz. 3-5 kişinin şımarıklığı yüzünden biz bugün arkadaşımızı defnediyoruz” dedi.

Read More

Haberler Ömer Çelik duyurdu: Grup konuşması bu tarihi mücadelenin yeni bir aşaması olacak

Haberler Ömer Çelik duyurdu: Grup konuşması bu tarihi mücadelenin yeni bir aşaması olacak

Haberler

Çelik sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, AK Parti’nin hak ve özgürlükler mücadelesinin öncü siyasi hareketi olduğunu belirtti. “Mücadele ettik, bedel ödedik, geri adım atmadık.” ifadesini kullanan Çelik, yarın Meclis’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapacağı grup konuşmasına dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Çarşamba günü Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımızın yapacağı grup konuşması bu tarihi mücadelenin yeni bir aşaması olacaktır. Çarşamba günü herkesi ekran başına bekliyoruz. Cumhurbaşkanımızın açıklamaları, hak ve özgürlükler mücadelemizin tarihine atılmış çok güçlü bir imza olacaktır.”

haberler AK Partiden çarşamba çağrısı: Tarihi mücadelenin yeni aşaması

haberler AK Partiden çarşamba çağrısı: Tarihi mücadelenin yeni aşaması

BAKAN YANIK: O KARANLIK GÜNLER AK PARTİ DÖNEMİNDE SON BULDU

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık ise “Sayın Kılıçdaroğlu yine ülke gündemini geriden takip etmeye devam ediyorsunuz. Kadınların kılık ve kıyafetlerinden ötürü ayrımcılığa maruz kaldığı ve sizlerin de o dönem alkış tuttuğunuz o karanlık günler hamdolsun ki AK Parti iktidarları döneminde son buldu.” dedi.

Read More

Haberler Gigi Hadid ve Leonardo DiCaprio aynı otelde görüntülendi!

Haberler Gigi Hadid ve Leonardo DiCaprio aynı otelde görüntülendi!

Haberler

Beş yıldır aşk yaşadığı Camila Morrone ile güzel modelden 22 yaş büyük olan ABD’li aktör Leonardo DiCaprio’nun, geçtiğimiz haftalarda yollarını ayırdıkları ortaya çıkmıştı. Ünlü isme yakın kişiler, Leo ve Camila’nın son zamanlarda birbirlerinden uzaklaştığını ve ikilinin kötü bir şekilde ayrılmadığını söylemişti.

Bu ayrılık, Hollywood yıldızının 25 yaşın üzerindeki bir kadınla asla halka açık bir şekilde ilişki yaşamadığı söylentilerini de güçlendirmiş olmuştu. Ayrılığın ardından sosyal medya kullanıcılarının Oscar ödüllü oyuncunun 25 yaşın üzerindeki kadınlarla aşk yaşamadığını savunmalarına rağmen, Leonardo DiCaprio’nun 27 yaşındaki süper model Gigi Hadid ile romantik bir bağ kurduğu iddia edilmişti.

haberler Gigi Hadid ve Leonardo DiCaprio aynı otelde görüntülendi

InTouch ise, geçen hafta DiCaprio ve Hadid’in yazın birkaç kez görüştüğünü, ancak ciddi bir ilişkileri olmadığını bildirmişti. Dergiye konuşan kaynaklardan biri, “Gigi ve Leonardo birkaç yıl önce tanıştılar ve birbirlerine ilgi duyuyorlar. Gigi tam onun tipi; muhteşem ve seksi” diye konuşmuştu. Ancak diğer kaynak ise ikilinin sadece arkadaş olduğunu söylemişti. Süper model Gigi Hadid ile romantik bir bağ kurduğu iddia edilmişti.

“TAM ONUN TİPİ”

InTouch ise, geçen hafta DiCaprio ve Hadid’in yazın birkaç kez görüştüğünü, ancak ciddi bir ilişkileri olmadığını bildirmişti. Dergiye konuşan kaynaklardan biri, “Gigi ve Leonardo birkaç yıl önce tanıştılar ve birbirlerine ilgi duyuyorlar. Gigi tam onun tipi; muhteşem ve seksi” diye konuşmuştu. Ancak diğer kaynak ise ikilinin sadece arkadaş olduğunu söylemişti.

“VAKİT GEÇİRİYORLAR”

Ünlü isimlere yakın kaynaklar ise People’a konuşarak; aktör ve genç süper modelin New York’ta ‘birbirlerini tanımak’ için vakit geçirdiklerini aktarmıştı.

Kaynaklardan biri, DiCaprio ve Hadid’in henüz ‘aşk yaşamadıklarına’ dikkat çekerken, bir diğeri ise Hollywood yıldızının bir çocuk annesi modelin ‘peşinde olduğunu’ söyleyerek; şu ifadeleri kullanmıştı:

Ayrılığın üzerinden sadece birkaç hafta geçti, Leo o zamandan beri arkadaşları ve ailesiyle takılıyor. Gigi ile de arkadaş gruplarıyla birlikte görüştüler.

haberler Gigi Hadid ve Leonardo DiCaprio aynı otelde görüntülendi

BİRLİKTE GÖRÜNTÜLENDİLER

DiCaprio ve Hadid, bu söylentilerin ardından New York’ta bir partide yakınlaşırken görüntülenmişti. İkili, gürültülü partinin ortasında sohbet etmeye çalışırken birbirlerine doğru eğilmiş bir şekilde fotoğraflanmıştı.

Bu, Hollywood yıldızının 25 yaşından büyük olan bir kadınla aşk yaşadığı ilk sefer gibi görünüyor. Ayrıca adının birlikte anıldığı kadınlar arasında çocuğu olan tek kişi de Gigi Hadid.

AYNI OTELE GİTTİLER

Tüm bunların ardından Leonardo DiCaprio ve Gigi Hadid, kaynakların aşk yaşadıklarını söylemelerinden sonra geçtiğimiz günlerde Paris’te yer alan bir otelde ayrı ayrı görüntülendi.

TMZ’nin haberine göre; Paris Moda Haftası’nda geçen uzun bir günden sonra otele giriş yapan Hadid’den kısa süre sonra, Hollywood yıldızı da aynı otele geldi. Yaklaşık üç saat sonra ise DiCaprio’nun lüks otelden gece 1 civarında ayrıldığı görüldü. Gigi de dakikalar sonra otelden çıktı.

haberler Gigi Hadid ve Leonardo DiCaprio aynı otelde görüntülendi

GECEYİ ARKADAŞLARIYLA GEÇİRDİ

Hadid’in nereye gittiği belli değilken; Oscar ödüllü oyuncu, oteline dönmeden önce gecenin geri kalanını arkadaşlarıyla birkaç gece kulübüne giderek geçirdi.

Her ne kadar çift ‘yavaş ilerliyor’ olsa da, DiCaprio; şu an yurtdışında çalışan Hadid’e birlikte ilk seyahatlerini gerçekleştirmek için katılmış gibi görünüyor.

Read More

Haberler Yaşasaydı Jeff Bezos’u bile tahtından edecekti! Yeryüzünün gelmiş geçmiş en zengin insanı

Haberler Yaşasaydı Jeff Bezos’u bile tahtından edecekti! Yeryüzünün gelmiş geçmiş en zengin insanı

Haberler

Derleyen: Fazilet Şenol / Milliyet.com.tr – Afrika Mali’de hüküm süren Kral Mansa Musa yaşasaydı en iyi tahminlere göre günümüzdeki karşılığının yaklaşık 2 trilyon dolar olduğu belirtilen servetle dünyanın en zengin insanları listesine adını yazdırabilirdi! Öyle ki bu listede yer alan ABD’li milyarder Jeff Bezos’un servetinin 200 milyar dolara yaklaştığı düşünülürse, Mansa Musa böyle bir zenginliğe üstelik 14’üncü yüzyılda nasıl ulaşmıştı? İşte akıllara durgunluk veren zengin kralın başarı dolu imparatorluk hikâyesi.

haberler Yaşasaydı Jeff Bezosu bile tahtından edecekti Yeryüzünün gelmiş geçmiş en zengin insanı

‘MADENLERİN EFENDİSİ’ DEDİLER

Musa Keita 1280’li yıllarda Mali’de dünyaya geldi. ‘Kralların kralı’ anlamına gelen ‘mansa’ adıyla anılan Musa, babasının çıktığı seferden dönememesi üzerine 32 yaşında tahta geçip imparatorluğunu ilan etti. Çok geniş bir coğrafyadan sorumluydu, bu sebeple onun hükmedeceği yerleri çıplak gözle görmek imkansızdı. Mali İmparatorluğu, Sahra altı Afrika’dan kuzeye giden ticaret yollarına sahip olması ve özellikle tuz ve altın rezervlerinin kontrolünü elinde tutması sebebiyle son derece zengin bir hale geldi. İmparatorluk büyük madenleri kontrol ettiğinden Malililer için altın adeta bozuk para hükmündeydi.

Bu sebeple 32 yaşında tahta geçen Mansa Musa güçlü ve zengin bir ülke devralmıştı. Ancak bu durum Musa’da bir rehavete sebep olmadı. Ticarete yaptığı yatırımlarla Mali İmparatorluğu’nu daha ileri seviyelere taşıdı. Afrika’nın yeraltı madenlerini çıkartarak ülkesine büyük bir bolluk ve zenginlik getirdi. Mali halkı ona kısa sürede ‘Madenlerin Efendisi Musa’ demeye başladı. 400 şehri kapsayan Mali İmparatorluğu’nu Afrika’nın en önemli ticaret ve kültür merkezi hâline getirdi.

KÖLELERE BİLE İPEK GİYDİRDİ, ALTINLA KUŞATTI

Dindar bir Müslüman olan Mansa Musa, Afrika’ya huzur ve berket getirdikten sonra Mekke’ye gitmek istiyordu. Mekke’ye gidecekti ama bu öyle bir yolculuk olmalıydı ki insanlar asırlar sonra dahi hakkında konuşmalıydı. Nitekim öyle de oldu. 1324’te Mekke’ye gerçekleştirdiği destansı bir hac ile dünya sahnesine çıktı. Asker ve kölelerinin hepsini İran ipeği ile cömertçe giydirmişti. Kervanında ayrıca her biri külçe altın taşıyan 100 deve vardı. Üstelik kervanın önündekilerin eline de altından bastonlar vermişti. Kahire’ye vardıktan sonra kervanı Mısır’da o kadar çok altın harcadı ve o kadar çok altını fakirlere hediye olarak verdi ki yaklaşık bir yıl boyunca bu durum ülkenin ekonomisini şahlandırdı. 

Kral Musa’nın konaklamak için durduğu Kahire ekonomisi savaşlar ve kuraklıklardan dolayı yok olmanın eşiğine gelmişken Kral Musa bölgeden ayrıldığında kendine gelmiş durumdaydı. Rivayetlere göre kahverengi tene, hoş bir yüze ve iyi bir vücuda sahip hoş bir adamdı. Hediyeleri, güzelliği ve ihtişamı büyülüyordu.

haberler Yaşasaydı Jeff Bezosu bile tahtından edecekti Yeryüzünün gelmiş geçmiş en zengin insanı

400 ŞEHRE HÜKMETTİ

Mansa Musa diğer bütün Müslüman krallar gibi ‘fethet ve hükmet’ mantığıyla imparatorluğunu genişletti. Mali’nin başkenti Timbuktu ve Songhai’nin başkenti Gao gibi birçok şehri fethetmek için yetenekli bir general olan Saran Mandian’la birlikte hareket etti. Kral Musa, kısa süre içerisinde 100 bin yaya, 100 bin de atlı askerden oluşan devasa bir Mali ordusu meydana getirdi. Muhtemelen Moğollardan sonra dünyanın en büyük ikinci imparatorluğu olan ülkede ‘farba’ denilen valiler aracılığıyla yönettiği yaklaşık 400 şehri kontrol etti. Kral Musa’nın kurduğu devasa imparatorluk takdire şayandı. İmparatorluk günümüz Mali, Senegal, Gambiya, Gine, Nijer, Nijerya, Çad ve Moritanya’yı kapsıyordu. Ayrıca fethettiğini bölgeleri sömürmüyor, eyaletlere işini hakkıyla yapan valiler atıyordu. Hâkimiyeti altındaki yerel halkın değerlerine dikkat ediyor, mümkünse valilerini bölge halkından seçiyordu.

haberler Yaşasaydı Jeff Bezosu bile tahtından edecekti Yeryüzünün gelmiş geçmiş en zengin insanı

İNŞA ETTİRDİĞİ CAMİNİN EŞİ BENZERİ YOK

İslam dinine büyük bir inançla bağlı olması Afrikalı halkı da etkiledi ve on binlerce Afrikalı bu sebeple Müslüman oldu. Ayrıca Mali topraklarına gelen Arap tüccar ve seyyahlar ve onlara tanınan imtiyazlar bölgenin dinî anlamda yaşadığı değişimde büyük bir rol oynadı. Halkının İslamiyet’i benimsediğini gören kral, Timbuktu’da eşsiz bir caminin inşa edilmesini emretti. 1325’te Kahire dönüşünde yanına Niani’de saraylar, Gao’daki Ulu Camii ve Timbuktu’daki Djinguereber Camii’ni inşa eden mimarları getirdi. 1327 tarihinde yapımı tamamlanan Djinguereber (Cenne) Camisi’nin estetik açıdan Afrika’da bir eşi benzeri daha bulunmuyordu. Kral Musa bununla da yetinmedi, astronomi, tıp ve mühendislik alanında çalışmalar yürüten üniversiteler kurdu. Mali Müslüman bilim insanların uğrak noktası olmuştu.

Mansa Musa 1337 yılında 57 yaşındayken hayatını kaybettiğinde yerine oğlu Mensa Süleyman geçtiyse de Mali bir daha parlak o günlere dönemedi. Yeni ticaret yolları bulunması ve iç savaşın imparatorluğu çöküşe sürüklemesiyle Mali İmparatorluğu 1670’de tarih sahnesinden çekildi.

Read More

Haberler Uzaylılarla konuştuğunu iddia eden Türk araştırmacı! ‘Bizim aileyi seçtiler’

Haberler Uzaylılarla konuştuğunu iddia eden Türk araştırmacı! ‘Bizim aileyi seçtiler’

Haberler

“Evrende yalnız mıyız?” insanlık tarihinin cevabını en çok merak ettiği sorulardan bir tanesi. Peki gerçekten yalnız mıyız? Kendisini ‘UFO-Metafizik araştırmacısı’ olarak tanıtan Farah Yurdözü’ne göre hayır. Zaman zaman servis edilen bazı görüntülerle UFO’ların varlığına ilişkin iddialar ortaya atılıyor olsa da bunların büyük bölümünün asılsız olduğu biliniyor. Resmi otoritelerin yayınladığı bazı görüntüler ise bu konudaki merakı artırıyor. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bu konuya ilgi duyanlar var. Farah Yurdözü de o isimlerden biri. 

Farah Yurdözü İstanbul’da doğup büyüdü. Ortaokul yıllarında aile büyüklerinden duyduklarının da etkisiyle dünya dışı varlıklar ve UFO’lara ilgi duymaya başladı. İstanbul Üniversitesi’nde İspanyol Dili ve Edebiyatı okuyan Yurdözü, 10 yılı ABD’de olmak üzere 30 yıl İspanyolca öğretmenliği yaptı. ABD’de bulunduğu süre boyunca burada dünya dışı varlıklar ve UFO’lar hakkında düzenlenen birçok konferansa katıldı. Şimdilerde ise Youtube kanalında Türkiye ve dünyanın hemen her yerinden kendisine ulaşan takipçilerinin yaşadığını öne sürdüğü UFO, uzaysal varlıklar, metafizik ve paranormal deneyimleriyle ilgili soruları cevaplıyor. Ayrıca yıl boyunca Göbeklitepe, Karahantepe, Kapadokya gibi Türkiye’nin gizemli ve tarihsel mekanlarına kültür-araştırma gezileri düzenliyor. Biz de Farah Yurdözü’ne UFO’lar ve uzaylılara dair iddialarına ilişkin sorularımızı yönlendirdik.

haberler Uzaylılarla konuştuğunu iddia eden Türk araştırmacı Bizim aileyi seçtiler

Farah Yurdözü

Dünya dışı varlıklarla temas kurduğunuz yönünde iddialarınız oldu. Bu temas nasıl gerçekleşti, bu varlıklar neden özellikle sizi ve ailenizi seçti?

Dünya dışı varlıklar ve UFO’larla çocukluktan bu yana ilgiliyim çünkü ailemin bu konuda bir geçmişi var. 1800’lü yıllardan beri bu konuda deneyim yaşamış olan aile büyüklerimiz var ve ben bunların hikayelerini, yaşadıkları olayları dinleyerek büyüdüm. Benim dünya dışı varlıklarla olan ilk temasım ise 1990’lı yıllarda gerçekleşti. Aslında bu olay benimle doğrudan doğruya ilgili değil. Bu dönemde bir gazeteci beni ve bu konuda araştırma yapan bir grup insanı toplantıya davet etti. O dönemde Türkî cumhuriyetlerden gelen Bahar isminde şifacı bir hanımla tanıştık. Bu kadın bize geçmişte sarılık hastalığına yakalandığını ve hastalık ilerlediği için doktorların kendisinden umudu kestiğini anlattı. Ancak hastane koğuşunda ölümü beklediği sırada Bahar Hanım mucizevi şekilde dünya dışı varlık tarafından ziyaret edilmiş. Bu ziyaretçiler bir başka sistemden geldiklerini, bize göre çok yaşlı olduklarını ve onu iyileştireceklerini söylemişler. Dünya’ya geliş amaçları insanlara şifa dağıtmakmış ve bu hanımefendiyi aracı olarak seçmişler. Bahar Hanım’ı orada iyileştirip daha sonra da onunla iletişim kurmaya devam etmişler.

İLK BAŞTA İNANMADIM’

İşte bir şekilde Türkiye’ye gelen Bahar Hanım’ın yaşadığı olaylar bir gazeteci aracılığıyla bana kadar ulaştı. Ben ilk önce buna inanmadım. Çünkü bu konuda ciddi bir bilgi kirliliği ve sahtekarlık boyutunda bir dezenformasyon var. Bu sebeple kafamda bazı şüpheler ile İstanbul Eyüp tarafında bulunan eve gittik. Bir apartmanın dördüncü katında yaşayan ailenin dairesine misafir olduk. Ailenin çocuğunun genetik bir rahatsızlığı vardı ve tüm yolları deneyen aile son çare olarak bu kişiye başvurmuştu. Bizi gözlerimiz bağlı şekilde bir odaya alacaklarını ve dünya dışı varlıkların ancak bu şekilde geleceğini belirttiler. Nedenini sorduğumda dış görünüşlerinin insanların alışık olmadığı kadar korkunç olduğunu ifade ettiler. Biz odaya girdik ve kandırmaca yaşanmaması için bir arkadaşımızı da kapının dışında beklettik. Odanın penceresi doğrudan denizi görüyordu. Bahar Hanım kendi lehçesinde bir şeyler söyledi. Hemen ardından vakum sesine benzer bir ses eşliğinde pencereden içeri bazı canlılar girdiğini hissettik.

‘BİZE DOKUNDULAR, KONUŞTULAR’

Varlıklar içeri girdikten sonra bizimle temas kurdular, sorularımıza cevap verdiler ve bize dokundular. Sesleri oldukça yaşlı bir insanın sesine benziyordu. Dokunuşlarından anladığım kadarıyla tenleri oldukça yumuşak, parmakları küçük bir çocuğunki gibiydi. Sanki kemiksizdi. Boylarının da oldukça kısa olduğunu düşünüyorum çünkü biz o sırada yataklarda uzanıyorduk ve başlarının bizim seviyemizde olduğunu hissettim. Ziyaretçilerin bir kokusu yoktu ve nefes almıyorlardı. Yaklaşık 10 dakika süren görüşmede telepati de kullanıldı. Görüşme sona erdikten sonra tıpkı geldikleri gibi vakum sesine benzer bir sesle pencereden gittiler. Hızla gözümü açıp baktığımda penceren çıkan ve denize doğru giden bir ışık huzmesi gördüm. Yaşadığım olay bu.

haberler Uzaylılarla konuştuğunu iddia eden Türk araştırmacı Bizim aileyi seçtiler

Peki bu canlılar anlattığınız gibi bir güce sahip olmasına rağmen neden bu şekilde gizli hareket etme ihtiyacı duyuyorlar?

Bu sorunun cevabı aslında çok önceden verildi. Dünya dışı varlıkların geçmişte kendilerini göstermek istedikleri zamanlar olmuş. Ancak o dönem temasta oldukları yetkililer buna onay ve izin vermemişler. İnsanların bu varlıklardan korkacağı düşünülmüş. Şifa dağıtmak amacıyla Dünya’ya gelen bu varlıklar da seçtikleri özel kişiler aracılığıyla görevlerini yapmaya başlamış.

Dünya’yı ziyaret etme amaçlarının ne olduğunu düşünüyorsunuz? Öne sürdüğünüz şekilde amaçları şifa dağıtmak mı yoksa saldırgan bir tutumları da var mı?

Benimle görüşen türün saldırgan bir amacı olduğunu düşünmüyorum. Eğer öyle olsaydı çok daha farklı bir temasımız olabilirdi veya daha kalabalık gelip dünyayı ele geçirebilirlerdi. Kurduğumuz temasta varlıklara bu soru soruldu. Cevapları, amaçlarının insanlara şifa dağıtmak olduğu şeklindeydi. Karşılığında ise istedikleri tek şey kendilerine dua edilmesiydi. İnsanların kendi inanışları dahilinde dua etmelerini istediler. Dua insanı korkudan uzaklaştırdığı için olumlu bir enerji alanı yaratır. Belki de varlıkların ihtiyacı olan şey pozitif bir enerji alanıdır.

‘ALLAH’A İNANIYORLAR’

Yani bu varlıkların kendi inanç sistemleri mi var?

Evet, kendi inanç sistemleri var. Bize Allah’a inandıklarını ve kendilerine verilen görevin şifa dağıtmak olduğunu söylediler. Ayrıca dikkat çekmek istediğim bir husus var. ‘Ufoloji’ olarak adlandırılan araştırma alanına ilişkin resmi çalışmalar 1947 yılında ABD’de başlayan çalışmalarla şekillendi. Gerekçe olarak da aynı yıl yaşanan ve ‘Roswell Kazası’ olarak adlandırılan olay gösterildi. Tabii 1947 yılından önceye ait de UFO konusunda elimizde bazı bilgiler var. Biz bunları dünyanın her yerinde, eski uygarlıkların bıraktığı izlerde görüyoruz. ‘Ufoloji’ araştırmaları da bu bilgiler ışığında başladı. Hatta ABD’de yürütülen çalışmalar sonucunda bazı özel yapılar kurulduğunu söyleyebilirim. Örnek vermek gerekirse CIA bunların başında geliyor. Çünkü galaktik varlıkların dünyayı ziyaret amaçları ilk etapta bilinmediği için bir tehdit olarak algılandılar.

Günümüze bakarsak Pentagon, ABD donanmasına ait uçak gemilerinden çekilen UFO görüntülerini yayınladı. ABD’de yakın zamanda özel bir toplantı da düzenlendi ve UFO görüntülerindeki cisimlerin ne olduğu tartışıldı. ‘Ufoloji’ alanında Türkiye’de bilinen birçok bilgi ABD merkezli fakat bu bilgilerin birçoğu yanlış. Mesela meşhur bir uzaylı otopsisi videosu var ki sahtedir. Ancak otopsi videosundaki görüntülerin sahteliği kanıtlanana kadar birçok insan videonun gerçek olduğuna inandı.

haberler Uzaylılarla konuştuğunu iddia eden Türk araştırmacı Bizim aileyi seçtiler

Dediklerinize bakılırsa Dünya’yı tek bir tür ziyaret etmiyor. Sizce gezegenimizi ziyaret eden kaç farklı tür var ve UFO görüntülerinin hepsi neden bulanık?

Bunu asla bilemeyiz. Bu konuda elde edebileceğimiz bilgiler dünya dışı varlıklar tarafından kaçırıldığını veya onlarla temas kurduğunu iddia eden insanların hatırladıklarıyla sınırlı. Bir grup insan gri, çelimsiz ve büyük kafalı bir uzaylı türünü tarif eder. Diğer bir grup ise uzaysal varlıkların bize çok benzediğini söyler. Eski medeniyetlerin kayıtlarında da kimi zaman bunlara ilişkin bilgilere ulaşmak mümkün. UFO görüntülerine gelirsek bir UFO görüntüsü ne kadar netse o kadar sahtedir. Henüz hangi teknolojiyle yapıldığını bile bilmediğimiz cisimleri bizim teknolojimizle yakalayabilmek oldukça zor. Onların neden ve nasıl yapıldığını bilmiyoruz.

‘YAŞANANLAR HALÜSİNASYON DEMEK ZOR’

O halde olduğunu iddia ettiğiniz varlıkların Dünya’yı istila etmek istedikleri bir senaryoda insanlığın çok şansı olmayacak. Sizce böyle bir istila yaşanır mı?

Uzaylıların Dünya’yı neden ziyaret ettiklerini bilmiyoruz. Onları Dünya’ya çeken şey nedir bilmiyoruz. Gerçek nedeni şu an için sadece onlar biliyorlar. Fakat binlerce yıldır ziyaretlerine dair izler bırakıyorlar. Bu varlıklar tarafından kaçırıldığını iddia eden insan sayısı oldukça fazla yani bu konuda toplu bir halüsinasyon yaşandığını söylemek bence çok zor. Ortada böyle bir fenomen var. Dünya dışı varlıklara cazip gelen şeyin dünyaya dair doğal kaynaklar olduğunu düşünmüyorum. Öyle olsaydı ziyaretler tekrarlanmazdı. Yani insan varlığı ilgilerini çekiyor. İnsanla biyolojik açıdan ilgileniyorlar. Konuyla ilgili en çok tekrarlanan rivayet ise bu canlıların üreyemediği ve insanlardan aldıkları genlerle yeni bir ırk oluşturmaya çalıştığı. Fakat dediğim gibi bu sadece bir rivayet. Belki de insanların bilinç sistemini ve ruhsal yapısını çözmeye çalışıyorlardır. Gerçeği bilemeyiz.

UFO görme ve kaçırılma vakalarıyla ilgili iddiaların çoğu ABD ve çevresinde dönüyor. Bu bölgenin önemi ne?

Kaçırılma meselesine bakarsak kaçırılanlar arasında her kesimden, her yerden insanlar yer alıyor. İçlerinde daha önce uzaylılarla ilgili hiçbir bilgisi ya da ilgisi olmayan çok sayıda kişi var. Yatağından kaçırılan olduğu gibi evininin önünde hatta aracının içinden kaçırılanlar da var. Ancak daha çok ıssız yerler seçiliyor. Hatırlayanların söylediklerine göre uzay gemilerinde kendilerine birtakım tıbbi işlemler uygulanıyor. Dünya dışı varlıklar kaçırdıkları insanların vücutlarına sonradan takip amacıyla ya da bazı programları yüklemek amacıyla mikroçipler yerleştiriyor. Bu mikroçipler 1990’larda ABD’de bir ekip tarafından çıkarıldı ve insan yapımı olmadığı anlaşıldı. Mikroçiplerin insanları her anlamda takip etmek için yerleştirildikleri tahmin ediliyor. Mikroçipler yerleştirilirken insanların vücudunda herhangi bir yara izi de bırakmıyor ve sadece röntgen ya da ultrasonla yerleri saptanıyor.

‘KAPADOKYA EN BAŞTA GELİYOR’

Var olduğuna inandığınız bu canlılar insanlıkla ilk kez ne zaman temas ettiler?

Bence ilk temas binlerce yıl önce gerçekleşti. Bugün hâlâ ayakta duran eski medeniyetlere ait eserler, tapınaklar ve ilk insanların mağaralara çizdiği bazı duvar resimleri bize böyle olduğunu gösteriyor. İspanya’nın kuzeyinde yapılan çalışmalarda Altamira Mağarası’nda ilk insanların dünya dışı varlıklarla ilgili olduğu düşünülen çizimleri bulundu. Dünyanın birçok bölgesinde benzer şekilde buluntular var. Tarih öncesinde yaşayan insanlar sadece hayvanların resimlerini çizmemişler. Gördükleri ve temas ettikleri bir şeyler olduğu çok açık. Yine aynı şekilde Roma gibi medeniyetlerde de UFO konusunda bazı olaylar kayda geçmiş ve yazıya dökülmüş. Türkiye’de de 1980’li yıllarda bazı UFO gözlem olayları yaşandı. Niğde, Aksaray ve Kapadokya hattında gece ve gündüz toplu UFO gözlemleri yapıldı. Bölgede yaşayan insanlar da bu bilgiyi doğruladılar. Türkiye’de enerjinin yoğunlaştığı coğrafyalar var. Kapadokya başta geliyor. Marmara ve Ege de Kapadokya’nın ardından UFO’ların en çok görüldüğü diğer bölgeler.

haberler Uzaylılarla konuştuğunu iddia eden Türk araştırmacı Bizim aileyi seçtiler

Farah Yurdözü’nün kanıt olarak öne sürdüğü mumya ve kafatası

Göbeklitepe, Karahantepe gibi kalıntıları ziyaret ettiğinizi belirttiniz. Bu ziyaretlerde neyi araştırıyorsunuz?

Sadece onları değil Türkiye’nin birçok yerinde müze, ören yeri ve tarihsel kalıntıları ziyaret ediyorum. Bahsettiğiniz yerleşimlerin önemi kalıntıların insanlık tarihini daha da gerilere götürmüş olması. Özellikle Göbeklitepe’de bulunan bir sütun dikkatimi çekti. O dönem yaşayan insanlar bu taşlara yaz gün dönümünü işlemişler. Bu insanlar milattan önce 10 bin’li yıllarda herhangi bir materyale sahip olmadan bunu nasıl yaptılar? Bu insanlara birileri yol mu gösterdi? Bunlar cevapsız sorular.

Hatay müzesinde kanıt olarak değerlendirdiğim iki kafatası var. Normal insan kafatasından küçükler ama normal insan kafatasına göre de uzunlar. Ziyaretlerimiz sırasında yanımızda olan bazı doktorlar bahsettiğim kafataslarının bir çocuğa ait olamayacağını çünkü üzerindeki dişlerin bir yetişkine ait olduğunu söylediler. Bu canlıların kim olduklarını bilmiyoruz. Kafatasları belki hiç bilmediğimiz ve yok olmuş bir insan ırkına aitler ya da gezegenimizi ziyaret eden bir türe de ait olabilirler.

‘ARADIĞIMIZ CEVAPLAR ÇOK YAKINIMIZDA’

Yine Kapadokya’da Aksaray müzesinde bir grup çocuk mumyası var. Fakat bu mumyalar bir çocuk boyutunda olsalar da el ve tırnak yapıları yetişkin insanlara benziyor. Ben onları 1990’lı yıllarda karşılaştığım dünya dışı varlıklara benzetiyorum. Bence aradığımız cevaplar çok yakınımızda. Bunun için dünyanın öte ucuna gitmenin bir anlamı yok. Gezegenimizde bazı insanlar dünyanın uzaylılar tarafından kurtarılacağına inanıyor. Ben bu grupları ‘Ufotapar’ olarak adlandırıyorum. Özellikle 2012’de dünyanın sonunun geleceği de bu grupların beklentisini en üst seviyeye çıkarmıştı ama anlamsız olduğunu hep birlikte gördük. Ben insanların dünya dışı varlıklardan beklentilerini tek taraflı karşılıksız bir aşk olarak görüyorum. Bu ziyaretçilerin kim olduklarını ve neden buraya geldiklerini onlardan başka bilen kimse şu an için bulunmuyor.

Read More

Haberler Farah Zeynep Abdullah Umut Evirgen’i takipten çıkardı

Haberler Farah Zeynep Abdullah Umut Evirgen’i takipten çıkardı

Haberler

Magazin gündeminden düşmeyen Umut Evirgen, ünlü oyuncular Melisa Şenolsun, Tuba Büyüküstün ve Serenay Sarıkaya ile aşk yaşamıştı. Umut Evirgen’le aşk dedikodularına karışan Serenay Sarıkaya, konuyla ilgili; “Uzun zamandır birbirimizi tanıyoruz, sadece arkadaşız” demekle yetinmiş ve ardından ünlü işletmeci ile sarmaş dolaş görüntülenmişti.

Sarıkaya, rol aldığı Alice Müzikali’nden sonra soluğu Evirgen’in yanında almıştı. Oyuncu, Evirgen’i önce boynundan öpmüş, sonra da sarılmıştı. Evirgen de sevgilisine alnından öperek karşılık vermişti. 29 yaşındaki güzel ve kendisinden üç yaş büyük işletmecinin samimi halleri dikkatlerden kaçmamıştı.

İTİRAF GELDİ!

Aşk iddialarıyla ilgili ilk açıklama Evirgen’den gelmişti. Kasım 2021’de ‘teve2 Magazin Masası’ muhabirine konuşan Umut Evirgen, “O zaman aşkı kabul ediyor musunuz?” sorusu üzerine, “Evet, Serenay Sarıkaya ile aşk yaşıyoruz” itirafında bulunmuştu.

SERENAY OYNADI, UMUT İZLEDİ

Yaz başı Yunanistan’ın Kiklad Adaları’ndaki Naousa bölgesinde tatil yapan Sarıkaya ile Evirgen’in bir mekanda eğlendikleri anlar sosyal medyada gündem olmuştu. Serenay Sarıkaya, elinde tefle Yunan müzikleri eşliğinde çıplak ayakla dans etmişti. Umut Evirgen ise oturduğu yerden sevgilisini hayranlıkla izlemişti.

haberler Farah Zeynep Abdullah Umut Evirgeni takipten çıkardı

“YORULDUK, YÜRÜTEMEDİK”

Bir süredir birlikte görüntü vermeyen ve sosyal medya üzerinden de paylaşım yapmayan ünlü çiftten kötü haber geldi. Tv8’de yayınlanan ‘Müge ve Gülşen’le 2. Sayfa’ programının haberine göre; güzel oyuncu, yaklaşık bir yıldır birlikte olduğu işletmeci sevgilisi Umut Evirgen’le yollarını ayırdı. Serenay Sarıkaya’nın, ayrılıkla ilgili yakın çevresine; “Yorulduk, yürütemedik” dediği öğrenildi.

haberler Farah Zeynep Abdullah Umut Evirgeni takipten çıkardı

ALİNA BOZ’A YAKIN TAKİP

Aşk hayatıyla gündemden düşmeyen Umut Evirgen’in son hamlesi, ortalığı karıştırdı. Evirgen, Alina Boz’a sosyal medyadan yorum üzerine yorum yaptı. Güzel oyuncuyu yeni projesi için tebrik eden Umut Evirgen’in bu hamlesine, sosyal medyada “Umut’un yeni gözdesi Alina mı?” yorumları yapıldı.

haberler Farah Zeynep Abdullah Umut Evirgeni takipten çıkardı

ALİNA BOZ, EVİRGEN’İ TAKİPTEN ÇIKTI

Bu yorumlar, Alina Boz’u rahatsız etti. Uzun süredir Mithat Can Özer ile aşk yaşayan Alina Boz, kısa süre önce takibe aldığı Evirgen’i takip etmeyi bıraktı. Evirgen’i takip etmeyi bırakan Boz, yanlış anlaşılmaların önüne geçti.

FARAH ZEYNEP ABDULLAH İLE TAKİPLEŞMEYİ BIRAKTILAR 

Evrigen’in, Farah Zeynep Abdullah ile bilinen bir mekânda görüştüğü gündemdeydi. Bu haberle gündemde olan Farah Zeynep Abdullah ve Umut Evirgen ne olduysa akşamında birbirini takipten çıktı.

haberler Farah Zeynep Abdullah Umut Evirgeni takipten çıkardı

Read More

Haberler MHP lideri Bahçeli’den önemli açıklamalar

Haberler MHP lideri Bahçeli’den önemli açıklamalar

Haberler

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, ‘Türklük’, ‘Türkiye’, ‘milli birlik ve kardeşlik’ söylemlerinden hiçbir zaman vazgeçmeyeceklerini belirterek, “Umutlarımız diri, hedeflerimiz dirayetli, heyecanlarımız dirençlidir. Türkiye’yi parlak bir geleceğe ulaştırma hususunda sahip olduğumuz sorumluluk bilincinin boyutu devasadır. Çünkü biz, bu ülkeyi karşılıksız seviyoruz. Çünkü biz, vatanı canımızdan da cananımızdan da aziz sayıyoruz. 2023 yılında bir yanda cumhuriyetimizin 100’üncü yıl dönümünü gururla kutlayacağız. Diğer yanda da tarihi nitelikli 2 demokratik imtihanla karşılaşacağız. Hem cumhurbaşkanı seçimini hem de 28’inci dönem milletvekili genel seçimini yapacağız. Seçim takviminin işlemeye başlamasına kadar TBMM’de milletimizin beklenti ve taleplerini de birer birer yasalaştırarak hayata geçireceğiz. Bunlardan birisi, hiç şüphesiz emeklilikte yaşa takılan kardeşlerimizin mağduriyetleridir. Ümit ediyorum ki bu yıl bitmeden bu yara kapanacak, bu adaletsizlik köklü bir çözümle buluşturulacaktır. MHP, hiçbir vaadinin altında kalmamıştır” dedi.

‘BİZDE EĞİLMEZ BAŞ, TESLİM OLMAZ İRADE VARDIR’

Bahçeli, partisinin bölge toplantıları ve mitinglerinden elde ettiği izlenimleri aktararak, “Gördük ki Türk milletinin zillete düşme ihtimali, 2023 yılında sonu meçhul bir maceraya atılma iradesi, asla ve kat’a söz konusu değildir. Müşahede ettik ki cumhur, kendi varlığına sonuna kadar sahip çıkacaktır. Bunu da Cumhur İttifakı eliyle yapacaktır. Açık hava toplantılarımız ile meydanın boş olmadığını cümle aleme ispat ettik. Dostlar sevindi, düşmanlar çok şükür çatır çatır çatladı. Dost yüzünden, düşman gözünden belli olurmuş. Açık hava toplantılarımızın görkemiyle gözleri fal taşı gibi açılanlar, geride kalan eylül ayı içinde donup kaldı; şok geçirdi, ne söyleyeceklerini şaşırdı. Satılmış anketçiler de eğer yüz kaldıysa sokağa çıkıp çıkmamayı, kamuoyu araştırması yapıp yapmamayı bir kez daha düşünmelerinde yarar olacağı kanaatindeyim. Onlarda yorulmaz diz, utanmaz yüz, tükenmez söz varsa bizde de eğilmez baş, bükülmez kol, teslim olmaz irade vardır” diye konuştu.

‘ADAYIMIZIN SAYIN ERDOĞAN OLDUĞUNU HAYKIRACAĞIZ’

8 Nisan’dan itibaren ‘Adım Adım 2023; Köyüm Benim Sohbet Toplantıları’na başlayacaklarını dile getiren Bahçeli, “Köylerde olacağız, köylülerimizi ziyaret edeceğiz, hasret yangınını birlikte söndüreceğiz. Bu esnada 16 Ekim 2022 tarihinde Konya’da, 23 Ekim 2022 tarihinde de Manisa açık hava toplantılarımızı yapacağız. ‘Aday belli, karar net’ diyeceğiz. Bizim cumhurbaşkanı adayımızın Sayın Recep Tayyip Erdoğan olduğunu sonuna kadar haykıracağız. TBMM’de sayısal ve siyasal seviyede güçlü bir MHP grubunun teşekkülü için milletimizden destek isteyeceğiz. Cumhur İttifakı’nın Anayasa’yı değiştirme çoğunluğuna ulaşması için üzerimize ne düşüyorsa yapacağız. Türkiye’yi ne zillete düşüreceğiz ne de zalimlerin emellerine teslim edeceğiz. ‘Önce ülkem ve milletim’ diyen her insanımızı saflarımıza çağırıyorum. Milli birlik ve huzurlu yarınlara ulaşmak isteyen her insanımızı aramıza buyur ediyorum. ‘Paylaşılacak vatanım, vazgeçilecek insanım yok’ diyen her vatandaşıma, haydi birlikte olalım diyorum” dedi.

‘YUNANİSTAN, ABD’NİN DOLDURUŞUNA GELİP TÜRKİYE’YE MEYDAN OKUYOR’

Türkiye ve Yunanistan arasındaki gerilime de değinen Bahçeli, Kıbrıs’ta eşit ve egemen iki devletli çözümün önüne engel çıkarmak için yeni senaryonun gündemde olduğunu vurgulayarak, “Yunanistan, 18 ve 23 Eylül tarihlerinde gayri askeri statüdeki Ege adalarından Midille’ye 23, Sisam’a 18 zırhlı askeri araç sevk etmiştir. ABD menşeli silahlar etrafımızı çevrelemiştir. Kuzey Ege adalarına toplam 1 tümen, 3 tugay ve 5 alay konuşlandıran Yunanistan, ABD’nin dolduruşuna gelip, Türkiye’ye meydan okumaktadır. Ülkemize Akdeniz ve Ege’den silah gösterilmektedir. Lozan ve Paris antlaşmalarının açık hükümleri yok sayılmaktadır. Türkiye batıdan, doğudan, güneyden, hatta kuzeyden çembere alınmaktadır. Geldiğimiz bu aşamada, Yunanistan’ın Kuzey Ege adalarıyla Oniki ada üzerindeki egemenlik iddiaları kesinlikle haksız ve hukuksuzdur” diye konuştu. 

‘HAKKIMIZA GÖZ KOYANLARIN GÖZÜNÜ OYARIZ’

Ege Denizi’nin kuzeyinde, askersiz ve silahsız olmak kaydıyla Yunanistan’ın kullanımına verilen 9 Türk adasının hepsinin, asker ve silahla doldurulduğunu işaret eden Bahçeli, “Dünyaya ilan ediyorum; hakkımızı yedirmeyiz, hakkımızı çiğnetmeyiz, hakkımızdan vazgeçmeyiz, hakkımıza ve hukukumuza göz koyanların da gözünü oyarız. Hak demek, şeref demektir. Şerefimiz için de seve seve şehadeti dahi göze alacağımızı emperyalizmin miçosu ve onun zalim destekçileri asla akıllarından çıkarmamalıdır. Yunanistan Başbakanı, Türkiye’nin Ege’de yalnız olduğunu söylemiş. Halt etmiş, baltayı taşa vurmuş. Yalnız değiliz; Allah’ımız var, milletimiz var, tarihimiz var, sorulacak hesabımız var, ulaşacağımız zaferlerimiz var. Karnı acıkan katık istemez, uykusu gelen yastık istemez, hedefe kilitlenen rüzgar beklemez” dedi.

‘KILIÇDAROĞLU, YÜREĞİ YETİYORSA ADAY OLSUN’

Bahçeli, hafta sonu CHP’nin ev sahipliğinde gerçekleşen ‘6’lı masa’ toplantılarıyla ilgili ise “Kendi evlerinin içini düzeltmeden dışarıyla ilgilenen, cumhurbaşkanı adayının kim olacağından başka ikinci bir meseleleri bulunmayan bu acizlerin koalisyonu iyice sarpa sarmış, su kaynatmıştır. Zillet partilerinin birbirine güveni hiç kalmamıştır. Her birisinin gündemi farklıdır, aday profili başkadır, masanın üstünde birbirine gülerken, altında birbirlerine tekme atmaktadırlar. Bunlar, şimdiden koltuk kavgasına tutuşmuştur. Bunlar, şimdiden çıkarlarının derdine düşmüştür. Bunlardan ne köy olur ne de kasaba. Kılıçdaroğlu’nun durumu kritiktir. Cumhurbaşkanı adayı olmak için gözünü hırs bürümüştür. Bizce bir sakıncası yoktur; buyursun, yüreği yetiyorsa, aday olsun ya da adayı kim onu duyursun. HDP’yle masa altında el ele tutuşup; masa üstünde sözde restleşen ikiyüzlülerin inandırıcılığı ve itibarı da sıfırdır. Biz kimin ne olduğunu, neyi hedeflediğini, hangi film ve fırıldağın içinde figüranlık yaptığını gayet iyi biliyoruz” diye konuştu. 

haberler MHP lideri Bahçeliden EYT mesajı: Bu yıl bitmeden çözüme kavuşacak

‘DNA TESTİ İSTERKEN HİÇ Mİ UTANMADIN?’

Bahçeli, Mersin’in Mezitli ilçesindeki polisevi saldırısının ardından yaşanan terörist kimliği tartışmalarıyla ilgili de “CHP ile PKK’nın bir kez daha yolları kesişti. Devletin açıklamasına güvenmeyip, PKK’nın sefil beyanına itibar eden Kılıçdaroğlu, Mersin’de etkisiz hale getirilen terörist için duyanları bu kadar da olmaz dedirtecek şekilde DNA testi istedi. Sayın Kılıçdaroğlu, sen kimin yanındasın? Kimin yolundasın? Haber kaynakların nerede ve kimlerdir? PKK’nın telkin ve tesirine kapılmak, taşıdığın sorumlulukla hiç bağdaşıyor mu? DNA testi isterken hiç mi utanmadın? Hiç mi gocunmadın? Hiç mi kalbin sızlamadı? Bu kadar istekliysen, sana tavsiyem şudur; kendi DNA testini yaptırırsan, ölen teröristin test sonuçlarını da görmüş ve anlamış olursun. CHP’nin tutuklu ve hükümlü sözde gazetecileri kan döküyor, kurşun atıyor, PKK kamplarında eğitiliyor, anaları ağlatıyor. Teröriste ‘gazeteci’ diyenler, bizim gözümüzde de teröristtir. Haine merhamet mazluma hıyanettir” dedi.

‘BAŞÖRTÜSÜ ÇÖZÜLMÜŞ BİR MESELEDİR’

Grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan MHP lideri Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Başörtüsü için kanun teklifi vereceğiz” açıklamasına ilişkin, “Başörtüsü meselesi, Türkiye’de 414 milletvekilinin katılımıyla çözülmüş bir meseledir. Şimdi siyaset öncesi ‘helalleşme’ kisvesi altında başörtüsünü istismar etmenin bir manası yoktur. Böyle bir yasa TBMM’ye geldiğinde MHP, geçmiş dönemde başörtüsü konusunda vermiş olduğu Meclis kararının arkasında durur; yeni karara da ihtiyaç olmadığını söyler. Eğer Sayın Kılıçdaroğlu başörtüsü meselesine bu kadar hassasiyet gösteriyorsa; başörtüsüne milletvekillerinden başlasın” diye konuştu. 

Bahçeli, TBMM’ye gelen dokunulmazlık fezlekeleriyle ilgili ise “Bana kalsa Kılıçdaroğlu’nun fezlekesini öne alırım” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun ABD ziyaretine ilişkin değerlendirme yapan Bahçeli, “ABD’ye gitmek bir çıkış yolu ise gitmesinde yarar var. Biden zaten kürsüde, yolda yolunu şaşırır hale gelmiştir, Kılıçdaroğlu’nu gördüğünde de çok şaşıracaktır” açıklamasında bulundu.

Read More

Haberler Adalet Bakanı Bozdağ: Türkiye’ye Biden’in ya da AB’nin uyguladığı stratejiler sökmez

Haberler Adalet Bakanı Bozdağ: Türkiye’ye Biden’in ya da AB’nin uyguladığı stratejiler sökmez

Haberler

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Bursa programında son olarak AK Parti Bursa İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Ziyareti sırasında açıklamalarda bulunan Bozdağ, “Türkiye’nin gidişini durdurmak isteyenler, kalkınmasını durdurmak isteyenler, esasında Türkiye’yi durdurmak isteyenler Cumhurbaşkanımızı durdurmak isteyenlerdir. Çünkü Türkiye’nin büyük yürüyüşünü durdurmanın yolunun Cumhurbaşkanımızı durdurmaktan geçtiğini bütün uluslararası güçler çok iyi biliyor. Terörle mücadeleyi sınırların dışına aktardık. Oradaki teröristler dahil uluslararası güçler, bütün çevreler Türkiye’yi istedikleri istikamete sevk etmek için Türkiye’yi durdurmak istiyorlar. Bunun yolu Türkiye’nin liderinin yolununkesmekten geçiyor. Onun için ABD Başkanı Biden, ‘Dostlarımızla yeni bir strateji uygulayacağız’ dedi. Ama ben buradan şunu ifade etmek isterim. Türkiye’ye Biden’in ya da AB’nin uyguladığı stratejiler sökmez. Çünkü bu milletimiz kendi taktik ve stratejisini de her daim kendi yapar, kendi uygular. Yine de öyle olacaktır” dedi.

“SİYASİ İSTİKRAR YOKSA GÜVEN OLMAZ”

“2023 sandığında milletimiz bütün hesapları yeniden yapacak, gerektiğinde toplayarak, gerektiğinde çarparak, gerektiğinde bölerek Türkiye’nin yeni istikametini daha güçlü tayin edecektir. Değerli kardeşlerim, Türkiye’nin büyümesinin altında, gelişmesinin altında pek çok sebep var. Ama en önemlisi siyasi istikrar, güçlü iktidar, iyi yönetim ve bunun doğurduğu güven ortamıdır” diyerek sözlerini sürdüren Bozdağ, “Eğer bir ülkede siyasi istikrar yoksa, güçlü iktidar bulunmuyorsa, iyi yönetim oluşmamışsa orada güven olmaz. Siz o ülkede huzuru da bulamazsınız, güveni de bulamazsınız. Bugün Suriye’de istikrar var mı? Güçlü iktidar var mı? Irak’ta, Afganistan’da, Ukrayna’da, Libya’da var mı? Siz Libya’nın, Ukrayna’nın, Afganistan’ın, Suriye’nin en zengini, en kudretlisi olsanız bir kıymeti var mı? Huzur olmadıktan sonra, istikrar olmadıktan sonra, güven olmadıktan sonra zenginliğin, sıhhatin de, gücün de, kudretin de size fazlaca bir faydası yoktur. Bütün bunlar huzur, istikrar, güven ortamı içerisinde bize daha büyük fayda sağlar. Onun için hep Türk milleti olarak dua ederiz ‘Allah devlete, millete zeval vermesin.’ Allah kimseyi yersiz, yurtsuz, vatansız, bayraksız, devletsiz bırakmasın. Bizim en büyük servetimiz, vatanımız, devletimiz, bayrağımız, yurdumuzdur. Ve güvenliğimizdir, istikrarımız, istikametimizdir. O yüzden Türkiye’nin istikrarını bozmak isteyenlere Bursalılar fırsat vermemektir” diye konuştu.

6’LI MASAYA ELEŞTİRİ

6’lı masa toplantılarını da eleştiren Bakan Bozdağ, “Neredeyse bir yıl oldu değil mi? İkinci tura başladılar. Toplanıyorlar, kapıda birbirini karşılıyorlar, yemek ikram ediyorlar, konuşuyorlar. Ne konuştuklarını da doğru dürüst bilmiyoruz. Bir de bildiri yayınlıyorlar, dağılıyorlar. Aldıkları bir karar var mı? Yok. Ürettikleri bir proje var mı? Yok. Türkiye’ye taahhüt ettikleri cek-cak dışında bir şey var mı? O da yok. Daha yol haritası nasıl belirleyecekler? Onu çalışmak için komisyon kuruyorlar. Geçiş süreci nasıl yapacaklar? Onu çalışmak için komisyon kuruyorlar. Bir işi komisyona havale ettiğinizde o işten hayır gelmez. Bunlar bütün işleri komisyonlara havale etmiş durumda. Allah muhafaza karar alamayan, karar alacakları konuları masada gündeme getirip konuşma cesareti gösteremeyen, konuştuklarında ortaya çıkacak sonuçlardan endişe eden bu endişelilerden oluşan 7’li masa Allah muhafaza ülke yönetiminde olsa Türkiye ciddi bir sorunla karşı karşıya gelse bunlar toplanıp konuşup birbiriyle anlaşıp, birbirini ikna edene kadar atı alan Üsküdar’ı geçer” ifadelerini kullandı.

BAKAN BOZDAĞ SÖZLERİNİ ŞÖYLE SÜRDÜRDÜ:

“Türkiye’nin öyle bir zamana ihtiyacı yok. Yeniden koalisyon görüntüsüyle daha seçime gitmeden bakanlıkları, bürokratları, cumhurbaşkanı yardımcılarını taksim eden bir anlayışla parsel parsel memleketin yönetimini, imkanlarını şimdiden taksim edeceğiz diyen bir anlayışla karşı karşıyayız. Kimsenin buna hakkı yoktur. Türkiye anayasaya göre yönetilir. Şimdiden diyorlar ki ‘Biz gelince anayasaya göre yönetim yetkisi dışında bir yetki kullanacağız.’ Ne demek bu? ‘Cumhurbaşkanı hangi yetkilerini kullanacak, hangi yetkilerini kullanmayacak bunu bir protokole bağlayacağız.’ Ona göre kullanacak. Cumhurbaşkanının yetkileri anayasada yazıyor. Şahsa bağlı yetkiler. Bir kısmı devredilebilir ama şahsa bağlı yetkileri nasıl devredecek Cumhurbaşkanı? Şimdi diyorlar ki bunlar ‘Biz gelince anayasayı bir tarafa koyacağız. Bizim anayasa metni gibi düşüneceğiz. Cumhurbaşkanı anayasadan ziyade bizim yaptığımız protokole göre ülkeyi yönetecek.’ Daha şimdiden anayasayı tanımayacaklarını, anayasaya uymayacaklarını kendi koydukları protokole göre ülkeyi yöneteceklerini, memleketin bakanlıklarını, bürokratlarını nasıl taksim edeceklerini düşünen bu kadar parçalı bulutlu bir yapıdan bu ülkeye hayır gelir mi? Türkiye ne kazandıysa demin dedim siyasi istikrar, güçlü iktidar, iyi yönetim ve bunun doğurduğu güvenden kazanmıştır. Bu ortamın bozulmasına lütfen izin vermeyin.”

Read More

Haberler İçişleri Bakanlığı duyurdu: Siirt’te 3 terörist etkisiz hale getirildi

Haberler İçişleri Bakanlığı duyurdu: Siirt’te 3 terörist etkisiz hale getirildi

Haberler

haberler

Gündemİçişleri Bakanlığı duyurdu: Siirt’te 3 terörist etkisiz hale getirildi

Haberler İçişleri Bakanlığı, Siirt’in Pervari ilçesi kırsalında 3 teröristin silahlarıyla birlikte etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

03.10.2022 – 21:16 | | ANKARA, (DHA)

haberler İçişleri Bakanlığı duyurdu: Siirt'te 3 terörist etkisiz hale getirildi

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Eren Abluka Sonbahar-Kış 1 Şehit Jandarma Teğmen İsmail Can Akdeniz Operasyonu kapsamında, Siirt’in Pervari ilçesi Bestler Dereler- Herekol bölgesi Dişlitepe mevki kırsalında 3 bölücü terör örgütü mensubu silahlarıyla birlikte etkisiz hale getirildi. Bölgede operasyonlara devam ediliyor.

Read More

Haberler Şehit Yusuf Ataş’ın sözleri üzerine ünlülerden art arda paylaşım geldi

Haberler Şehit Yusuf Ataş’ın sözleri üzerine ünlülerden art arda paylaşım geldi

Haberler

21 yaşındaki Piyade Astsubay Yusuf Ataş, Pençe-Kilit operasyon bölgesinde şehit düştü. Şehidin acı haberinin ardından vasiyetini paylaştığı görüntüler yürekleri dağladı. Sosyal medyada gündem olan görüntüde şehit Yusuf Ataş, en büyük hayalinin bir kız çocuğu sahibi olmak olduğunu, şehit düşerse de arkadaşlarından lösemili bir kız çocuğunun hayat boyu masraflarının karşılanmasını istedi.

Ataş’ın çektiği görüntüde, “Benim vasiyetim. Hayattan en çok istediğim şey, bir tane kız çocuğum olsun istiyorum. Eğer ölürsem bir tane lösemili kız çocuğunun hayatı boyunca tüm masraflarını karşılayın. Benim vasiyetim budur. Bir de bayramda gidin annemin, babamın elini öpün” ifadeleri yer aldı.

“BOYNUMUZUN BORCUDUR”

Bunun üzerine LÖSEV ise sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “Vatan için gözünü kırpmadan şehitlik mertebesine yükselirken lösemili çocuklarımızı kalbinde taşıyan Mehmetçiğimizin vasiyetini yerine getirmek boynumuzun borcudur. Pençe – Kilit operasyon bölgesinde şehit düşen Astsubay Yusuf Ataş’a Allah’tan rahmet, ailesine ve milletimize başsağlığı dileriz” ifadelerini kullandı.

haberler Şehit Yusuf Ataşın sözleri üzerine ünlülerden art arda paylaşım geldi

Binlerce vatandaş şehidin vasiyetini yerine getirmek için LÖSEV’e bağış gönderdi. Bağışı gönderen vatandaşlar sosyal medya hesaplarından paylaştı. Yusuf Ataş ile ilgili ünlü isimlerden de paylaşımlar geldi.

HALUK LEVENT: ONUN VASİYETİ HEPİMİZE…

Şarkıcı Haluk Levent, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Yusuf Aktaş kardeşimiz bugün şehit oldu. Çok üzgünüz. Hepimizin başı sağ olsun. Onun vasiyeti hepimize” ifadelerini kullandı.

haberler Şehit Yusuf Ataşın sözleri üzerine ünlülerden art arda paylaşım geldi

OĞUZHAN UĞUR: VASİYETİN EMİRDİR

YouTuber Oğuzhan Uğur, sosyal medyada şehidin görüntüsünü paylaştı ve “Vasiyetin emirdir” notunu düştü.

haberler Şehit Yusuf Ataşın sözleri üzerine ünlülerden art arda paylaşım geldi

İZZET ÇAPA: BİZE, HEPİMİZE EMİRDİR

Ünlü işletmeci İzzet Çapa, şehit Yusuf Ataş ile ilgili yaptığı paylaşımda ise şu ifadelere yer verdi:

“Irak’ta şehit olan P. Asb. Çvş. Yusuf ATAŞ’ın vasiyetidir… Bize, hepimize emirdir…Aldık, başımızın üzerinde kabul ettik kardeşim… Aziz ruhun şâd olsun…”

haberler Şehit Yusuf Ataşın sözleri üzerine ünlülerden art arda paylaşım geldi

YASEMİN SAKALLIOĞLU: BAĞIŞIMI YAPTIM

Sevilen komedyen Instagram hesabı üzerinden LÖSEV’e bağış yaptığına dair paylaşım yaptı. Sakallıoğlu; “Söz verdiğimi gibi bağışımı yaptım” diyerek duydu dolu bir mesajla bu güzel haberi duyurdu.

haberler Şehit Yusuf Ataşın sözleri üzerine ünlülerden art arda paylaşım geldi

ÇELİK: VASİYETİNE TALİBİM

Şehidin bu vasiyetine şarkıcı Çelik de sahip çıktı. Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Pençe- Kilit operasyonunda çıkan çatışmada şehit düşen Astsubay Yusuf Ataş kardeşimizin vasiyetine talibim. Kiminle nasıl irtibata geçerim bilmiyorum, ailesi ile irtibat kurmaya çalışacağım. Bilen, bilgi sahibi olan varsa, kardeşimizin vasiyetini yerine getirmek onur olur” dedi.

haberler Şehit Yusuf Ataşın sözleri üzerine ünlülerden art arda paylaşım geldi

haberler MSB acı haberi duyurdu!

MSB acı haberi duyurdu! Haberi Görüntüle

haberler Şehit haberi yürek dağladı!

Şehit haberi yürek dağladı! Haberi Görüntüle

Read More