James Webb Uzay Teleskobu, başarılı şekilde uzaya gönderildi

ABD Havacılık ve Uzay Dairesi NASA ve fazlası tarafından geliştirilen James Webb Uzay Teleskobu, başarılı şekilde uzaya gönderildi.

Tam 10 milyar dolarlık James Webb Uzay Teleskobu (James Webb Space Telescope), Avrupa Uzay Ajansı ESA imzalı kargo roketi Ariane 5 kullanılarak Kourou, Fransız Guyanası merkezli Guyana Uzay Merkezi’nden uzaya gönderildi.

JWST, eskiyen Hubble Uzay Teleskobu’nun bir bakıma yerini alması planlanan bir kızılötesi uzay teleskopu olarak büyük önem arz ediyor. Vikipedi’ye göre JWST tam anlamıyla bir ardıl olarak görev yapmayacak çünkü Hubble’ın gözlemleyebildiği bütün ışık dalga boylarına duyarlı olmayacak.

JWST’nin esas bilimsel hedefi evrende yer alan daha uzaktaki cisimleri diğer temel cihazlar veya Hubble’ın görmediği cisimleri gözlemlemek olacak. JWST, NASA’nın başkanlığında 15 farklı devletin, Avrupa Uzay Ajansı ve Kanada Uzay Ajansı’nın ortak yürüttüğü bir proje olarak öne çıkıyor.

Yörüngeye fırlatılması sürekli ertelenen teleskop için sonunda herkesi sevindiren adımı atan NASA, süreçten şu an büyük memnuniyet duyuyor. Tam 30 yıllık bir emeğin ürünü olan James Webb Uzay Teleskopu (James Webb Space Telescope), karşımıza heyecan verici bilimsel gelişmeler çıkaracak ve insanoğlunun bakış açısını değiştirecek.

James Webb Uzay Teleskopu öncesinde NASA, geçtiğimiz haftalarda başka önemli görevlere de imza attı

Örneğin SpaceX, geçtiğimiz haftalarda bir kez daha Falcon 9 roket kullanarak alçak dünya yörüngesine uydu götürdü. Bu uydu NASA tarafından geliştirilen bir teleskoptu.

NASA’nın Imaging X-ray Polarimetry Explorer (IXPE) olarak geçen bu uydusu, ilk olarak 2017 yılında duyuruldu. IXPE, kara delikler ve nötron yıldızları gibi kozmik kaynaklardan gelen X-ışınlarının polarizasyonunu ölçebilen ilk uydu olarak öne çıkıyor.

Bu açıdan spesifik olarak büyük gizemler barındıran kara deliklerin incelenmesi için kullanılacak uydu, insanoğlunun uzaya bakış açısını değiştirebilecek bir seçenek olarak dikkat çekiyor.

SpaceX, NASA’nın “Double Asteroid Redirection Test” ya da kısaca DART olarak geçen görevi kapsamında da geçtiğimiz haftalarda Falcon 9 kalkışı yapmıştı. DART sisteminin amacı, Dünya’ya çarpma riski bulunan asteroitlere bir uzay aracı çarpmak olarak açıklanıyor.

Zaman zaman bazı asteroitler Dünya’ya çarpma riski doğurulabiliyor. Dünya çok uzun yıllardır büyük bir asteroit çarpma riski yaşamadı ancak bu durum gelecek için risk olmadığı anlamına gelmiyor. Bu açıdan DART sistemi büyük önem arz ediyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

DART ile asteroitlere çarpılacak bir uzay aracının asteroit yörüngesini değiştirip değiştirmeyeceği test edilecek ve burada ilk deneme Dimorphos ile yapılacak.

En son ise NASA tarafından üç yıl önce Güneş’e doğru fırlatılan Parker Sondası, Güneş’in dış atmosferinin içine girdi ve buradan örnekler topladı. Beklendiği üzere yoğun ısı ve radyasyona maruz kalan Parker, sadece dış atmosferi geçebildi ancak buna rağmen ilk defa insan yapımı bir nesne Güneş’e dokunmuş oldu.

Direkt olarak astrofizikçi Eugene Parker’ın adını alan Parker Sondası, spesifik olarak 2018’de Güneş’e fırlatılmıştı. Daireler çizerek Güneş’e yaklaşan Parker, şu an görevine devam ediyor. Bilim insanlarına göre Güneş’in dış çeperi, yıldızın kendisinden daha sıcak.

Parker’ın bunun sebebini açıklayabileceği belirtiliyor. Eğer bir aksilik olmaz ise 2024 yılında Parker, Güneş’e Merkür’den daha yakın bir konumda olacak. Bu önemli gelişmeyi NASA, “Güneş’e dokunduk” başlıklı aşağıdaki paylaşım ile duyurmuştu.

İlginizi Çekebilir

Son dönemde en çok ses getiren robotlardan Ameca

Read More