Haberler SON DAKİKA HABER || Enner Valencia Dünya Kupası’nda ilke imza attı! Goller peş peşe

Haberler SON DAKİKA HABER || Enner Valencia Dünya Kupası’nda ilke imza attı! Goller peş peşe

Haberler

Katar’da tüm futbolseverlerin merakla beklediği Dünya Kupası dev bir organizasyonla başladı. Turnuvanın ilk maçında ev sahibi Katar ile Enner Valencialı Ekvador, Al-Bayt Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Karşılaşmayı Ekvador 2-0 kazandı. Fenerbahçe’nin yıldız ismi Enner Valencia, Katar-Ekvador maçına damga vururken Dünya Kupası tarihinde bir ilk yaşandı. İşte ayrıntılar…

haberler Katar-Ekvador maçına Enner Valencia damga vurdu Dünya Kupası tarihinde bir ilk gerçekleşti

GÖRKEMLİ AÇILIŞ

Katar’ın ev sahipliğinde düzenlenen 2022 FIFA Dünya Kupası’nın açılış seremonisi görkemli bir törenle gerçekleşti.
2022 Katar Dünya Kupası öncesi açılışı seremonisi düzenlendi. Açılış töreni renkli görüntülere sahne oldu. Tribünleri dolduran binlerce taraftar da bu coşkuya ortak oldu.

haberler Katar-Ekvador maçına Enner Valencia damga vurdu Dünya Kupası tarihinde bir ilk gerçekleşti

VALENCIA’NIN GOLÜ VAR’DAN DÖNDÜ

Dünya Kupası’nın açılış maçında Katar ile Ekvador karşı karşıya geldi.

Ekvador’da Fenerbahçeli Enner Valencia, henüz 3. dakikada ağları havalandırdı.

Ancak VAR incelemesinin ardından tecrübeli yıldızın golü ofsayt gerekçesiyle iptal edildi.

Yarı otomatik ofsayt sisteminin kullanıldığı pozisyon çok tartışıldı. Dakikalar geçtikten sonra yarı otomatik ofsayt sisteminin belirlediği görüntü ekranlara getirildi.

haberler Katar-Ekvador maçına Enner Valencia damga vurdu Dünya Kupası tarihinde bir ilk gerçekleşti

İLK GOL VALENCIA’DAN

2022 Katar Dünya Kupası’nın açılış maçında Katar ile Ekvador karşı karşıya geldi.

14. dakikada çalımlarla ceza sahasına giren Enner Valencia, kaleci Saad Al Sheeb tarafından düşürüldü. Hakem Daniele Orsato penaltı noktasını gösterdi.

Valencia, 15. dakikada kendisine yapılan faulde penaltı atışını kullandı ve topu ağlara gönderek Dünya Kupası’nın ilk golünü attı.

33 yaşındaki futbolcunun 3. dakikada golü ise VAR incelemesinin ardından pozisyon başlangıcında ofsayt olduğu gerekçesiyle iptal olmuştu.

Ekvador’un ikinci golünü de Enner Valencia kaydetti. Yıldız oyuncu şık bir kafa vuruşuyla farkı 2’ye çıkaran golü kaydetti. Ekvador, Valencia’nın golleriyle Katar’ı 2-0 mağlup etti.

haberler Katar-Ekvador maçına Enner Valencia damga vurdu Dünya Kupası tarihinde bir ilk gerçekleşti

EKVADOR’UN DÜNYA KUPASI TARİHİNDE İLK PENALTI GOLÜ

Opta verilerine göre Ekvador Milli Takımı’nın Dünya Kupası tarihinde attığı ilk penaltı golünü Enner Valencia kaydetti. Enner Valencia ayrıca Ekvador Milli Takımı’nın Dünya Kupası’nda attığı son beş golü kaydeden Enner Valencia, turnuva tarihinde bir Güney Amerika ülkesi adına beş gollük seri yakalayan ilk oyuncu oldu.

haberler Katar-Ekvador maçına Enner Valencia damga vurdu Dünya Kupası tarihinde bir ilk gerçekleşti

FENERBAHÇE’DEN RONALDO VE MESSI DETAYLI PAYLAŞIM

Fenerbahçe Kulübü, Ekvador Milli Takımı’nın Dünya Kupası tarihindeki ilk golünü atan Enner Valencia için bir paylaşımda bulundu. Fenerbahçe Kulübü, Messi ve Ronaldo’nun satranç temalı reklam paylaşımına göndermede bulundu. Fenerbahçe’nin paylaşımında Ronaldo ve Messi’nin hemen yanında Enner Valencia’nın fotoğrafı kullanıldı.

haberler Katar-Ekvador maçına Enner Valencia damga vurdu Dünya Kupası tarihinde bir ilk gerçekleşti

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, AÇILIŞ TÖRENİNİ VE AÇILIŞ KARŞILAŞMASINI İZLEDİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Al-Bayt Stadyumunda düzenlenen açılış törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan açılış törenini, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad El Sani ve konuk diğer devlet-hükumet başkanları ile birlikte izledi. Törende, Katar Emiri Şeyh Temim bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Katar – Ekvador maçını da seyretti.

DÜNYA KUPASI TARİHİNDE BİR İLK

İlk kez 1930’da Uruguay’da düzenlenen Dünya Kupası’nda bir ilk yaşandı. İlk kez ev sahibi bir ülke açılış maçını kaybetti. Bundan önce düzenlenen 21 Dünya Kupası’nın açılış maçında hiçbir ev sahibi ülke kaybetmedi.

haberler Katar-Ekvador maçına Enner Valencia damga vurdu Dünya Kupası tarihinde bir ilk gerçekleşti

İşte Dünya Kupası tarihindeki ev sahipleri ve açılış maçları:

1930 Uruguay – Uruguay-Peru: 1-0

1934 İtalya – İtalya-ABD: 7-1

1938 Fransa – Fransa-Belçika: 3-1

1950 Brezilya – Brezilya-Meksika: 4-0

1954 İsviçre – İsviçre-İtalya: 2-1

1958 İsveç – İsveç-Meksika: 3-0

1962 Şili – Şili-İsviçre: 3-1

1966 İngiltere – İngiltere-Uruguay: 0-0

1970 Meksika – Meksika-Sovyetler Birliği: 0-0

1974 Batı Almanya – Batı Almanya-Şili: 1-0

1978 Arjantin – Arjantin-Macaristan: 2-1

1982 İspanya – İspanya-Honduras: 1-1

1986 Meksika – Meksika-Belçika: 2-1

1990 İtalya – İtalya-Avusturya: 1-0

1994 ABD – ABD-İsviçre: 1-1

1998 Fransa – Fransa-Güney Afrika: 3-0

2002 Japonya-Güney Kore – Güney Kore-Polonya: 2-0, Japonya-Belçika: 2-2

2006 Almanya – Almanya-Kosta Rika: 4-2

2010 Güney Afrika – Güney Afrika-Meksika: 1-1

2014 Brezilya – Brezilya-Hırvatistan: 3-1

2018 Rusya – Rusya-Suudi Arabistan: 5-0

2022 Katar – Katar-Ekvador: 0-2

haberler Katar-Ekvador maçına Enner Valencia damga vurdu Dünya Kupası tarihinde bir ilk gerçekleşti

haberler Katar-Ekvador maçına Enner Valencia damga vurdu Dünya Kupası tarihinde bir ilk gerçekleşti

Read More

Haberler Turne dönüşü korkunç kaza! Ünlü oyuncu Sergen Deveci’den ilk görüntü

Haberler Turne dönüşü korkunç kaza! Ünlü oyuncu Sergen Deveci’den ilk görüntü

Haberler

Ceyhun Fersoy, Sergen Deveci ve Melis İşiten’in rol aldığı “Baş Belası” isimli tiyatro ekibini taşıyan minibüs, önceki gece Amasya’da TIR’a çarparak kaza yaptı. Minibüste sıkışan Tolga Güleryüz, Burak Topçu ve Özgür Karataş hayatını kaybederken, sekiz kişi yaralandı. Çorum’da “Baş Belası” adlı tiyatro oyununu sahneledikten sonra Samsun’a gitmek üzere önceki gece yola çıkan oyuncuları taşıyan Aykut Bektaş yönetimindeki minibüs, önünde seyreden Hacı Ahmet Kılıç kontrolündeki TIR’a arkadan çarptı. Minibüste sıkışan Tolga Güleryüz, Burak Topçu ve Özgür Karataş hayatını kaybederken, sürücü ile Özgür Ayaz, Burak Gülçebi, Melis İşiten, Sergen Deveci, Uğur Şalvarcıoğlu, Ceyhun Fersoy ve Filiz Özbek yaralandı. Yaralılar kaza yerine sevk edilen ambulanslarla Merzifon ve Suluova’daki hastanelere kaldırıldı.

AMBULANS UÇAKLA İSTANBUL’A GETİRİLDİ

Melis İşiten, Filiz Özbek ve Aykut Bektaş tedavilerinin ardından taburcu edilirken, Uğur Şalvarcıoğlu, Özgür Ayaz, Ceyhun Fersoy ve Burak Gülçebi tedavi altına alındı. Sergen Deveci, ambulans uçakla İstanbul’a sevk edildi.

haberler Turne dönüşü korkunç kaza Doktoru Sergen Devecinin son durumunu açıkladı

HASTANEDEN İLK GÖRÜNTÜ

İstanbul’a getirilen Sergen Deveci’nin hastanede köpeği Sherlock’a sarıldığı görüntüler paylaşıldı. Görüntülerde Deveci’nin bilincinin açık olduğu görüldü.

haberler Turne dönüşü korkunç kaza Doktoru Sergen Devecinin son durumunu açıkladı

BUGÜN AMELİYAT EDİLECEK

Boynunda ve omurgasında kırıklar olduğu tespit edilen Sergen Deveci’nin bugün ameliyat edileceği öğrenildi. Hastanenin Medikal Direktörü Uzm. Dr. Özgür Şamilgil, Deveci’nin sağlık durumu ve ameliyatla ilgili açıklamalarda bulundu. Tiyatro sanatçısı Sergen Deveci’nin dün akşam hastaneye getirildiğini hatırlatarak “Kendisinin boynunda, omurgalarında kırık var. Kırığa bağlı olarak bir ameliyat olmasına karar verildi. Tüm hazırlıkları yapıldı; kendisini biraz önce ziyaret ettim. Morali gayet yerinde, espriler yapıyor. İyi olacağına inanıyor. Prof. Dr. Azmi Hamzaoğlu hocamız omurga cerrahisi konusunda zaten isim yapmış birisi. Kendisi birazdan ameliyata alınacak. Umarım ameliyat da başarılı geçecek. Tüm dileklerimiz onun iyileşmesi yönünde” dedi.

haberler Turne dönüşü korkunç kaza Doktoru Sergen Devecinin son durumunu açıkladı

Uzm. Dr. Özgür Şamilgil, ameliyat ve sonraki süreçle ilgili ise şunları söyledi:

Her omurga ameliyatının şahsa özel riskleri vardır. Çünkü her omurga kırığının da yeri ve boyutları birbirinden farklıdır. Arkadaşımızın başka hastalıklarının olmaması, yaşının genç olması gibi özellikler bu ameliyat açısından daha düşük risk kılıyor. Tabii her ameliyatın kendine göre riskleri vardır. Omurganın içinden geçen sinirler kollara bacaklara ve aşağıya doğru yayılıyorlar. O sinirlerin zarar görmemesi için tedbirler alınarak gerekli cerrahi müdahale yapılacak. Şu anki bulgular bu ameliyatı olması gerektiğine, olmadığı takdirde hasar oluşabileceğini gösteriyor. Ameliyat sonrası bu hasar riskinin ortadan kaldırılmasını hedefliyoruz. Bunun için bir yüzde vermek, bu ameliyat yüzde yüz başarılı olacaktır demek mümkün değil. Ama en iyi yerde, en emin ellerde bu ameliyatın riski başka hastanelere göre biraz daha düşüktür. Ameliyat başarılı geçtiği takdirde bir haftaya kadar iyileşip evine taburcu olabileceğini düşünüyoruz.

MİNİBÜS SÜRÜCÜ TUTUKLANDI

Öte yandan kazayla ilgili sürdürülen soruşturmada; süratli olduğu tespit edilen minibüsün sürücüsü Aykut Bektaş ile TIR şoförü Hacı Ahmet K., gözaltına alındı. Sorgularının ardından sevk edildikleri adliyede hakimliğe çıkarılan 2 sürücüden Aykut Bektaş tutuklanırken, Hacı Ahmet K. de adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

haberler Turne dönüşü korkunç kaza Doktoru Sergen Devecinin son durumunu açıkladı

‘TAM KUSURLU’ ÇIKTI

Aykut Bektaş’ın, hazırlanan kaza tespit tutanağına göre 8’de 8 kusurlu bulunduğu, kaza yerinde ise fren izine rastlanılmadığı ortaya çıktı. DHA’nın ulaştığı savcılık ifadesinde Bektaş’ın, “110-120 gibi hızla gidiyordum. TIR aniden önüme kırınca kaza oldu. Kazadan sonra yaralılara yardımcı olmaya çalıştım. Çok üzgünüm. Keşke bu acı kaza yaşanmasaydı” dediği öğrenildi. Kaza sırasında TIR’ın süratinin 55 kilometre olup, sağ şeritte bulunduğu tespit edildi.

EKİPTEN SON PAYLAŞIM

Tiyatro oyunu için turneye çıkan ekibin, son durak olan Çorum’dan dönerken video paylaştıkları, Ceyhun Fersoy’un ekip arkadaşları ve seyircilere teşekkür ettiği görüldü. Kazada yaşamını yitiren tiyatro yapımcısı Tolga Güleryüz’ün ise, aynı kazadan sonra yaralı olarak hastaneye kaldırılan Ceyhun Fersoy’un eşi Begüm Öner ile saatler önce görüntülü konuştuğu ve Instagram’dan karşılıklı paylaşımlar yaptığı öğrenildi.

haberler Turne dönüşü korkunç kaza Doktoru Sergen Devecinin son durumunu açıkladı

Çorum’daki tiyatro gösterisini organize eden Caner Erkan, “Çok üzgünüz. Ölenlere Allah’tan rahmet yaralılara Allah’tan acil şifalar diliyorum” diye konuştu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Kazada hayatını kaybeden sanatçılarımıza Allah’tan rahmet; yakınlarına ve sanat camiasına başsağlığı diliyorum. Yaralılarımız arasında durumu ağır olan kimse yok. Hepimiz adına kendilerine geçmiş olsun diyorum” ifadelerini kullandı. 

Kazayla ilgili sürdürülen soruşturmada süratli olduğu tespit edilen minibüsün sürücüsü Aykut Bektaş (28) ile TIR şoförü Hacı Ahmet K. gözaltına alındı. Sorgularının ardından sevk edildikleri adliyede hakimliğe çıkarılan 2 sürücüden Aykut Bektaş tutuklanırken, diğer sürücü ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

haberler Turne dönüşü korkunç kaza Doktoru Sergen Devecinin son durumunu açıkladı

YARALI KURTULAN FERSOY’DAN, GÜLERYÜZ’E VEDA

Kazadan yaralı kurtulan Ceyhun Fersoy, Instagram hesabından yaptığı paylaşım ile hayatını kaybeden yakın dostu Tolga Güleryüz’e veda etti. Fersoy, paylaşımında, “Canım çok acıyor ama öyle böyle değil… 2-3 aya toparlarım ama sen olmayacaksın… Çok hayallerimiz, umutlarımız, geleceğimiz vardı… Canım arkadaşım, dostum… Seni anlatmak için seninle yaşamak lazım… Seni asla ama asla unutmayacağım… Bunları yazarken hala inanamıyorum… Çok seviyorum seni ama çok…” dedi. 

Fersoy, yakın dostunun cenaze törenine ilişkin yaptığı diğer paylaşımda ise “Canım arkadaşım affet beni, bu halde izin çıkmadı seni son kez uğurlamaya…En yakın zamanda yanında olacağım” dedi.

haberler Turne dönüşü korkunç kaza Doktoru Sergen Devecinin son durumunu açıkladı

CEYHUN FERSOY, TABURCU EDİLDİ

Amasya’nın Merzifon ilçesinde TIR’a arkadan çarpan tiyatro ekibini taşıyan minibüste yaralanan oyuncu Ceyhun Fersoy, Amasya Sabuncuoğlu Şerafettin Hastanesi’nde tamamlanan tedavisi sonrası, akşam saatlerinde taburcu edildi. Fersoy, kentten ayrılarak uçakla İstanbul’a gitti. Kazadan yaralı kurtulan, Burak Gülçebi’nin aynı hastane servisinde tedavisinin sürdüğü, sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.

Read More

Haberler Lionel Messi: Herkes için ağır bir yenilgi oldu

Haberler Lionel Messi: Herkes için ağır bir yenilgi oldu

Haberler

Dünya Kupası’nda Suudi Arabistan’a 2-1 mağlup olarak şok bir skorla turnuvaya başlayan Arjantin’de Lionel Messi ve Angel Di Maria açıklamalarda bulundu.

“HERKES İÇİN AĞIR BİR YENİLGİ OLDU”
Arjantinli yıldız Messi yenilgiyle ilgili olarak şu ifadeleri kullandı: “Böyle başlamayı beklemiyorduk. Hiçbir bahane yok. Bu yolda birlikte olmalıyız. Her zamankinden daha fazla kenetleneceğiz ve sonraki maçları kazanacağız. Arabistan’ın iyi oyunculara sahip, topu çok iyi çeviren ve savunma çizgisini çok iyi kullanan bir takım olduğunu biliyorduk. Mazeretimiz yok. Herkes için ağır bir yenilgi oldu. Turnuvaya böyle başlamayı beklemiyorduk. Kalan maçları kazanmak zorundayız”

“İNSANLAR BİZE GÜVENMELİ”
“Sonuç bizi üzdü. Çok acı. Ancak insanlar bu takımın onları hayal kırıklığına uğratmayacağına ve önümüzdeki iki maçta bunun için gideceğimize güvenmeli. Daha önce bu tür oyunları oynadık ve iyi performans göstereceğiz. Şimdi her zamankinden daha fazla birlik olma, ne kadar güçlü olduğumuzu gösterme zamanı”

“İKİNCİ YARI KÖTÜYDÜK”
Arjantinli golcü oyuncu Lautaro Martinez yenilgiyle ilgili olarak, “İkinci yarı kötüydük. Küçük detaylar farkı ortaya koydu. Bunları telafi etmek zorundayız” dedi.

Angel Di Maria, önümüzdeki maçlarda bunu telafi edeceklerine inandığını söylerken, “Suudi Arabistan’ı 5-0 yenebilirdik. Önümüzde iki tane final maçı var ve tur atlamak için elimizden gelenin en iyisini yapacağız” açıklamasını yaptı.

Orta saha oyuncusu Papu Gomez ise, “İlk yarıda gol fırsatlarımzı vardı ama hep ofsayta düştük. Sonra adeta sahadan kaybolduğumuz o 5 dakika yaşandı. 2-1 geri düşünce skoru tersine çeviremedik. Zor olduğunu biliyoruz. Taraftarlarımızın gücü arkamızda. Düzeltmemiz gereken şeyler var” dedi.

Arjantin, C Grubu’ndaki ikinci maçını Cumartesi günü Meksika ile oynayacak.

haberler Lionel Messi: Herkes için ağır bir yenilgi oldu

Read More

Haberler Feci kaza! Minibüs TIR’a çarptı: Ölü ve yaralılar var

Haberler Feci kaza! Minibüs TIR’a çarptı: Ölü ve yaralılar var

Haberler

“Baş Belası” adlı tiyatro oyununu Çorum’da sahnelemelerinin ardından Samsun’a doğru hareket eden tiyatro ekibini taşıyan Aykut Bektaş yönetimindeki 52 ADK 527 plakalı minibüs, Amasya – Çorum kara yolu üzerinde, Merzifon ilçesine bağlı Çaybaşı Köyü civarında önünde seyreden Hacı Ahmet Kılıç yönetimindeki 42 FES 27 plakalı tıra arkadan çarptı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda acil sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekibi sevk edildi.

haberler Sergen Devecinin sağlık durumu nasıl Ceyhun Fersoyun eşi açıkladı

Kazada minibüste sıkışan Tolga Güleryüz, Burak Topçu ve Özgür Karataş olay yerinde hayatını kaybetti. Yaralanan sürücü ve minibüsteki Özgür Ayaz, Burak Gülçebi, Melis İşiten, Sergen Deveci, Uğur Şalvarcıoğlu, Ceyhun Fersoy ve Filiz Özbek, ambulanslarla Merzifon ve Suluova’daki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.

haberler Sergen Devecinin sağlık durumu nasıl Ceyhun Fersoyun eşi açıkladı

Yaralıların arasında oyuncu Ceyhun Fersoy ve arkadaşları var.

Yapılan incelemenin ardından minibüsten çıkartılan cenazeler cenaze aracıyla hastane morguna götürüldü. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

haberler Sergen Devecinin sağlık durumu nasıl Ceyhun Fersoyun eşi açıkladı

Tolga Güleryüz 

BEGÜM ÖNER’DEN TOLGA GÜLERYÜZ İÇİN DUYGUSAL VEDA

Begüm Öner, hayatını kaybeden Tolga Güleryüz için sosyal medya hesabından duygusal bir mesaj yayınladı. Instagram hesabından Tolga Güleryüz’ün fotoğrafını paylaşan Begüm Öner şu ifadeleri kullandı: Şimdi bana siyah-beyaz yap bunu derdin ama ben senin enerjine, neşene gölge düşürmek istemedim be Tolgiş… Seni çok sevdim hep de çok seveceğim. Hiç yakışmadı bu sana be… İnanmak imkansız boşluğun çok büyük… Çok güzel hayallerimiz vardı bizi bekleyen… Vedan çok ani.. Şakaların kulaklarımdan hiç eksilmeyecek çok anacağız seni ama çok sensiz, çok buruk, çok yarım… Gittiğin yerde çok mutlu ol emi

haberler Sergen Devecinin sağlık durumu nasıl Ceyhun Fersoyun eşi açıkladı

İSTANBUL’A SEVK EDİLDİ

Yoğun bakımdaki takibi sonrası tedavisine İstanbul’da devam edilmesine karar verilen Sergen Deveci için Sağlık Bakanlığına ait ambulans uçak devreye girdi. Deveci, Amasya Merzifon Havalimanı’ndan kalkan ambulans uçakla İstanbul Özel Florance Nightingale Hastanesi’ne sevk edildi.

haberler Sergen Devecinin sağlık durumu nasıl Ceyhun Fersoyun eşi açıkladı

SOSYAL MEDYADAN SON PAYLAŞIMLARI

 Amasya’nın Merzifon ilçesinde, Tolga Güleryüz dahil 3 kişinin hayatını kaybettiği; Ceyhun Fersoy, Sergen Deveci ve Melis İşiten’in de aralarında olduğu 8 kişinin yaralandığı tiyatrocuların sosyal medyada yoldayken paylaşımlar yaptıkları görüldü. ‘Baş Belası’ adlı tiyatro oyunu için turneye çıkan ekibin, son durak olan Çorum’dan dönerken yaptıkları kaza öncesi minibüsten fotoğraf paylaştıkları, Ceyhun Fersoy’un ekip arkadaşları ve seyircilere teşekkür ettiği görüldü.

CEYHUN FERSOY’UN EŞİYLE GÖRÜNTÜLÜ KONUŞMUŞ

Kazada yaşamını yitiren tiyatro yapımcısı Tolga Güleryüz’ün, aynı kazadan sonra yaralı olarak hastaneye kaldırılan Ceyhun Fersoy’un eşi Begüm Öner ile saatler önce görüntülü konuştuğu ve Instagram’dan karşılıklı paylaşımlar yaptıkları görüldü.

haberler Sergen Devecinin sağlık durumu nasıl Ceyhun Fersoyun eşi açıkladı

VALİ MASATLI YARALILARI ZİYARET ETTİ

Amasya Valisi Mustafa Masatlı, Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gelerek, kazada yaralanan tiyatro ekibine geçmiş olsun dileklerinde bulundu. Ziyaret sonrası yaralıların sağlık durumlarına ilişkin bilgi veren Vali Masatlı, şöyle konuştu:

haberler Sergen Devecinin sağlık durumu nasıl Ceyhun Fersoyun eşi açıkladı

“Kazada maalesef 3 insanımızı kaybettik. Kaza sonucu 7 tiyatro ekibinden vatandaşımız da yaralandı. Bunlardan 2 tanesini Samsun’a sevk ettik. 1 tanesi taburcu oldu. 4 tanesi de şu an itibarıyla Sabuncuoğlu Araştırma Hastanemizde tedavi altındalar. Bunlardan 1 tanesinin durumu birazcık kritik. İleri bir tedavi için belki başka bir hastaneye de sevk edebiliriz. Ceyhun Bey ile de görüştüm şu an için kendisinin durumu iyi. Sadece ayakta tendonlarda bir sorun varmış. Diğer taraftan vücudunun farklı yerlerinde çok önemli olmayan bazı yaralar var. Tahmin ediyorum, birkaç güne kadar kendisini buradan taburcu ederiz. Arkadaşlarımızın yapmış olduğu ilk incelemede tiyatro ekibini taşıyan minibüsün süratli olduğu ve bu sürat neticesi aynı hatta seyreden TIR’a arkadan çarpması sonucu kazanın meydana geldiği yönünde şu an itibariyle tespitlerimiz var.”

haberler Sergen Devecinin sağlık durumu nasıl Ceyhun Fersoyun eşi açıkladı

‘SERGEN DEVECİ’NİN DURUMU BİRAZ DAHA AĞIR’ 

Öte yandan Uraz Kaygılaroğlu eski eşi Melis İşiten, kazada yaralanan Ceyhun Fersoy ve Sergen Deveci’nin son sağlık durumu hakkında bilgi verdi. Kaygılaroğlu şu ifadeleri kullandı:

Melis ile irtibat halindeyiz çok korktuk. Mesaj atanlar için Melis’in durumu iyi yaralı ama iyi… Hiçbir hayati tehlikesi, kalıcı bir şey yok. Ceyhun iyi aynı şekilde ufak tefek yaraları var tabii ki Sergen’in durumu biraz daha ağır bilgilerim bu kadar sağ olun.

SAĞLIK BAKANI FAHRETTİN KOCA’DAN AÇIKLAMA GELDİ

Bakan Koca, “Dün gece Amasya Merzifon’da tiyatro sanatçılarını taşıyan bir minibüsün bir TIR ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada minibüste bulunan 3 kişi olay yerinde hayatını kaybetti, 9 kişi yaralandı. 8 yaralı ambulanslarla hastaneye kaldırıldı, 1 kişi ise tedaviye ihtiyaç duymadı” ifadelerine yer verdi.

haberler Sergen Devecinin sağlık durumu nasıl Ceyhun Fersoyun eşi açıkladı

3 KİŞİ TABURCU, SERGEN DEVECİ YOĞUN BAKIMDA

Amasya’nın Merzifon ilçesindeki kazada yaralanan Melis İşiten, Filiz Özbek ve Aykut Bektaş, hastanedeki tedavilerinin ardından taburcu edildi; Uğur Şalvarcıoğlu ve Özgür Ayaz ise Samsun’daki hastaneye sevk edildi. Ceyhun Fersoy ve Burak Gülçebi’nin hastane servisinde, Sergen Deveci’nin ise yoğun bakımda tedavilerinin sürdüğü belirtildi.

OYUNDAN GÖRÜNTÜLER

Öte yandan tiyatro oyuncularının en son Çorum Devlet Tiyatrosu’nda sahneledikleri ‘Baş Belası’ adlı oyunun, seyirciler tarafından cep telefonu kamerasıyla çekilip, paylaşılan görüntüleri ortaya çıktı.

CEYHUN FERSOY’UN EŞİ AÇIKLADI

Ceyhun Fersoy ve eşi Begüm Öner’in Instagram hesabından kazaya ilişkin açıklama yaptı. Begüm Öner, “Ceyhun iyi, Melis iyi, Sergen’de iyi olacak. Kaybettiğimiz arkadaşlarımız var maalesef. Diğer yaralılarımızda iyiye gidiyor. Olabildiğince hafif hasarla atlatmaya çalışacağız” ifadelerine yer verdi.

haberler Sergen Devecinin sağlık durumu nasıl Ceyhun Fersoyun eşi açıkladı

SON GÖRÜNTÜLERİ KAMERAYA YANSIDI

Minibüsteki tiyatrocuların, oyundan önceki ve sonraki son görüntüleri ortaya çıktı. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, oyuncuların ve tiyatro ekibinin araçtan inerek tiyatro salonuna gitmeleri görülüyor. Oyuncular tiyatro gösterisinin ardından salondan ayrılarak minibüse biniyor.

haberler Sergen Devecinin sağlık durumu nasıl Ceyhun Fersoyun eşi açıkladı

Görüntülerde ayrıca kazada hayatını kaybeden Özgür Karataş’ın da salon dışında çay içtiği görüntüler de kameralara yansıdı.

CENAZELER TESLİM EDİLDİ, MİNİBÜS SÜRÜCÜSÜ TUTUKLANDI

Tolga Güleryüz, Burak Topçu ve Özgür Karataş’ın cenazeleri, ailelerine teslim edildi. Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nde organizatör olarak görev yapan Özgür Karataş’ın cenazesi, Samsun’un İlkadım ilçesinde, Burak Topçu’nun İstanbul’da, Tolga Güleryüz’ün ise İzmir’de toprağa verileceği öğrenildi. Kazada yaralanan Ceyhun Fersoy, Burak Gülçebi ve Sergen Deveci’nin ise hastanede tedavilerinin sürdüğü, hayati tehlikelerinin bulunmadığı belirtildi.

MİNİBÜS SÜRÜCÜ TUTUKLANDI

Öte yandan, kazayla ilgili sürdürülen soruşturmada süratli olduğu tespit edilen minibüsün sürücüsü Aykut Bektaş (28) ile TIR şoförü Hacı Ahmet K. gözaltına alındı. Sorgularının ardından sevk edildikleri adliyede hakimliğe çıkarılan 2 sürüden Aykut Bektaş tutuklanırken, diğer sürücü ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

Read More

Haberler Sinan Akçıl’dan Aleyna Kalaycıoğlu açıklaması: Nazar değdiğine inanıyorum

Haberler Sinan Akçıl’dan Aleyna Kalaycıoğlu açıklaması: Nazar değdiğine inanıyorum

Haberler

HÜSEYİN ALTUN/ MİLLİYET

Şarkıcı Sinan Akçıl ile Burcu Kıratlı, 1 Ocak 2019 tarihinde Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da nikâh masasına oturmuştu. Dokuz ay evli kalan çift, ani bir kararla boşanmıştı. Birbirlerinden uzak kalmaya dayanamayan ikili, yeniden bir araya gelmiş ve Şubat 2021’de ikinci kez nikâh masasına oturmuştu. Ancak bu birliktelik de uzun sürmemiş ve ünlü çift 11 Mayıs 2022 tarihinde boşanmıştı.

“ALEYNA TİLKİ’Yİ GEÇECEK”

Akçıl, son olarak Acun Ilıcalı’nın yapımcısı olduğu ‘Survivor 2021’ programı ile ünlenen Aleyna Kalaycıoğlu ile single çıkarmıştı. Ünlü şarkıcı, yarışma sonrası şarkıcılığa adım atan Aleyna hakkında, “Çok güzel sesi var, Aleyna Tilki’yi geçecek” açıklamasını yapmıştı. Kalaycıoğlu, bu sözler sonrası popçunun konserinde kısa süreli olarak sahne almıştı. İkili, son olarak Aleyna Kalaycıoğlu’nun doğum günü için Paris’e gitmişti.

haberler Sinan Akçıldan Aleyna Kalaycıoğlu açıklaması: Nazar değdiğine inanıyorum

“İŞLE İLGİLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”

Tüm bu yaşananlardan sonra Sarıyer’de görüntülenen Burcu Kıratlı, Akçıl ve Kalaycıoğlu hakkında şu ifadeleri kullanmıştı:

Paris’e gitmelerinin işle ilgili olduğunu düşünüyorum. Annesi ile daha önce şarkı istemeye de gelmişlerdi, ‘Sinan abi’ diyordu. Hevesli bir kız, bence güzel bir iş birliği yapacaklar.

“O HABERLERE ÇOK GÜLDÜK”

Özel hayatı hakkında konuşan ünlü oyuncu, “Geçtiğimiz günlerde nikâh şahidim Mustafa Bey ile çıkan aşk haberleri de gerçeği yansıtmıyor. Eski komşum ve çok yakın arkadaşım. O haberlere çok güldük, kesinlikle öyle bir şey yok” açıklamasını yapmıştı.

haberler Sinan Akçıldan Aleyna Kalaycıoğlu açıklaması: Nazar değdiğine inanıyorum

“AŞK HABERLERİNDEN RAHATSIZ DEĞİLİM”

Önceki gece, söz ve müziği Sinan Akçıl’a ait olan Talha Yıldırım’ın seslendireceği ‘Tektaş’ şarkısının klip çekimi gerçekleşti. Klip çekimi esnasında sorulara yanıt veren Sinan Akçıl, muhabirlerin, “Paris tatili nasıl geçti?” sorusuna verdiği “Aleyna çok yetenekli. Her zaman da arkasındayım. Paris’te doğum günleri kutlanabilir. Bu gayet normal” cümleleri ile güldürdü ve şöyle devam etti:

Ben bu aşk haberlerinden rahatsız değilim. Güzel bir birlikteliğimiz var, doğrudur. Çok mutluyuz.

“BURCU YALAN SÖYLÜYOR”

Şarkıcı, Burcu Kıratlı’nın, “Aleyna annesiyle Sinan’dan şarkı istemeye gelmişti. Sinan’a, ‘Abi’ diyordu” cümleleri ile ilgili sorulara, “Bir kez geldi annesiyle zaten. Burcu yalan söylüyor. Abi falan demedi Aleyna bana” dedi.

haberler Sinan Akçıldan Aleyna Kalaycıoğlu açıklaması: Nazar değdiğine inanıyorum

“BİR MAĞDURİYET VARSA GEREKENİ YAPARIZ”

Sinan Akçıl, önceki gece Bakırköy’de bir mekanın açılış gecesinde sahne aldı. Geçtiğimiz günlerde Aylin Coşkun’un, “Sinan Akçıl paramı aldı, şarkıyı vermedi” açıklaması hakkında konuşan şarkıcı, “Herkes bir şeyler konuşuyor. Ben sadece çalışıyorum, yardımcıma sordum nedir bu işin aslı diye eğer ki bir mağduriyet varsa gereğini yaparız. Ben onları hatırlayacak değilim, bana hatırlatılacak. Sadece yazmakla meşgulüm” cevabını verdi.

“HER KAHRAMANIN KALBİNİ DOLDURAN PRENSES VARDIR”

Sinan Akçıl, geçtiğimiz aylarda Aleyna Kalaycıoğlu ile sık sık görüntülenmeye başlamıştı. Ardından da haklarında çıkan aşk iddialarını doğrulamıştı. Gazetecilerin aşk sorularını da yanıtlayan Akçıl “Ben artık ‘hayatımda birisi var mı?’ sorusuna cevap vermek istemiyorum. Nazar değdiğinde inanıyorum ama şunu söyleyebilirim, sadece her kahramanın kalbini dolduran bir prenses vardır” diyerek kalbinin dolu olduğu sinyallerini verdi.

haberler Sinan Akçıldan Aleyna Kalaycıoğlu açıklaması: Nazar değdiğine inanıyorum

Read More

Haberler Nilgün Belgün: Estetik yaptıran herkes birbirine benziyor

Haberler Nilgün Belgün: Estetik yaptıran herkes birbirine benziyor

Haberler

21.11.2022 – 09:33 | | HÜSEYİN ALTUN

Haberler Nilgün Belgün, önceki akşam Akmerkez’de görüntülendi. Usta oyuncu, son yıllarda ünlü isimlerin sürekli yaptırdığı estetiklerle gündeme gelmesi hakkında konuştu.

haberler Nilgün Belgün: Estetik yaptıran herkes birbirine benziyor

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Nilgün Belgün, “Oyunum devam ediyor. Tek kişilik bir oyun. 10’uncu yılımıza girdik. Bence bu bir başarıdır. İkincisine de hazırlanıyorum. O gösterimin adı Hayat Sen Benimsin” dedi.

“HER ŞEYİN BİR DOZU VAR”

Ünlülerin yaptırdığı estetiklerle ilgili açıklama yapan sanatçı, “Herkes estetik yaptırabilir. Ben 25 sene önce botoks yaptırdım, göz altlarıma bir şeyler yaptırdım. O tarihtan beri de böyle duruyorum. Aşırı bir şey yaptırmak istemem. Çünkü ben bir oyuncuyum ve mimiklerimi yapmalıyım. Oyuncu olan herkese ve olmayan herkese söylüyorum. Yüzünüzle ne kadar çok oynarsanız, o kadar iyi olmuyor. Her şeyin bir dozu var. Herkes çok yapay oluyor. Herkesin yüzü birbirine benziyor” ifadelerini kullandı.

haberler Nilgün Belgün: Estetik yaptıran herkes birbirine benziyor

Read More

Haberler Devlet Bahçeli’den sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerle ilgili açıklama: Hepsine kadro verilmelidir

Haberler Devlet Bahçeli’den sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerle ilgili açıklama: Hepsine kadro verilmelidir

Haberler

Bahçeli’nin açıklamaları şöyle; Değerli Milletvekili Arkadaşlarım, Saygıdeğer Misafirler, Basınımızın Değerli Temsilcileri, Bugünkü Grup Toplantımızda, her zaman olduğu gibi, Türkiye’nin güvenliğini, milli birliğini, siyasi ve ekonomik çıkarlarıyla uluslararası ilişkilerini alakadar eden iç ve dış gelişmeler hakkındaki görüşlerimi sizlerle ve aziz milletimizle paylaşmak arzusundayım.

Bu vesileyle hepinizi en kalbi duygularımla, sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Yurt içinde ve yurt dışında, televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından, radyo kanallarından toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize şükranlarımı sunuyorum. 20 Kasım 2022 Pazar günü “2023’e Doğru: Aday Belli, Karar Net” temasıyla planladığımız Samsun Açık Hava Toplantımızı vatandaşlarımızın muazzam katılımıyla gerçekleştirdik.

Allah’a şükrediyorum ki, dava ve gönül seferberliğimiz milletimiz nezdinde mükafatların en güzeliyle taltif ve takdir edilmektedir. Toplantı yaptığımız meydanlar dolup taşmaktadır. Konvoylarımız eşsiz muhabbet gösterileriyle selamlanmaktadır. 4 Eylül 2022 tarihinde Sivas’ta yaktığımız meşale gittiğimiz her yerde körüklenip 2023 hedeflerimize ışıklar salmaktadır. Büyük mutasavvıf Şems-i Tebrizi demişti ki: “İnanan bilir ki özlemlerin sonu vuslat, hüzünlerin sonu tebessümdür.”

İnşallah vuslatımız yakındır, sabırla ifa ve ikmal ettiğimiz çalışmalarımızın sonu da hepimizin yüzünü güldürecek kadar hayırlı olacaktır. Attığımız her adımı sevgiyle, sebatla, şükürle ve inançla perçinliyoruz. Sevmeyene karıncanın yük, sevene ise fillerin karınca olduğunu çok iyi biliyoruz. Biz bu ülkeyi çok seviyoruz.

Her insanımızı yüreğimizle ve ülkülerimizin sıcaklığıyla kucaklıyoruz. Masalarda değil, meydanlardayız; zalimlerin menüsü değil, zaferlerin meftunuyuz.Türk milletini huzurlu ve müreffeh bir geleceğe taşımanın amacındayız. Milliyetçi Hareket Partisi’ne yargısız infaza heves edenlere demokrasinin ve sandığın kaç bucak olduğunu göstermenin azmindeyiz. Haklı ve tarihi mücadelemizde kesinlikle gevşemeyeceğiz. Duyanlar duymayanlara anlatsın, Milliyetçi Hareket Partisi algı oyunlarını bozarak geliyor.

Milliyetçi Hareket Partisi iftira düzeneklerini yıkarak geliyor. Milliyetçi Hareket Partisi kiralık kalem sahiplerini yenerek geliyor. Milliyetçi Hareket Partisi sahtekârlığın ve soytarılığın rumuzu olan anket şirketlerini bozguna uğrata uğrata geliyor. Hiçbir engele takılmadan, hiçbir karanlık senaryoya aldırmadan, inanmış adımlarla hak ettiğimiz müstakbel ve müstahkem başarıya ulaşmak için gece demiyoruz, gündüz demiyoruz, en ufak yılgınlık göstermiyoruz. Yüz yıl evvel, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran, Türk vatanını kurtaran Türk milliyetçiliğinin, yüz yıl sonra aynı fikri mukavemet ve muhtevasıyla Cumhur İttifakı’nın milli ve ahlaki ilkeleri çerçevesinde Türk ve Türkiye yüzyılının imar, inşa ve ihyasında büyük rol oynayacağına gönülden inanıyoruz.

haberler Devlet Bahçeliden sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerle ilgili açıklama: Hepsine kadro verilmelidir

Hiç kuşkum yok ki, elbette yapacağız, hep birlikte başaracağız. Gelecek ay yıldızlı al bayrağın altındadır. Geleceğin süper gücü Türkiye Cumhuriyeti’dir. Cumhur İttifakı ise Türk milletinin gelecek umudu, beka ufku, birlik ve beraberlik şuurudur. 2023 yılında adayımız belli, kararımız nettir. Cumhurla Cumhuriyet tam olarak kenetlenmiştir.

“TÜRKİYE’MİZİN HIZINA HİÇ KİMSE YETİŞEMEYECEKTİR”

Onun bunun ağzına bakan, ona buna el avuç açan siyasi güruhun önümüze taş koyması, mücadelemizi sekteye uğratması, kararlı duruşumuzu sarsmaya kalkışması beyhudedir, boşuna gayrettir. 2023 yılında Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü cumhurun demokrasi zaferiyle kristalleşecek, hitamında Türkiye’mizin hızına hiç kimse yetişemeyecektir. El ağzıyla kuş tutmanın gafilliğiyle avunan zillet partilerinin başkanları bu süreçte sadece havlu atmayacaklar, geride kalan hayatlarını kireçlenmiş vicdanlarıyla, kifayetsiz zihniyetleriyle ve bundan mülhem hüsran verici travmatik çalkantıyla geçirmek durumunda kalacaklardır.

Biz Türk milletinin hadimiyiz. Biz Türkiye’nin, Türk dünyasının ve Türk milletinin hatır bilen, haya bilen, hakikat bilen, hakkaniyet bilen haysiyetli neferleriyiz, aziz milletimize mensubiyetten şeref duyan sevdalı yürekleriz. Biz Milliyetçi Hareket Partisi’yiz. Buradan açık hava toplantılarımıza katılan tüm dava arkadaşlarıma, tüm vatandaşlarıma şükranlarımı bilvesile sunuyorum. Allah’tan bizleri mahcup etmemesini niyaz ediyorum.

Değerli Milletvekilleri, Allah-u Teala’nın ilk emri okudur, ilk yarattığı da kalemdir. Kalem o andan itibaren kıyamete kadar olacak her şeyi yazmakla emrolunmuştur. Aklı kalemden, kalemi ahlaktan, ahlakı ilimden, ilmi imandan ayrı görmek, ayrı düşünmek zannederim çok zor, hatta imkansızdır. Kalemsiz kelam yetim, kelamsız kalem yitiktir.

“ÖĞRETMEN KALP SEFASIDIR, ÖĞRETMEK İSE KADİR VE KABİLİYET SEFARETİDİR”

Peygamber Efendimiz bir hadisinde, ilim ve alimleri sevenlere katiyen günah yazılmayacağını buyurmuştur. Bizim inanışımızda, alimin ölümüyle alemin ölümü bir tutulmuştur. İlim ve hikmet sahibi, alim ve arif şahsiyetli büyüklerimiz tarihin her döneminde milletimizin yüz akları olmuş, Türk-İslam aleminin mümtaz karakterleri olarak anılmışlar ve saygı görmüşlerdir. “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” sözüyle, “ilim Çin’de de olsa gidip alınız” öğüdü maddi ve manevi temellerimizin nasıl bir iradi ve fikri cevherle zenginleştirildiğinin somut ve yalın göstergesidir. Öğrenmek kalp sefasıdır, öğretmek ise kadir ve kabiliyet sefaretidir.

Ruhu büyük olanların, yaşadığı dönemlere sığmayıp çağlar üstüne sıçrayanların mutlaka rahle-i tedrisinden geçtikleri bir öğretmenleri, bir büyükleri, dağ gibi arkalarında duran bir hocaları vardır ve bu durum kaçınılmaz bir hayat gerçeğidir. İlk kalemi elimize aldığımızda, ilk harfi beyaz sayfalara yazdığımızda, ilk heceyi okuduğumuzda hayat boyu devam edecek, yaklaştıkça uzaklaşacak, uzaklaştıkça çekim gücünü artıracak bir süreç de başlamış olacaktır.

Nerede durup nerede sonlanacağını Allah’ın bildiği bu fani hayatın en büyük mucizesi akletmek, buna dayanarak öğrenmek, bundan daha da mühimi sabırla öğretmektir. Tarihin mimarı tek tek insanlardan mürekkep milletler, milletlerin ve medeniyetlerin mimarı da öğretmenlerdir. Öğretmen demek dünya demektir. Takdir edeceğiniz üzere, karamsarlığın ve ümitsizliğin köküyle küstahlığın ve cehaletin kaynağı bir ve aynıdır. Öğretmen ise cehaletin avcısı, ümitlerimizin kamçısı, öğrenme susuzluğumuzun pınarı, kendimizi ve çevremizi tanıma arayışımızın rehber pırıltısıdır.

“ÖĞRETMENLERİMİZİN ÖĞRENCİLERİNE YAKIN İLGİ VE ALAKASI BANA KALIRSA ALLAH’IN MÜSTESNA BİR HEDİYESİDİR”

Biliyoruz ki, eğitim ve öğretim dediğimiz çok boyutlu hayat, satırlar ve sınıflar arasında değil, gönüller arasındadır. Öğretmen de gönülleri buluşturan, geleceğimizin hamurunu yoğuran ön yüzümüz, öncü kaşiflerimizdir. Öğretmen, gerçekte ona yakın olanları ve öğrencilerini doyuran, teselli eden, ileriye dönük dağınık ve başıboş hareketlerine çeki düzen verip programlayan, seven, sevdiren, güzeli gösteren, iyiyi öğreten, akıl ve ahlak uyumunu temin edip hayatla birleştiren yüksek misyonun unvanıdır. İnsan ilişkilerinin sevgi ve dayanışmaya dayalı kaynaklarının kuruyup maddi esaslara doğru süratle kaydığı günümüzde, öğretmenlerimizin öğrencilerine yakın ilgi ve alakası bana kalırsa Allah’ın müstesna bir hediyesidir.

Öğretmeni sevmek insanın kendisini sevmesidir. Öğretmen her insana çöldeki memba suyudur. Ruh safiyeti ve derinliği kazanmanın ilk yolu sınıflarda parlayan müşfik ve muhterem aydınlık simalarla mümkündür. Nitekim öğretmenlerimiz ivazsız ve garazsız büyük ruh mimarlarıdır. Ve onlara karşı kalbimiz minnet hisleriyle doludur.

Çözülen Osmanlı İmparatorluğu’ndan dirilen Türkiye Cumhuriyeti’ne geçişte asıl ve gerçek mihmandar da öğretmenler olmuştur.
İnsanın araştırma ve merak alanının sınırı yoktur. Her insanın iç alem ve medeniyeti başka başkadır. Akla koyulan ambargolar, zihne iliştirilen yaptırımlar eş zamanlı olarak serbest düşünceyi kısıtlamanın yanında insanları da önyargıların kalıplarına hapsetmektedir. Mutlu ve huzurlu, kaygı ve korkudan sıyrılmış, geçim derdini yenmiş, sosyal ve ekonomik refaha erişmiş bir öğretmen milletimizin en kudretli gücüdür. Bu güç geleceğin koordinatlarını çizecek, gelecek nesilleri yetiştirecektir.

Öğretmenin hayatı, ailesi ve öğrencileri arasında olmak suretiyle en az iki koldan akış halindedir. Bu akışın tıkanması, bu akışta görülen daralmalar ve sorunlar öncelikle yarınlarımızı riske atacaktır. Bizim gelecekten tasarruf etmeye, geleceği hiçe saymaya, geleceğin üzerine kırmızı kalem çekmeye ne hakkımız, ne haddimiz, ne de yetkimiz vardır. O halde öğretmenlerimize ne yapsak, hangi hakları versek bin defa helal olsun diyorum, bu mücadelede üzerimize ne düşüyorsa yapmanın mertçe sözünü veriyorum.

“ATANAMAYAN HİÇBİR ÖĞRETMEN BIRAKMAYACAĞIZ”

3 Şubat 2022 tarihinde TBMM’de kabul ettiğimiz, 14 Şubat 2022 tarihinde de Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Öğretmenlik Meslek Kanunu” çok ciddi bir kazanım ve gelişmedir. 15 Ocak 2023 tarihinden başlamak üzere, eğitim ve öğretim tazminatlarının yükselecek olmasının yanı sıra 3600 ek göstergeye de hak sahibi öğretmenlerimiz resmen kavuşacaklardır. Şimdiden hayırlı olsun diyorum. Öğretmenlerimizin her daim yanında olacağız. Atanamayan hiçbir öğretmen bırakmayacağız. Ücretli, sözleşmeli veya bir başka ad ve tanım altında hiçbir öğretmen kalmamalı, hepsi kadroya geçirilmelidir. Kanaatimiz ve kararlılığımız budur.

Çünkü öğretmenin hayatı Türklüğün yekpare kimliğidir. Kutlu geçmişimizi nurlu bir geleceğe taşıyan, Türk insanının has çizgilerini tek tek tespit edip ortaya çıkartan, çıkmasına doğrudan hizmet eden öğretmenlerimizdir. Kuşkusuz fedakarlık simgesi olan öğretmenlerimizin haklı taleplerini biliyor ve çözümü için de elimizi taşın altına koymaya hazır olduğumuzu ifade ediyorum.

Ancak biz bardağın daha çok dolu tarafına bakıyoruz. Boş kısmının da zamanla el birliğiyle dolacağına inanıyor ve Cumhur İttifakı olarak bunu gerçekleştireceğimizi düşünüyorum. 24 Kasım 1928 tarihinde yayımlanan “Millet Mektepleri Talimatnamesi” gereğince, ülkemizin her köşesinde Millet Mektepleri açılarak, yeni harflerle okuma-yazma seferberliği başlatılmış, Aziz Atatürk de bu çalışmalara “Millet Mektepleri Başöğretmeni” sıfatıyla katılmıştır. Millet Mekteplerinin açılışı ve Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından buyana Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.

Başta görevi başında hain terör saldırıları sonucunda şehit düşen, ayrıca bir sebeple hayatını kaybetmiş bütün öğretmenlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, çalışan veya emekli tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyor, saygılar sunuyorum. Değerli Arkadaşlarım, Ahlaklı insan, sorumluluk bilinci yüksek insan demektir. Bu bilinç hali vicdana işlerlik katmakla birlikte, üstlenilen görevlere de işlevsellik kazandıracaktır. Bir sorunun başka bir sorunla çözüldüğü ise görülmemiştir.

Sorumsuz ve sorunlu kişilerin bir defa dürüst ve samimi olmaları ham bir hayaldir. Tutarsızlığın, ilkesizliğin ve ilkel dürtülerin pençesinde ömür tüketen hastalıklı zihniyetlerin değerler hiyerarşimize devamlı saldırı halinde bulunmaları esasında tedavülde bulunan karanlık bir senaryonun varlığına bariz delildir. Sesi çok çıkanların haklı görülmesi, avazı çıktığı kadar bağırıp kötü niyetlerini örtbas edenlerin meşru sayılması, dahası bunların koro halinde insanlık onurundan bahsetmeleri hem imkansız hem de izansız bir beklentidir. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklemek akıl tutulmasıdır. Hep aynı yoldan giderek ayrı bir yola çıkılacağını sanmak gaflettir.

“HER SEFERİNDE ÇÜRÜK TAHTAYA ÇİVİ ÇAKMAKLA UĞRAŞAN VATANSIZLARDIR”

Aynı ezberleri tekrar ederek değişik anlamların doğacağını ummak eğer aptallık değilse biliniz ki şaşkınlık ve dağınıklıktır. Bölücü çevrelerin, terör örgütlerinin, onlara yardım ve yataklıkta eşik tanımayan lekeli işbirlikçilerin ağızlarından düşürmedikleri kavramlar hepimizin ve herkesin malumudur. Sıkıştıkları her saha ve zeminde demokrasi propagandası yapan bölücü ve yıkıcı odaklar, aslında anarşizme ve despotizme saplanmış meşrep ve mizaçlarını gizlemenin telaşına kapılan bayraksızlardır. Barıştan, haktan, hukuktan bahsedip bu değerlerin hilafına yapmadıkları iğrençlik ve ihanet bırakmayanlar her seferinde çürük tahtaya çivi çakmakla uğraşan vatansızlardır.

Bir kavrama sık sık müracaat etmek ona itibar ve itimat edildiğinin göstergesi olamayacaktır. Yalanı gerçekle besleyen gri propaganda ustalarına aldanacak da hiç kimse kalmamıştır. İnsan haklarını en çok terennüm ve telaffuz edenler, bu hakka en fazla zarar veren zırva kişilerdir. Zehri zemzem suyu diye servis edenlerin, hıyaneti hak kılıfıyla gizleyip örtenlerin foyası artık meydanda, ipliği de pazardadır. Müslüman Türk aynı delikten iki defa ısırılamaz. Isırmaya çalışanların da ya dili ya da kafası kopacaktır.

Hak kavramının bir hukuki bir de manevi tarifi vardır. Hukukta, hak kendi içerisinde kamusal haklar ile özel haklar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Özel haklar ise mutlak haklar ile nisbi haklar adı altında iki kategoride ele alınmaktadır. Hak, hukuken korunan ve sahibine bu korunmadan yaralanma yetkisi tanıyan bir değer kavramıdır. Kur’an-ı Kerim’de 247 yerde geçen hak kelimesi ayeti kerimelerin çoğunda batılın zıddı olarak anlam ve yer bulmuştur. Hak, haklınındır, hakkedenindir, bunun ismi de Merhum Hocamız Prof.Dr. Erol Güngör’e göre adalettir.

Türk kültür hayatının, bunun yanında Türk milliyetçiliğinin muteber yüzlerinden birisi olan Merhum Hocamız Prof.Dr. Ahmet Süheyl Ünver, Türklerin adaletle bir memleketi yani bir mekanı değil, zamanı fethetmeyi bildiklerini söylerken bir yönüyle koskoca tarihimizi özetlemiştir. Bu kapsamda hakkı adaletten tefrik etmek mümkün değildir.

“KÜFÜR BİR HAK DEĞİL, BİR AHLAK SORUNUDUR”

Şimdi gelelim asıl mevzumuza, asıl meramımıza. İhanet bir hak değildir, kötülük bir hak değildir, suç işlemek bir hak değildir, insan öldürmek bir hak değildir, bunların hepsi hukukun direkt konusudur. Biz kişi hak ve hürriyetine, yine kişisel mahiyette ifade ve düşünce serbestliğine bir başkasının güvenlik ve hürriyet sınırlarını ihlal etmediği sürece amasız, önşartsız bağlıyız, saygılıyız ve pek tabii sadığız. Fakat bu haklar kişisel olmaktan çıkıp kolektif bir özelliğe büründüğü andan itibaren itirazımız ve karşı çıkışımız kaçınılmazdır. Küfür bir hak değil, bir ahlak sorunudur.

Terör bir hak değil, ağır bir insanlık suçudur. Geldiğimiz bu aşamada merakımız şudur: Temel hak ve hürriyetler ekseninde mangalda kül bırakmayan çevrelerin asıl varmak ve ulaşmak istediği yer neresidir? Sözde büyük Kürdistan’ın kurulması bu çürümüşlere göre bir hak mıdır? Emperyalizmin maşası olmak, küresel cinayetlere sessiz kalmak, insan onurunun ayaklar altına alınmasına tepkisiz durmak bir hak mıdır? Yoksa bir hayasızlık mıdır?

“6 İNSANIMIZI KATLETMEK BİR HAKKIN KONUSU MUDUR, YOKSA ŞEREFSİZLİĞİN Mİ GÖSTERGESİDİR?”

ABD’nin 10 Kasım 2022 tarihinde, Litvanya’da “Dünya Özgürlükler Kongresi”ni toplayıp hedef ülkelerin muhaliflerini aynı potada buluşturması, mesela Enes Kanter isimli tescilli teröristin oraya katılması, bu çerçevede Cumhurbaşkanımızın iftiralara maruz kalması bir hak mıdır? Yoksa düşmanca bir kampanya mıdır? LGBT’yi desteklemek, Türk ve İslam’ın kıymet hükümlerine husumet cephesi açmak bir hak mıdır? Yoksa bir sapkınlık mıdır? İstiklal Caddesi’nde bombayla bebek arabası devirmek, Ecrin ve Yağmur evlatlarımızla birlikte 6 insanımızı katletmek bir hakkın konusu mudur? Yoksa şerefsizliğin mi göstergesidir?

Televizyon ekranlarında sabitleşmiş sahte ve sabit fikirli sözde yorumculara, kerameti kendinden menkul cehil uzmanlara, aydınım diye ortalıkta gezinip fecrimizi ve nefesimizi kesmeye odaklanmış şarlatanlara bilmediğimiz hangi hak ve hukuk zemininde katlanmak, dayanmak mümkün ve muhtemeldir? Türkiye düşmanlarıyla mücadele, ihanete beden olmuş grup, örgüt, oluşumlara direnme hem hakkımız hem de sonuna kadar görevimizdir. Türk milleti hakkını yedirmeyecek, haksızlığa boyun eğmeyecektir.

“MERDİVENİ TIRMANIRKEN ÇOK DİKKATLİ OLMAK DURUMUNDAYIZ”

Eğer hakkımızı aramazsak, eğer hakkımızdan vazgeçersek, eğer hain emellerin hak söylemlerinin altında kalırsak önce şerefimizden, sonra da vatanımızdan mahrum olacağımız bir tarih gerçeği halinde karşımıza çıkacaktır. Merdivenden tırmanırken çok dikkatli olmak durumundayız. Ezkaza, Allah muhafaza, bu esnada düşersek, unutmayınız ki, ya ayağımızı yanlış bir yere basmışızdır, ya dengemizi kaybetmişizdir, ya başımız dönmüştür, ya da birileri taammüden itmiştir.

Türk milletinin her ferdi temiz doğup temiz yaşamaktadır. Milletimizin her güzel insanı iyi kalpli, halimselim fıtratlıdır. Biz harmanda savrulan denelerden olmayacağız. Tarlamızı hiç kimseye sürdürmeyeceğiz. Hakkımız, Hakk’ın lütfudur, bundan ödün vermeyeceğiz. Terörle ve terörizmle kesintisiz mücadele hakkımızdır. Bu hak milli güvenliğimiz, milli bekamız, milli varlığımız için hayat memat konusudur. Tek bir teröristin yaşamasına dahi artık göz yumamayız.

“HDP, TBMM’YE SIZMIŞ DÜŞMAN BAKİYESİDİR”

Terör örgütleriyle, yemlendikleri arpalıklarla, arkasında duran ahlaksızlarla tarihi bir hesaplaşmanın içindeyiz. 19 Kasım 2022 gecesi icra edilen Pençe-Kılıç Harekatı Türkiye’nin ve Türk milletinin hukuki ve meşru bir hakkıdır. Bu harekata karşı gelen, bu harekatın durdurulmasıyla ilgili dünyaya çağrı yapan HDP, TBMM’ye sızmış düşman bakiyesidir. Böylesi parti görünümlü bir örgütün siyaset hayatımızda bulunması haksızlıktır.

“AYM HALA NEYİ BELEDİĞİNİ SORMAYALIM MI?”

Bu bölücü şebeke kapatılmasın da Hazine’den aldığı yardımlarla teröristlere para aktarmaya devam mı etsin? Buna göz mü yumalım? Fahiş adaletsizliğe sesimiz çıkmasın mı? Anayasa Mahkemesi’nin hala neyi beklediğini sormayalım mı?

HDP, Türk siyasetine tuzaklanmış zaman ayarlı bombadır. Bu bomba ya bombacıların elinde patlayacak ya da patlatılacaktır. 2023 yılında bölücü siyasete artık son verilmelidir. İlle de siyaset yapalım diyorlarsa, toplasınlar büyük kongrelerini, iltihak ve irtica etsinler tek yumurta ikizleri Cumhuriyet Halk Partisi’ne. Nasıl olsa siyasetleri aynıdır, tıynetleri aynıdır, niyetleri aynıdır, melanet hedefleri de aynı kavşağa açılmaktadır. Buradan baktığımızda CHP’yi HDP’den, HDP’yi de CHP’den ayrı görmemiz, ayrı tutmamız hayal ötesi bir durumdur. Öldürülen teröristlere baş sağlığı dilemek, Türk askerini suçlamak, Türkiye’nin karşı cephesinde konuşlanmak bir hak değil, habisliktir, hainliktir, hafifmeşrepliktir.

“AL BAYRAĞIN GÖLGESİNDE DE DURAMAZLAR”

HDP ile iş tutup aynı iptidai gayeler etrafında toplanan herkes bu sözümün aracısız muhatabıdır. İstiklal Caddesi’nde kirli bir organizasyon olduğunu, bu kanlı saldırının 2023 seçimleri için siyasi bir mahiyet taşıdığını iddia ve ifade edenler bu milletin evladı olamazlar, bu vatanın sahibi olamazlar, al bayrağın gölgesinde de duramazlar. CHP’nin bazı yöneticilerine bakıldığında, İstiklal Caddesi’nde bomba patlatan teröristleri ve örgütlerini aklama ve arındırma çabasında oldukları fark edilecektir.

“CHP VE İYİ PARTİ’NİN HDP’DEN NE FARKI VARDIR?”

Belge var mı diye sormaları, terör saldırısını muamma olarak tanımlamaları vahim bir çarpıklıktır. İP’in bazı yöneticilerine bakıldığında, aynı tavır ve tutumla hareket ettikleri görülecektir. Bunlar terör örgütlerine bir nevi cephane taşıyan köksüzlerdir. Sorarım sizlere, bu iki partinin HDP’den ne farkı vardır? Bir CHP’li çıkıp, teröristin PKK üyeliği muamma diyebiliyor. Bir İP’li çıkıp, ne delil var diye sorabiliyor. Bir başka ucube de İstiklal Caddesi saldırısını hükümetin düzenlemiş olabileceğini iddia edebiliyor. PKK/YPG’li teröristler yakalanmış ve her şeyi itiraf etmişken, zillet ittifakının teröristlere avukatlık yapması, terörizmin dümen suyuna girmesi utanç verici bir alçalmadır.

CHP’Lİ GRUP BAŞKAN VEKİLLERİNE TEPKİ

Teröriste tek bir şey söylemeyen veya söyleyemeyen CHP’li grup başkan vekilleriyle bazı milletvekillerinin HDP ile el ele tutuşup terörle mücadelede muazzam işler yapan İçişleri Bakanımıza saldırmaları, hükümeti karalamaya çalışmaları siyasi namus ve milli onur yokluğunun apaçık işaretidir. İçişleri Bakanımıza alçak diyen, haksız suçlamalarda bulunan, surda gedik açmak için çırpınan, kale duvarlarını yıkmak için dinamit görevi yapan, PKK/YPG adına saldıran terörsevicilerin topu aşağıların aşağısıdır, alçaktır, namerttir.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne iftira atanların alayı birden düşman saflarında paralı askerliğe talip olmuş müptezellerdir. Teröristlerin yapamadığını holiganları ve fanatik yandaşları yerine getirmek için kuyruktadır. Terör örgütlerinin sözcülüğe meyletmek, onların üslubuyla devlete ve hükümete hakareteler sıralamak haramzadeliktir. Türkiye’miz; bu yıkıcı ve vahim gelişmelerle beraber, bugün zillet partilerinin neden olduğu;

  • √ Ekonomik sızma, tehdit ve sömürme,
  • √ Kültürel ve tarihi değerlerimize sabotaj,
  • √ Varlığımıza yönelik stratejik tehdit,
  • √ Devlet kurumlarına yönelik kuşatma,
  • √ Milli yapımıza yönelik saldırı,
  • √ İnançlarımıza yönelik aşağılama,
  • √ Yoğun bir propaganda ablukası,
  • √ Gizli servislerin örtülü operasyonu ile karşı karşıyadır.

Hamd olsun hepsini, her seviyede karşılamaya hazırız, buna da muktediriz.
Biz devletimizin de, hükümetimizin de, güvenlik güçlerimizin de, milletimizin de her şart altında yanındayız, hodri meydan canımızla, kanımızla arkalarındayız.

Buradan teröristlere ve destekçilerine açık açık sesleniyorum: Ölünüzü, dirinizi, her gün birinizi, bir gün hepinizi müstahak olduğunuz sonuçlarla billahi yüzleştireceğiz. Taviz yoktur, teslimiyet yoktur, geri dönmek yoktur, geriden bakmak yoktur, hakkımızı, hukukumuzu ve huzurumuzu çiğnetmek asla söz konusu olmayacaktır.

“MÜTTEFİKLİK HUKUKUNA SAPLANMIŞ YENİ BİR HANŞERDİR”

Muhterem Arkadaşlarım, Pençe-Kılıç Harekatı teröristlerin kafalarına demir yumruk gibi inmiştir. Terör örgütünün barınakları, sığınakları, mağaraları, tünelleri, depoları, inleri tahrip ve imha edilmiştir. Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki; Kandil, Asos, Hakurk ile Ayn el Arap, Tel Rıfat, Cizire ve Derik bölgelerinde tespit edilen 89 hedefe havadan kılıç darbeleriyle müdahale edilmiş, 140 km’lik bir derinlik istikametinde arka arkaya sortiler yapılmıştır. İşin özünde bizim terörle mücadelemiz küresel güçlerle mücadeledir. PKK/YPG’yi eğitip donatan, para ve silah yardımıyla destekleyen başta ABD olmak üzere, fail ülkeler Türkiye’nin karşısındadır. Pençe-Kılıç Harekatı’ndan bir gün önce, ABD’nin Özel Kuvvetler Komutanın teröristlerin sözde mezuniyet törenine katılıp nasıl olduğu belli olan sözde başarılarından dolayı gurur duyduklarını açıklaması yalnızca skandal değil, müttefiklik hukukuna saplanmış yeni bir hançerdir.

“ABD, TÜRKİYE’YE AÇIK CEPHE AÇMIŞTIR”

Klasikleşmiş bir ifadeyle söylersek, Türkiye’nin iç politikası, ABD’nin dış politikasıdır. Devşirilmiş zillet ittifakı da bu dış politikanın tutsak alınmış uydusudur. PKK/YPG terör örgütünü kara gücü olarak isimlendiren, petrol kuyularında nöbete diken, bütçesinden yüksek meblağlarda kaynak ayıran ABD, Türkiye’ye açık cephe açmıştır. Biz bu cepheyi görüyoruz, reste rest diyecek mertliği ve yürekliliği sonuna kadar da gösteriyoruz. Pençe-Kılıç Harekatıyla ilgili ABD’ye bilgi verilip verilmediğinin izini süren bir İP’li milletvekilinin sivri ve sinirleri geren mütemadi beyanatları bir bakıma ABD’ye yakılan yeşil ışığın, sallanan ve selamlayan kirli elin teyididir.

Kalemizi içten çökertmek isteyen Amerika’nın gayri meşru paryalarına Türk milletinin asaletiyle cevap vereceğimizden, 2023’te bunların hakkından demokrasinin imkanlarıyla geleceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır. Cumhur İttifakı Çanakkale müdafaasıdır, Türkiye’yi geçmeye çalışanlara müsaade etmeyecektir. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizi duayla ve gönülden destekliyoruz. Dökülen her kanın hesabının sorulacağına inanıyoruz. Hesap vakti teröristlerin toprağa düşme vaktidir. Hiçbir hain kaçamayacak, kurtulamayacak, son pişmanlık da fayda etmeyecektir.

TERÖRİSTLERİN ROKETLİ SALDIRILARI

Terör örgütünün saldırılarını görmeyip Türkiye’yi suçlayanların bahtı bağlanmış, basiretleri kapanmış, aidiyet damarları kurumuştur.
Dün Gaziantep’in Karkamış ilçesine PKK/YPG’li teröristlerin Suriye’den düzenlediği roketli saldırıda maalesef 2 evladımız şehit olmuş, 19 evladımız da yaralanmıştır.

“TEK BİR TERÖRİST BIRAKMAYACAĞIZ”

Önceki gün de Kilis Öncüpınar Sınır Kapısı bölgesine roketli saldırıda bir askerimiz ile 7 polisimiz yaralanmıştır.
İstiklal Caddesi’nde yapılan kanlı saldırının hesabı nasıl sorulmuşsa, Karkamış ve Öncüpınar Sınır Kapısı bölgesine yapılan saldırıların hesabı da misliyle sorulacaktır. Terör saldırılarında hayatlarını kaybetmiş kardeşlerime Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, başımız sağ olsun diyorum. Tedavi altında bulunan kardeşlerimize de şifalar diliyorum. Tek bir terörist bırakmayacağız. Havadan başlayan operasyonların kara gücümüzle desteklenip tamamlanmasını da umut ediyor, bunu temenni ediyorum. 2023 yılında bu melanetin, bu musibetin kökünü bütünüyle kurutacağız.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÇOK GÜÇLÜDÜR”

Milletimiz müsterih olsun, Türkiye Cumhuriyeti çok güçlüdür. Tarih boyunca nice badireleri yendik, nice tuzakları bozduk. Kürt kökenli kardeşlerim de oynanan şer oyunların farkındadır. Ne PKK’nın, ne YPG’nin, ne HDP’nin Kürt kökenli kardeşlerimle hiçbir bağ ve bağlantısı yoktur, olmamıştır, kesinlikle de olmayacaktır. Milli birlik ve dayanışma ruhuyla, mazisi bin yıla dayanan kardeşlik şuuruyla her zorluğun, her zulmetin, her zalimliğin üstesinden geleceğimizi dostlarımız da, düşmanlarımız da akıllarından bir an olsun çıkarmamalıdır.

ERDOĞAN’IN SİSİ İLE GÖRÜŞMESİ

Değerli Arkadaşlarım, Sayın Cumhurbaşkanımızın Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’yle Katar’da kurduğu temas doğru bir temastır, bize göre arkası getirilmelidir. Bununla da kalınmamalı, Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Beşar Esad ile de görüşme vasatı açılmalı, terör örgütlerine karşı ortak bir irade oluşturulmalıdır. Türkiye’nin Mısır, Suriye ve Irak’la tarihten gelen çok güçlü bağları vardır ve bilinmektedir. Biz doğrudan ikili görüşmeleri başlatamazsak bozguncular aramızı iyice açacaklardır. Ülkemizin komşularıyla yapıcı, müspet, geliştirici ve samimi diyaloglar kurması aynı zamanda 2023’ün hedefleriyle de müzahirdir.

KILIÇDAROĞLU’NUN İSTANBUL BORSASI AÇIKLAMALARINA TEPKİ

Ayrıca CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun İstanbul Borsası’na yönelik suç oluşturan açıklamalarını kabul etmemiz, olağan görmemiz düşünülemeyecektir. Yatırımcıları korkutan, İstanbul Borsası’nın cazibesine ve saygınlığına gölge düşürmeye tevessül eden Kılıçdaroğlu sorumsuzdur, şuursuzdur. İstanbul Borsası’nın yükselişi devam edecek, önü de ardına kadar açık olacaktır. Borsa’ya bizim güvenimiz tamdır. İstanbul Borsası yerli ve yabancı yatırımcılar için en güvenli limandır.

GIDA FİYATLARINI FAHİŞ ŞEKİLDE ARTIRANLAR

Bu arada zincir marketlerde gün aşırı yapılan zamların toplumsal ve ekonomik huzurumuza tahammülsüzlük olduğu kanaatindeyiz. Ticaret Bakanlığımızın fırsatçıların üzerine kararlılıkla gideceğinden, keyfi ve hatta sinsi bir plan dahilinde fiyat etiketlerini şişirenlerden adli ve idari manada hesap soracağından kuşku duymuyoruz. Vatandaşlarımızın kesesine dokunan kim olursa olsun karşısındayız.

Sürekli zam yapan zincir marketlerin FETÖ’yle irtibat ve ilişkisinin titizlikle araştırılması gerektiğine de inanıyoruz. Milletimizin sırtına zam kamburu yerleştirmek isteyenler her yerde bizi karşılarında bulacaktır. Bu açgözlülere müsamaha gösterilmemelidir. Ekmeğimizden çalan, sofralarımızın tadını kaçıran, mutfaklarımıza karabasan gibi çöken kim varsa iki yakasından tutmak devletin asli vazifesidir, bu vazife de bihakkın yerine getirilecektir.

Bizim siyaset ve düşünce temelimizce, Bilge Kağan’ın öğüdü vardır, Dedem Korkut’un bilgeliği. Yunus Emre’nin sevgisi vardır, Hacı Bektaş’ın erdemi. Fatih’in vizyonu vardır, Mehmetçiğin cesareti. Atatürk’ün liderliği vardır, Türkeş Bey’in çağrısı. Cumhur İttifakı olarak, zalimin karşısında, mazlumun yanındayız.

Biz acımasız küresel sömürünün arasından milli sanayimizi yükseltmek istiyoruz. Bali’de geçen hafta toplanan G-20 Zirvesi’nden hemen sonra açıklanan Sonuç Bildirgesi’nde ifade edilen savaş çağı riskine karşılık, bölgemizde ve bütün dünyada barışın tesis edilmesini istiyoruz. Küresel yağma düzeninin oyununu bozup kendi kaynaklarımızı kullanmak istiyoruz. Yazılmış senaryoları reddedip kendi onurlu geleceğimizi belirlemek istiyoruz. Vatanımızı huzurla yaşanan bir istikrar merkezi yapmak istiyoruz. Kardeşliğimize sahip çıkmak istiyoruz. Bağımsızlığımızı korumak istiyoruz. Türkiye’mizi Lider Ülke yapmak istiyoruz.

Bunun için nefes alır gibi çalışıyoruz, inançla ve irfanla çabalıyoruz, buna da sonuna kadar devam diyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, başarılarla ve güzelliklerle dolu bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum. Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.

Read More

Haberler Mersin’deki görüntüler gündeme oturmuştu! 2 kişi yakalandı

Haberler Mersin’deki görüntüler gündeme oturmuştu! 2 kişi yakalandı

Haberler

Olay, 18 Kasım saat 21.00 sıralaında Hüseyin Okan Merzeci Bulvarı’nda meydana geldi. Mersin Üniversitesi (MEÜ) öğrencisi Hatice Aslan, 2 kız arkadaşı ile dışarı çıktı. Kaldırımda yürüyen genç kızların yanından geçen motosikletteki şüphelilerin attığı cisim, Aslan’ın sağ gözüne isabet etti. Acı içerisinde yere yığılan Aslan, ihbar üzerine olay yerine sevk edilen ambulansla hastaneye kaldırıldı. Korneası zarar gören Aslan, tedavisinin ardından taburcu edildikten sonra polise giderek şikayetçi oldu. Polis, saldırganın belirlenerek, yakalanması için çalışma başlattı.

haberler Mersindeki görüntüler gündeme oturmuştu 2 kişi yakalandı

150 KİŞİLİK EKİP KURULDU

Asayiş Şube Müdürlüğü bünyesinde kurulan 150 kişilik özel ekip, yaklaşık 700 güvenlik kamerası görüntüsünü izleyerek iki şüphelinin kimliğini tespit etti. Ahmet K. ve Bilal K. oldukları belirlenen şüpheliler, polis tarafından adreslerine düzenlenen baskınla yakalanarak emniyete götürüldü. Şüpheliler, emniyetteki ifadelerinde olayı, sosyal medyada gördükleri su dolu balonla oyun videoları üzerine gerçekleştirdiklerini söyledi. Şüphelilerin ifadelerinde başka kişilere de su dolu balon attıklarını itiraf ettikleri öğrenildi.

Read More

Haberler Devlet Bahçeli’den sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerle ilgili açıklama: Hepsine kadro verilmelidir

Haberler Devlet Bahçeli’den sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerle ilgili açıklama: Hepsine kadro verilmelidir

Haberler

Bahçeli’nin açıklamaları şöyle; Değerli Milletvekili Arkadaşlarım, Saygıdeğer Misafirler, Basınımızın Değerli Temsilcileri, Bugünkü Grup Toplantımızda, her zaman olduğu gibi, Türkiye’nin güvenliğini, milli birliğini, siyasi ve ekonomik çıkarlarıyla uluslararası ilişkilerini alakadar eden iç ve dış gelişmeler hakkındaki görüşlerimi sizlerle ve aziz milletimizle paylaşmak arzusundayım.

Bu vesileyle hepinizi en kalbi duygularımla, sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Yurt içinde ve yurt dışında, televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından, radyo kanallarından toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan değerli kardeşlerimize şükranlarımı sunuyorum. 20 Kasım 2022 Pazar günü “2023’e Doğru: Aday Belli, Karar Net” temasıyla planladığımız Samsun Açık Hava Toplantımızı vatandaşlarımızın muazzam katılımıyla gerçekleştirdik.

Allah’a şükrediyorum ki, dava ve gönül seferberliğimiz milletimiz nezdinde mükafatların en güzeliyle taltif ve takdir edilmektedir. Toplantı yaptığımız meydanlar dolup taşmaktadır. Konvoylarımız eşsiz muhabbet gösterileriyle selamlanmaktadır. 4 Eylül 2022 tarihinde Sivas’ta yaktığımız meşale gittiğimiz her yerde körüklenip 2023 hedeflerimize ışıklar salmaktadır. Büyük mutasavvıf Şems-i Tebrizi demişti ki: “İnanan bilir ki özlemlerin sonu vuslat, hüzünlerin sonu tebessümdür.”

İnşallah vuslatımız yakındır, sabırla ifa ve ikmal ettiğimiz çalışmalarımızın sonu da hepimizin yüzünü güldürecek kadar hayırlı olacaktır. Attığımız her adımı sevgiyle, sebatla, şükürle ve inançla perçinliyoruz. Sevmeyene karıncanın yük, sevene ise fillerin karınca olduğunu çok iyi biliyoruz. Biz bu ülkeyi çok seviyoruz.

Her insanımızı yüreğimizle ve ülkülerimizin sıcaklığıyla kucaklıyoruz. Masalarda değil, meydanlardayız; zalimlerin menüsü değil, zaferlerin meftunuyuz.Türk milletini huzurlu ve müreffeh bir geleceğe taşımanın amacındayız. Milliyetçi Hareket Partisi’ne yargısız infaza heves edenlere demokrasinin ve sandığın kaç bucak olduğunu göstermenin azmindeyiz. Haklı ve tarihi mücadelemizde kesinlikle gevşemeyeceğiz. Duyanlar duymayanlara anlatsın, Milliyetçi Hareket Partisi algı oyunlarını bozarak geliyor.

Milliyetçi Hareket Partisi iftira düzeneklerini yıkarak geliyor. Milliyetçi Hareket Partisi kiralık kalem sahiplerini yenerek geliyor. Milliyetçi Hareket Partisi sahtekârlığın ve soytarılığın rumuzu olan anket şirketlerini bozguna uğrata uğrata geliyor. Hiçbir engele takılmadan, hiçbir karanlık senaryoya aldırmadan, inanmış adımlarla hak ettiğimiz müstakbel ve müstahkem başarıya ulaşmak için gece demiyoruz, gündüz demiyoruz, en ufak yılgınlık göstermiyoruz. Yüz yıl evvel, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran, Türk vatanını kurtaran Türk milliyetçiliğinin, yüz yıl sonra aynı fikri mukavemet ve muhtevasıyla Cumhur İttifakı’nın milli ve ahlaki ilkeleri çerçevesinde Türk ve Türkiye yüzyılının imar, inşa ve ihyasında büyük rol oynayacağına gönülden inanıyoruz.

haberler Devlet Bahçeliden sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerle ilgili açıklama: Hepsine kadro verilmelidir

Hiç kuşkum yok ki, elbette yapacağız, hep birlikte başaracağız. Gelecek ay yıldızlı al bayrağın altındadır. Geleceğin süper gücü Türkiye Cumhuriyeti’dir. Cumhur İttifakı ise Türk milletinin gelecek umudu, beka ufku, birlik ve beraberlik şuurudur. 2023 yılında adayımız belli, kararımız nettir. Cumhurla Cumhuriyet tam olarak kenetlenmiştir.

“TÜRKİYE’MİZİN HIZINA HİÇ KİMSE YETİŞEMEYECEKTİR”

Onun bunun ağzına bakan, ona buna el avuç açan siyasi güruhun önümüze taş koyması, mücadelemizi sekteye uğratması, kararlı duruşumuzu sarsmaya kalkışması beyhudedir, boşuna gayrettir. 2023 yılında Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü cumhurun demokrasi zaferiyle kristalleşecek, hitamında Türkiye’mizin hızına hiç kimse yetişemeyecektir. El ağzıyla kuş tutmanın gafilliğiyle avunan zillet partilerinin başkanları bu süreçte sadece havlu atmayacaklar, geride kalan hayatlarını kireçlenmiş vicdanlarıyla, kifayetsiz zihniyetleriyle ve bundan mülhem hüsran verici travmatik çalkantıyla geçirmek durumunda kalacaklardır.

Biz Türk milletinin hadimiyiz. Biz Türkiye’nin, Türk dünyasının ve Türk milletinin hatır bilen, haya bilen, hakikat bilen, hakkaniyet bilen haysiyetli neferleriyiz, aziz milletimize mensubiyetten şeref duyan sevdalı yürekleriz. Biz Milliyetçi Hareket Partisi’yiz. Buradan açık hava toplantılarımıza katılan tüm dava arkadaşlarıma, tüm vatandaşlarıma şükranlarımı bilvesile sunuyorum. Allah’tan bizleri mahcup etmemesini niyaz ediyorum.

Değerli Milletvekilleri, Allah-u Teala’nın ilk emri okudur, ilk yarattığı da kalemdir. Kalem o andan itibaren kıyamete kadar olacak her şeyi yazmakla emrolunmuştur. Aklı kalemden, kalemi ahlaktan, ahlakı ilimden, ilmi imandan ayrı görmek, ayrı düşünmek zannederim çok zor, hatta imkansızdır. Kalemsiz kelam yetim, kelamsız kalem yitiktir.

“ÖĞRETMEN KALP SEFASIDIR, ÖĞRETMEK İSE KADİR VE KABİLİYET SEFARETİDİR”

Peygamber Efendimiz bir hadisinde, ilim ve alimleri sevenlere katiyen günah yazılmayacağını buyurmuştur. Bizim inanışımızda, alimin ölümüyle alemin ölümü bir tutulmuştur. İlim ve hikmet sahibi, alim ve arif şahsiyetli büyüklerimiz tarihin her döneminde milletimizin yüz akları olmuş, Türk-İslam aleminin mümtaz karakterleri olarak anılmışlar ve saygı görmüşlerdir. “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” sözüyle, “ilim Çin’de de olsa gidip alınız” öğüdü maddi ve manevi temellerimizin nasıl bir iradi ve fikri cevherle zenginleştirildiğinin somut ve yalın göstergesidir. Öğrenmek kalp sefasıdır, öğretmek ise kadir ve kabiliyet sefaretidir.

Ruhu büyük olanların, yaşadığı dönemlere sığmayıp çağlar üstüne sıçrayanların mutlaka rahle-i tedrisinden geçtikleri bir öğretmenleri, bir büyükleri, dağ gibi arkalarında duran bir hocaları vardır ve bu durum kaçınılmaz bir hayat gerçeğidir. İlk kalemi elimize aldığımızda, ilk harfi beyaz sayfalara yazdığımızda, ilk heceyi okuduğumuzda hayat boyu devam edecek, yaklaştıkça uzaklaşacak, uzaklaştıkça çekim gücünü artıracak bir süreç de başlamış olacaktır.

Nerede durup nerede sonlanacağını Allah’ın bildiği bu fani hayatın en büyük mucizesi akletmek, buna dayanarak öğrenmek, bundan daha da mühimi sabırla öğretmektir. Tarihin mimarı tek tek insanlardan mürekkep milletler, milletlerin ve medeniyetlerin mimarı da öğretmenlerdir. Öğretmen demek dünya demektir. Takdir edeceğiniz üzere, karamsarlığın ve ümitsizliğin köküyle küstahlığın ve cehaletin kaynağı bir ve aynıdır. Öğretmen ise cehaletin avcısı, ümitlerimizin kamçısı, öğrenme susuzluğumuzun pınarı, kendimizi ve çevremizi tanıma arayışımızın rehber pırıltısıdır.

“ÖĞRETMENLERİMİZİN ÖĞRENCİLERİNE YAKIN İLGİ VE ALAKASI BANA KALIRSA ALLAH’IN MÜSTESNA BİR HEDİYESİDİR”

Biliyoruz ki, eğitim ve öğretim dediğimiz çok boyutlu hayat, satırlar ve sınıflar arasında değil, gönüller arasındadır. Öğretmen de gönülleri buluşturan, geleceğimizin hamurunu yoğuran ön yüzümüz, öncü kaşiflerimizdir. Öğretmen, gerçekte ona yakın olanları ve öğrencilerini doyuran, teselli eden, ileriye dönük dağınık ve başıboş hareketlerine çeki düzen verip programlayan, seven, sevdiren, güzeli gösteren, iyiyi öğreten, akıl ve ahlak uyumunu temin edip hayatla birleştiren yüksek misyonun unvanıdır. İnsan ilişkilerinin sevgi ve dayanışmaya dayalı kaynaklarının kuruyup maddi esaslara doğru süratle kaydığı günümüzde, öğretmenlerimizin öğrencilerine yakın ilgi ve alakası bana kalırsa Allah’ın müstesna bir hediyesidir.

Öğretmeni sevmek insanın kendisini sevmesidir. Öğretmen her insana çöldeki memba suyudur. Ruh safiyeti ve derinliği kazanmanın ilk yolu sınıflarda parlayan müşfik ve muhterem aydınlık simalarla mümkündür. Nitekim öğretmenlerimiz ivazsız ve garazsız büyük ruh mimarlarıdır. Ve onlara karşı kalbimiz minnet hisleriyle doludur.

Çözülen Osmanlı İmparatorluğu’ndan dirilen Türkiye Cumhuriyeti’ne geçişte asıl ve gerçek mihmandar da öğretmenler olmuştur.
İnsanın araştırma ve merak alanının sınırı yoktur. Her insanın iç alem ve medeniyeti başka başkadır. Akla koyulan ambargolar, zihne iliştirilen yaptırımlar eş zamanlı olarak serbest düşünceyi kısıtlamanın yanında insanları da önyargıların kalıplarına hapsetmektedir. Mutlu ve huzurlu, kaygı ve korkudan sıyrılmış, geçim derdini yenmiş, sosyal ve ekonomik refaha erişmiş bir öğretmen milletimizin en kudretli gücüdür. Bu güç geleceğin koordinatlarını çizecek, gelecek nesilleri yetiştirecektir.

Öğretmenin hayatı, ailesi ve öğrencileri arasında olmak suretiyle en az iki koldan akış halindedir. Bu akışın tıkanması, bu akışta görülen daralmalar ve sorunlar öncelikle yarınlarımızı riske atacaktır. Bizim gelecekten tasarruf etmeye, geleceği hiçe saymaya, geleceğin üzerine kırmızı kalem çekmeye ne hakkımız, ne haddimiz, ne de yetkimiz vardır. O halde öğretmenlerimize ne yapsak, hangi hakları versek bin defa helal olsun diyorum, bu mücadelede üzerimize ne düşüyorsa yapmanın mertçe sözünü veriyorum.

“ATANAMAYAN HİÇBİR ÖĞRETMEN BIRAKMAYACAĞIZ”

3 Şubat 2022 tarihinde TBMM’de kabul ettiğimiz, 14 Şubat 2022 tarihinde de Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Öğretmenlik Meslek Kanunu” çok ciddi bir kazanım ve gelişmedir. 15 Ocak 2023 tarihinden başlamak üzere, eğitim ve öğretim tazminatlarının yükselecek olmasının yanı sıra 3600 ek göstergeye de hak sahibi öğretmenlerimiz resmen kavuşacaklardır. Şimdiden hayırlı olsun diyorum. Öğretmenlerimizin her daim yanında olacağız. Atanamayan hiçbir öğretmen bırakmayacağız. Ücretli, sözleşmeli veya bir başka ad ve tanım altında hiçbir öğretmen kalmamalı, hepsi kadroya geçirilmelidir. Kanaatimiz ve kararlılığımız budur.

Çünkü öğretmenin hayatı Türklüğün yekpare kimliğidir. Kutlu geçmişimizi nurlu bir geleceğe taşıyan, Türk insanının has çizgilerini tek tek tespit edip ortaya çıkartan, çıkmasına doğrudan hizmet eden öğretmenlerimizdir. Kuşkusuz fedakarlık simgesi olan öğretmenlerimizin haklı taleplerini biliyor ve çözümü için de elimizi taşın altına koymaya hazır olduğumuzu ifade ediyorum.

Ancak biz bardağın daha çok dolu tarafına bakıyoruz. Boş kısmının da zamanla el birliğiyle dolacağına inanıyor ve Cumhur İttifakı olarak bunu gerçekleştireceğimizi düşünüyorum. 24 Kasım 1928 tarihinde yayımlanan “Millet Mektepleri Talimatnamesi” gereğince, ülkemizin her köşesinde Millet Mektepleri açılarak, yeni harflerle okuma-yazma seferberliği başlatılmış, Aziz Atatürk de bu çalışmalara “Millet Mektepleri Başöğretmeni” sıfatıyla katılmıştır. Millet Mekteplerinin açılışı ve Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından buyana Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.

Başta görevi başında hain terör saldırıları sonucunda şehit düşen, ayrıca bir sebeple hayatını kaybetmiş bütün öğretmenlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, çalışan veya emekli tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyor, saygılar sunuyorum. Değerli Arkadaşlarım, Ahlaklı insan, sorumluluk bilinci yüksek insan demektir. Bu bilinç hali vicdana işlerlik katmakla birlikte, üstlenilen görevlere de işlevsellik kazandıracaktır. Bir sorunun başka bir sorunla çözüldüğü ise görülmemiştir.

Sorumsuz ve sorunlu kişilerin bir defa dürüst ve samimi olmaları ham bir hayaldir. Tutarsızlığın, ilkesizliğin ve ilkel dürtülerin pençesinde ömür tüketen hastalıklı zihniyetlerin değerler hiyerarşimize devamlı saldırı halinde bulunmaları esasında tedavülde bulunan karanlık bir senaryonun varlığına bariz delildir. Sesi çok çıkanların haklı görülmesi, avazı çıktığı kadar bağırıp kötü niyetlerini örtbas edenlerin meşru sayılması, dahası bunların koro halinde insanlık onurundan bahsetmeleri hem imkansız hem de izansız bir beklentidir. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklemek akıl tutulmasıdır. Hep aynı yoldan giderek ayrı bir yola çıkılacağını sanmak gaflettir.

“HER SEFERİNDE ÇÜRÜK TAHTAYA ÇİVİ ÇAKMAKLA UĞRAŞAN VATANSIZLARDIR”

Aynı ezberleri tekrar ederek değişik anlamların doğacağını ummak eğer aptallık değilse biliniz ki şaşkınlık ve dağınıklıktır. Bölücü çevrelerin, terör örgütlerinin, onlara yardım ve yataklıkta eşik tanımayan lekeli işbirlikçilerin ağızlarından düşürmedikleri kavramlar hepimizin ve herkesin malumudur. Sıkıştıkları her saha ve zeminde demokrasi propagandası yapan bölücü ve yıkıcı odaklar, aslında anarşizme ve despotizme saplanmış meşrep ve mizaçlarını gizlemenin telaşına kapılan bayraksızlardır. Barıştan, haktan, hukuktan bahsedip bu değerlerin hilafına yapmadıkları iğrençlik ve ihanet bırakmayanlar her seferinde çürük tahtaya çivi çakmakla uğraşan vatansızlardır.

Bir kavrama sık sık müracaat etmek ona itibar ve itimat edildiğinin göstergesi olamayacaktır. Yalanı gerçekle besleyen gri propaganda ustalarına aldanacak da hiç kimse kalmamıştır. İnsan haklarını en çok terennüm ve telaffuz edenler, bu hakka en fazla zarar veren zırva kişilerdir. Zehri zemzem suyu diye servis edenlerin, hıyaneti hak kılıfıyla gizleyip örtenlerin foyası artık meydanda, ipliği de pazardadır. Müslüman Türk aynı delikten iki defa ısırılamaz. Isırmaya çalışanların da ya dili ya da kafası kopacaktır.

Hak kavramının bir hukuki bir de manevi tarifi vardır. Hukukta, hak kendi içerisinde kamusal haklar ile özel haklar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Özel haklar ise mutlak haklar ile nisbi haklar adı altında iki kategoride ele alınmaktadır. Hak, hukuken korunan ve sahibine bu korunmadan yaralanma yetkisi tanıyan bir değer kavramıdır. Kur’an-ı Kerim’de 247 yerde geçen hak kelimesi ayeti kerimelerin çoğunda batılın zıddı olarak anlam ve yer bulmuştur. Hak, haklınındır, hakkedenindir, bunun ismi de Merhum Hocamız Prof.Dr. Erol Güngör’e göre adalettir.

Türk kültür hayatının, bunun yanında Türk milliyetçiliğinin muteber yüzlerinden birisi olan Merhum Hocamız Prof.Dr. Ahmet Süheyl Ünver, Türklerin adaletle bir memleketi yani bir mekanı değil, zamanı fethetmeyi bildiklerini söylerken bir yönüyle koskoca tarihimizi özetlemiştir. Bu kapsamda hakkı adaletten tefrik etmek mümkün değildir.

“KÜFÜR BİR HAK DEĞİL, BİR AHLAK SORUNUDUR”

Şimdi gelelim asıl mevzumuza, asıl meramımıza. İhanet bir hak değildir, kötülük bir hak değildir, suç işlemek bir hak değildir, insan öldürmek bir hak değildir, bunların hepsi hukukun direkt konusudur. Biz kişi hak ve hürriyetine, yine kişisel mahiyette ifade ve düşünce serbestliğine bir başkasının güvenlik ve hürriyet sınırlarını ihlal etmediği sürece amasız, önşartsız bağlıyız, saygılıyız ve pek tabii sadığız. Fakat bu haklar kişisel olmaktan çıkıp kolektif bir özelliğe büründüğü andan itibaren itirazımız ve karşı çıkışımız kaçınılmazdır. Küfür bir hak değil, bir ahlak sorunudur.

Terör bir hak değil, ağır bir insanlık suçudur. Geldiğimiz bu aşamada merakımız şudur: Temel hak ve hürriyetler ekseninde mangalda kül bırakmayan çevrelerin asıl varmak ve ulaşmak istediği yer neresidir? Sözde büyük Kürdistan’ın kurulması bu çürümüşlere göre bir hak mıdır? Emperyalizmin maşası olmak, küresel cinayetlere sessiz kalmak, insan onurunun ayaklar altına alınmasına tepkisiz durmak bir hak mıdır? Yoksa bir hayasızlık mıdır?

“6 İNSANIMIZI KATLETMEK BİR HAKKIN KONUSU MUDUR, YOKSA ŞEREFSİZLİĞİN Mİ GÖSTERGESİDİR?”

ABD’nin 10 Kasım 2022 tarihinde, Litvanya’da “Dünya Özgürlükler Kongresi”ni toplayıp hedef ülkelerin muhaliflerini aynı potada buluşturması, mesela Enes Kanter isimli tescilli teröristin oraya katılması, bu çerçevede Cumhurbaşkanımızın iftiralara maruz kalması bir hak mıdır? Yoksa düşmanca bir kampanya mıdır? LGBT’yi desteklemek, Türk ve İslam’ın kıymet hükümlerine husumet cephesi açmak bir hak mıdır? Yoksa bir sapkınlık mıdır? İstiklal Caddesi’nde bombayla bebek arabası devirmek, Ecrin ve Yağmur evlatlarımızla birlikte 6 insanımızı katletmek bir hakkın konusu mudur? Yoksa şerefsizliğin mi göstergesidir?

Televizyon ekranlarında sabitleşmiş sahte ve sabit fikirli sözde yorumculara, kerameti kendinden menkul cehil uzmanlara, aydınım diye ortalıkta gezinip fecrimizi ve nefesimizi kesmeye odaklanmış şarlatanlara bilmediğimiz hangi hak ve hukuk zemininde katlanmak, dayanmak mümkün ve muhtemeldir? Türkiye düşmanlarıyla mücadele, ihanete beden olmuş grup, örgüt, oluşumlara direnme hem hakkımız hem de sonuna kadar görevimizdir. Türk milleti hakkını yedirmeyecek, haksızlığa boyun eğmeyecektir.

“MERDİVENİ TIRMANIRKEN ÇOK DİKKATLİ OLMAK DURUMUNDAYIZ”

Eğer hakkımızı aramazsak, eğer hakkımızdan vazgeçersek, eğer hain emellerin hak söylemlerinin altında kalırsak önce şerefimizden, sonra da vatanımızdan mahrum olacağımız bir tarih gerçeği halinde karşımıza çıkacaktır. Merdivenden tırmanırken çok dikkatli olmak durumundayız. Ezkaza, Allah muhafaza, bu esnada düşersek, unutmayınız ki, ya ayağımızı yanlış bir yere basmışızdır, ya dengemizi kaybetmişizdir, ya başımız dönmüştür, ya da birileri taammüden itmiştir.

Türk milletinin her ferdi temiz doğup temiz yaşamaktadır. Milletimizin her güzel insanı iyi kalpli, halimselim fıtratlıdır. Biz harmanda savrulan denelerden olmayacağız. Tarlamızı hiç kimseye sürdürmeyeceğiz. Hakkımız, Hakk’ın lütfudur, bundan ödün vermeyeceğiz. Terörle ve terörizmle kesintisiz mücadele hakkımızdır. Bu hak milli güvenliğimiz, milli bekamız, milli varlığımız için hayat memat konusudur. Tek bir teröristin yaşamasına dahi artık göz yumamayız.

“HDP, TBMM’YE SIZMIŞ DÜŞMAN BAKİYESİDİR”

Terör örgütleriyle, yemlendikleri arpalıklarla, arkasında duran ahlaksızlarla tarihi bir hesaplaşmanın içindeyiz. 19 Kasım 2022 gecesi icra edilen Pençe-Kılıç Harekatı Türkiye’nin ve Türk milletinin hukuki ve meşru bir hakkıdır. Bu harekata karşı gelen, bu harekatın durdurulmasıyla ilgili dünyaya çağrı yapan HDP, TBMM’ye sızmış düşman bakiyesidir. Böylesi parti görünümlü bir örgütün siyaset hayatımızda bulunması haksızlıktır.

“AYM HALA NEYİ BELEDİĞİNİ SORMAYALIM MI?”

Bu bölücü şebeke kapatılmasın da Hazine’den aldığı yardımlarla teröristlere para aktarmaya devam mı etsin? Buna göz mü yumalım? Fahiş adaletsizliğe sesimiz çıkmasın mı? Anayasa Mahkemesi’nin hala neyi beklediğini sormayalım mı?

HDP, Türk siyasetine tuzaklanmış zaman ayarlı bombadır. Bu bomba ya bombacıların elinde patlayacak ya da patlatılacaktır. 2023 yılında bölücü siyasete artık son verilmelidir. İlle de siyaset yapalım diyorlarsa, toplasınlar büyük kongrelerini, iltihak ve irtica etsinler tek yumurta ikizleri Cumhuriyet Halk Partisi’ne. Nasıl olsa siyasetleri aynıdır, tıynetleri aynıdır, niyetleri aynıdır, melanet hedefleri de aynı kavşağa açılmaktadır. Buradan baktığımızda CHP’yi HDP’den, HDP’yi de CHP’den ayrı görmemiz, ayrı tutmamız hayal ötesi bir durumdur. Öldürülen teröristlere baş sağlığı dilemek, Türk askerini suçlamak, Türkiye’nin karşı cephesinde konuşlanmak bir hak değil, habisliktir, hainliktir, hafifmeşrepliktir.

“AL BAYRAĞIN GÖLGESİNDE DE DURAMAZLAR”

HDP ile iş tutup aynı iptidai gayeler etrafında toplanan herkes bu sözümün aracısız muhatabıdır. İstiklal Caddesi’nde kirli bir organizasyon olduğunu, bu kanlı saldırının 2023 seçimleri için siyasi bir mahiyet taşıdığını iddia ve ifade edenler bu milletin evladı olamazlar, bu vatanın sahibi olamazlar, al bayrağın gölgesinde de duramazlar. CHP’nin bazı yöneticilerine bakıldığında, İstiklal Caddesi’nde bomba patlatan teröristleri ve örgütlerini aklama ve arındırma çabasında oldukları fark edilecektir.

“CHP VE İYİ PARTİ’NİN HDP’DEN NE FARKI VARDIR?”

Belge var mı diye sormaları, terör saldırısını muamma olarak tanımlamaları vahim bir çarpıklıktır. İP’in bazı yöneticilerine bakıldığında, aynı tavır ve tutumla hareket ettikleri görülecektir. Bunlar terör örgütlerine bir nevi cephane taşıyan köksüzlerdir. Sorarım sizlere, bu iki partinin HDP’den ne farkı vardır? Bir CHP’li çıkıp, teröristin PKK üyeliği muamma diyebiliyor. Bir İP’li çıkıp, ne delil var diye sorabiliyor. Bir başka ucube de İstiklal Caddesi saldırısını hükümetin düzenlemiş olabileceğini iddia edebiliyor. PKK/YPG’li teröristler yakalanmış ve her şeyi itiraf etmişken, zillet ittifakının teröristlere avukatlık yapması, terörizmin dümen suyuna girmesi utanç verici bir alçalmadır.

CHP’Lİ GRUP BAŞKAN VEKİLLERİNE TEPKİ

Teröriste tek bir şey söylemeyen veya söyleyemeyen CHP’li grup başkan vekilleriyle bazı milletvekillerinin HDP ile el ele tutuşup terörle mücadelede muazzam işler yapan İçişleri Bakanımıza saldırmaları, hükümeti karalamaya çalışmaları siyasi namus ve milli onur yokluğunun apaçık işaretidir. İçişleri Bakanımıza alçak diyen, haksız suçlamalarda bulunan, surda gedik açmak için çırpınan, kale duvarlarını yıkmak için dinamit görevi yapan, PKK/YPG adına saldıran terörsevicilerin topu aşağıların aşağısıdır, alçaktır, namerttir.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne iftira atanların alayı birden düşman saflarında paralı askerliğe talip olmuş müptezellerdir. Teröristlerin yapamadığını holiganları ve fanatik yandaşları yerine getirmek için kuyruktadır. Terör örgütlerinin sözcülüğe meyletmek, onların üslubuyla devlete ve hükümete hakareteler sıralamak haramzadeliktir. Türkiye’miz; bu yıkıcı ve vahim gelişmelerle beraber, bugün zillet partilerinin neden olduğu;

  • √ Ekonomik sızma, tehdit ve sömürme,
  • √ Kültürel ve tarihi değerlerimize sabotaj,
  • √ Varlığımıza yönelik stratejik tehdit,
  • √ Devlet kurumlarına yönelik kuşatma,
  • √ Milli yapımıza yönelik saldırı,
  • √ İnançlarımıza yönelik aşağılama,
  • √ Yoğun bir propaganda ablukası,
  • √ Gizli servislerin örtülü operasyonu ile karşı karşıyadır.

Hamd olsun hepsini, her seviyede karşılamaya hazırız, buna da muktediriz.
Biz devletimizin de, hükümetimizin de, güvenlik güçlerimizin de, milletimizin de her şart altında yanındayız, hodri meydan canımızla, kanımızla arkalarındayız.

Buradan teröristlere ve destekçilerine açık açık sesleniyorum: Ölünüzü, dirinizi, her gün birinizi, bir gün hepinizi müstahak olduğunuz sonuçlarla billahi yüzleştireceğiz. Taviz yoktur, teslimiyet yoktur, geri dönmek yoktur, geriden bakmak yoktur, hakkımızı, hukukumuzu ve huzurumuzu çiğnetmek asla söz konusu olmayacaktır.

“MÜTTEFİKLİK HUKUKUNA SAPLANMIŞ YENİ BİR HANŞERDİR”

Muhterem Arkadaşlarım, Pençe-Kılıç Harekatı teröristlerin kafalarına demir yumruk gibi inmiştir. Terör örgütünün barınakları, sığınakları, mağaraları, tünelleri, depoları, inleri tahrip ve imha edilmiştir. Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki; Kandil, Asos, Hakurk ile Ayn el Arap, Tel Rıfat, Cizire ve Derik bölgelerinde tespit edilen 89 hedefe havadan kılıç darbeleriyle müdahale edilmiş, 140 km’lik bir derinlik istikametinde arka arkaya sortiler yapılmıştır. İşin özünde bizim terörle mücadelemiz küresel güçlerle mücadeledir. PKK/YPG’yi eğitip donatan, para ve silah yardımıyla destekleyen başta ABD olmak üzere, fail ülkeler Türkiye’nin karşısındadır. Pençe-Kılıç Harekatı’ndan bir gün önce, ABD’nin Özel Kuvvetler Komutanın teröristlerin sözde mezuniyet törenine katılıp nasıl olduğu belli olan sözde başarılarından dolayı gurur duyduklarını açıklaması yalnızca skandal değil, müttefiklik hukukuna saplanmış yeni bir hançerdir.

“ABD, TÜRKİYE’YE AÇIK CEPHE AÇMIŞTIR”

Klasikleşmiş bir ifadeyle söylersek, Türkiye’nin iç politikası, ABD’nin dış politikasıdır. Devşirilmiş zillet ittifakı da bu dış politikanın tutsak alınmış uydusudur. PKK/YPG terör örgütünü kara gücü olarak isimlendiren, petrol kuyularında nöbete diken, bütçesinden yüksek meblağlarda kaynak ayıran ABD, Türkiye’ye açık cephe açmıştır. Biz bu cepheyi görüyoruz, reste rest diyecek mertliği ve yürekliliği sonuna kadar da gösteriyoruz. Pençe-Kılıç Harekatıyla ilgili ABD’ye bilgi verilip verilmediğinin izini süren bir İP’li milletvekilinin sivri ve sinirleri geren mütemadi beyanatları bir bakıma ABD’ye yakılan yeşil ışığın, sallanan ve selamlayan kirli elin teyididir.

Kalemizi içten çökertmek isteyen Amerika’nın gayri meşru paryalarına Türk milletinin asaletiyle cevap vereceğimizden, 2023’te bunların hakkından demokrasinin imkanlarıyla geleceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır. Cumhur İttifakı Çanakkale müdafaasıdır, Türkiye’yi geçmeye çalışanlara müsaade etmeyecektir. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizi duayla ve gönülden destekliyoruz. Dökülen her kanın hesabının sorulacağına inanıyoruz. Hesap vakti teröristlerin toprağa düşme vaktidir. Hiçbir hain kaçamayacak, kurtulamayacak, son pişmanlık da fayda etmeyecektir.

TERÖRİSTLERİN ROKETLİ SALDIRILARI

Terör örgütünün saldırılarını görmeyip Türkiye’yi suçlayanların bahtı bağlanmış, basiretleri kapanmış, aidiyet damarları kurumuştur.
Dün Gaziantep’in Karkamış ilçesine PKK/YPG’li teröristlerin Suriye’den düzenlediği roketli saldırıda maalesef 2 evladımız şehit olmuş, 19 evladımız da yaralanmıştır.

“TEK BİR TERÖRİST BIRAKMAYACAĞIZ”

Önceki gün de Kilis Öncüpınar Sınır Kapısı bölgesine roketli saldırıda bir askerimiz ile 7 polisimiz yaralanmıştır.
İstiklal Caddesi’nde yapılan kanlı saldırının hesabı nasıl sorulmuşsa, Karkamış ve Öncüpınar Sınır Kapısı bölgesine yapılan saldırıların hesabı da misliyle sorulacaktır. Terör saldırılarında hayatlarını kaybetmiş kardeşlerime Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, başımız sağ olsun diyorum. Tedavi altında bulunan kardeşlerimize de şifalar diliyorum. Tek bir terörist bırakmayacağız. Havadan başlayan operasyonların kara gücümüzle desteklenip tamamlanmasını da umut ediyor, bunu temenni ediyorum. 2023 yılında bu melanetin, bu musibetin kökünü bütünüyle kurutacağız.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÇOK GÜÇLÜDÜR”

Milletimiz müsterih olsun, Türkiye Cumhuriyeti çok güçlüdür. Tarih boyunca nice badireleri yendik, nice tuzakları bozduk. Kürt kökenli kardeşlerim de oynanan şer oyunların farkındadır. Ne PKK’nın, ne YPG’nin, ne HDP’nin Kürt kökenli kardeşlerimle hiçbir bağ ve bağlantısı yoktur, olmamıştır, kesinlikle de olmayacaktır. Milli birlik ve dayanışma ruhuyla, mazisi bin yıla dayanan kardeşlik şuuruyla her zorluğun, her zulmetin, her zalimliğin üstesinden geleceğimizi dostlarımız da, düşmanlarımız da akıllarından bir an olsun çıkarmamalıdır.

ERDOĞAN’IN SİSİ İLE GÖRÜŞMESİ

Değerli Arkadaşlarım, Sayın Cumhurbaşkanımızın Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’yle Katar’da kurduğu temas doğru bir temastır, bize göre arkası getirilmelidir. Bununla da kalınmamalı, Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Beşar Esad ile de görüşme vasatı açılmalı, terör örgütlerine karşı ortak bir irade oluşturulmalıdır. Türkiye’nin Mısır, Suriye ve Irak’la tarihten gelen çok güçlü bağları vardır ve bilinmektedir. Biz doğrudan ikili görüşmeleri başlatamazsak bozguncular aramızı iyice açacaklardır. Ülkemizin komşularıyla yapıcı, müspet, geliştirici ve samimi diyaloglar kurması aynı zamanda 2023’ün hedefleriyle de müzahirdir.

KILIÇDAROĞLU’NUN İSTANBUL BORSASI AÇIKLAMALARINA TEPKİ

Ayrıca CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun İstanbul Borsası’na yönelik suç oluşturan açıklamalarını kabul etmemiz, olağan görmemiz düşünülemeyecektir. Yatırımcıları korkutan, İstanbul Borsası’nın cazibesine ve saygınlığına gölge düşürmeye tevessül eden Kılıçdaroğlu sorumsuzdur, şuursuzdur. İstanbul Borsası’nın yükselişi devam edecek, önü de ardına kadar açık olacaktır. Borsa’ya bizim güvenimiz tamdır. İstanbul Borsası yerli ve yabancı yatırımcılar için en güvenli limandır.

GIDA FİYATLARINI FAHİŞ ŞEKİLDE ARTIRANLAR

Bu arada zincir marketlerde gün aşırı yapılan zamların toplumsal ve ekonomik huzurumuza tahammülsüzlük olduğu kanaatindeyiz. Ticaret Bakanlığımızın fırsatçıların üzerine kararlılıkla gideceğinden, keyfi ve hatta sinsi bir plan dahilinde fiyat etiketlerini şişirenlerden adli ve idari manada hesap soracağından kuşku duymuyoruz. Vatandaşlarımızın kesesine dokunan kim olursa olsun karşısındayız.

Sürekli zam yapan zincir marketlerin FETÖ’yle irtibat ve ilişkisinin titizlikle araştırılması gerektiğine de inanıyoruz. Milletimizin sırtına zam kamburu yerleştirmek isteyenler her yerde bizi karşılarında bulacaktır. Bu açgözlülere müsamaha gösterilmemelidir. Ekmeğimizden çalan, sofralarımızın tadını kaçıran, mutfaklarımıza karabasan gibi çöken kim varsa iki yakasından tutmak devletin asli vazifesidir, bu vazife de bihakkın yerine getirilecektir.

Bizim siyaset ve düşünce temelimizce, Bilge Kağan’ın öğüdü vardır, Dedem Korkut’un bilgeliği. Yunus Emre’nin sevgisi vardır, Hacı Bektaş’ın erdemi. Fatih’in vizyonu vardır, Mehmetçiğin cesareti. Atatürk’ün liderliği vardır, Türkeş Bey’in çağrısı. Cumhur İttifakı olarak, zalimin karşısında, mazlumun yanındayız.

Biz acımasız küresel sömürünün arasından milli sanayimizi yükseltmek istiyoruz. Bali’de geçen hafta toplanan G-20 Zirvesi’nden hemen sonra açıklanan Sonuç Bildirgesi’nde ifade edilen savaş çağı riskine karşılık, bölgemizde ve bütün dünyada barışın tesis edilmesini istiyoruz. Küresel yağma düzeninin oyununu bozup kendi kaynaklarımızı kullanmak istiyoruz. Yazılmış senaryoları reddedip kendi onurlu geleceğimizi belirlemek istiyoruz. Vatanımızı huzurla yaşanan bir istikrar merkezi yapmak istiyoruz. Kardeşliğimize sahip çıkmak istiyoruz. Bağımsızlığımızı korumak istiyoruz. Türkiye’mizi Lider Ülke yapmak istiyoruz.

Bunun için nefes alır gibi çalışıyoruz, inançla ve irfanla çabalıyoruz, buna da sonuna kadar devam diyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, başarılarla ve güzelliklerle dolu bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum. Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.

Read More

Haberler SON DAKİKA: ABD’den, Türkiye’nin düzenlediği Pençe Kılıç Operasyonu açıklaması!

Haberler SON DAKİKA: ABD’den, Türkiye’nin düzenlediği Pençe Kılıç Operasyonu açıklaması!

Haberler

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Direktörü John Kirby, “Türkiye, özellikle güneyinde meşru terör tehdidi nedeniyle muzdarip olmayı sürdürüyor. Tabii ki her türlü kendilerini ve vatandaşlarını savunma hakları var” dedi. Ayrıca Kirby, “Bölgedeki bir operasyon, ortağımız SDG’nin DAEŞ ile mücadele kabiliyetlerini kısıtlayabilir. SDG ile bunun için ortaklık yapıyoruz ve DAEŞ üzerinde baskıyı devam ettirmek istiyoruz” diye konuştu.

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov da, “Türkiye’nin kendi güvenliğini sağlama konusundaki endişelerini anlıyor ve buna saygı duyuyoruz. Bu Türkiye’nin meşru hakkıdır. Aynı zamanda tüm taraflara genel durumun istikrarını bozacak adımlardan kaçınma çağrısı yapıyoruz” açıklamasını yaptı.

İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billström ise, “Türkiye terör saldırısına maruz kalan bir ülkedir ve terör saldırısına maruz kalan devletlerin kendini savunma hakkı vardır” ifadelerini kullandı.

Read More