Haberler ‘Güven ve istikrar iklimi kökleşecek’

Haberler ‘Güven ve istikrar iklimi kökleşecek’

Haberler

Erdoğan, özetle  şunları kaydetti: “Miladi yıl değişimlerini, aynı zamanda bir muhasebe ve murakabe vesilesi olarak görüyoruz. Bu yıl, salgına ilave olarak iklim değişikliğinin yol açtığı afetler, çeşitli ülkelerdeki istikrarsızlıklardan kaynaklanan gerilimler, bitmeyen göç dalgalarının yol açtığı acı görüntüler gibi yeni veya süregelen sıkıntılarla yüzleştik. Türkiye, hem güvenlik krizlerini, hem sağlık krizini, hem siyasi ve sosyal sınamaları başarıyla veren bir ülke olarak, kendini olumlu yönde ayrıştırmayı başarmıştır.”

33 bin fitte Mehmetçik’in yeni yılını kutladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ege, Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Bölgesinde gerçekleşen uçuş kapsamında 33 bin fitte Havadan İhbar Kontrol (HİK) uçağında bulunan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile telsiz telefondan görüştü. Erdoğan, seyir halindeki gemilerin personeli ve havadaki uçakların pilotların yeni yılını kutladı.

‘Milli ve stratejik gücümüz’

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, şunları söyledi: “Cumhur İttifakı’nın muazzez varlığı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin muhkem ve muteber vasfı Türkiye’nin milli ve stratejik gücü olmaya 2022’de de devam edecek, bunu hazmedemeyenler ise bir kez daha hüsrana uğrayacaktır. Suç nerede işlenmişse oraya müdahalede bulunmak, suçlu her nerede ise yakasından tutarak hukuk sınırları içinde mücadele etmek milli bekamızın şüphesiz bir gereğidir. Merkez Bankası’nın, TÜİK’in ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın kapısına haydut gibi dayanarak yıkım siyasetini kuvveden fiile geçirmeye çalışan, sivil itaatsizlik damarının açılmasını sinsi sinsi hedefleyen zillet zihniyetinin bölücülerle ittifakı artık tehdit boyutundadır.”

‘Şafak sökmek üzere’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2021’de Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi buhranın  arttığını belirterek, şunları kaydetti: “Öyle ki döviz kurunun her gün, hatta her saat rekor yenilediği günler halkımızı yoksulluğa mahkum etmiştir. Boğaziçi Üniversitesi’nin demir kapısına kelepçe vurulması ile ‘Merhaba’ dediğimiz 2021 yılını, Milli Eğitim Bakanlığı kapısına takılan asma kilit ile uğurluyoruz. Ancak milletimiz unutmasın ki gecenin en karanlık anındayız, yani şafak sökmek üzere. Güzel cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırmak üzere çıktığımız bu yolda zafere ulaşacağız.”

Read More

Haberler İnanılmaz olay! 5 gün önce eşini gömüyorsun tekrar çıkartıyorsun

Haberler İnanılmaz olay! 5 gün önce eşini gömüyorsun tekrar çıkartıyorsun

Haberler

Olay, 16 Aralık perşembe günü Kırıkkale’nin Delice ilçesine bağlı Çerikli beldesinde meydana geldi. İddiaya göre, beldede lokantacılık yapan Ecevit Anladı, (46) bir kahvehanede E.K. isimli şahıs ile tartışma yaşadı. Sözlü tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu başına sert cisimle darbe alan Ecevit Anladı yaralandı. Eve gelen Anladı, eşine olayı duyurmak istemedi. Aradan bir gün sonrada evinde yatarken fenalaştı. Yanında bulunan 16 yaşındaki oğlu Mahmut Tuncay ise 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak ambulans istedi. Ardından da annesini arayıp, babasının ağzından ve burnundan kan geldiğini söyledi. Eve gelen sağlık görevlileri Anladı’nın hayatını kaybettiğini belirledi.

EŞİNİN ÖLMEDEN ÖNCE KAVGA ETTİĞİNİ ÖĞRENDİ

Çevredeki dedikodular üzerine kocasının kavga ettiğini öğrenen eşi Fatma Anladı, durumu savcılığa bildirdi. Savcılık kahvehanedeki olaya tanık olan kişiler ile kavga ettiği E.K’nın ifadesine tekrar başvurdu. Alınan ifadelerin ardından savcılık kararıyla Ecevit Anladı’nın cenazesi, defnedildikten 5 gün sonra mezarından çıkartılarak otopsi için Kırıkkale Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Yapılan otopsi ön raporunda ise Anladı’nın vücudunun çeşitli yerlerinde çatlaklar ve darp izlerinin olduğu belirlendi. Savcılık talimatıyla jandarma ekiplerince gözaltına alınan E.K. sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Ecevit Anladı’nın cenazesi ise yapılan otopsinin ardından yeniden defnedildi. Fatma Anladı, 16 yaşındaki oğlu Mahmut Tuncay ile birlikte kocasının mezarı başına gelerek gözyaşlarını tutamadı.
Kocasının yaşadığı bu olayı İHA muhabirine anlatan Fatma Anladı, kavga sırasında başına şişe ile vurduklarını iddia ederek, aradan 5 gün sonra otopsi için mezarının açıldığını ve ön raporda da başında ve vücudunun çeşitli yerlerinde çatlaklar olduğunu söyledi.

“YALNIZ BİRİSİ HAPSE GİRDİ”

Otopsi sonrası bir kişinin tutuklandığını belirten Anladı, “Akşam eve geldi ‘uykum var uyuyacağım başım ağrıyor’ dedi, yattı. Öldükten sonra duydum ben kafasına vurup da travma yaşatıp aklını oynattıklarını bilmiyordum. Biri dövmüşler şişeyle vurmuş kafasına. Biri diyor çekyata yatırdı. Hepsi çelişkili ifade veriyor. Şişe ile vurdu diyorlar. Kuzenleri de varmış. 4’ü bir olmuş herhalde tam net bilmiyorum. Yalnız birisi hapse girdi. Erol Karadağ diye şahıs” dedi.

“SADECE KALP KRİZİ DENİLDİ BANA”

Çevredeki dedikodu ve duyumlar üzerine savcıya gittiğini dile getiren Anladı, “Ben bilmiyordum dayak yediğini. Bilsem niye gömdüreyim. Niye tekrar otopsiye çıkarttırayım. Olay yerini çağırttırayım. Öyle bir şey olur mu? Hastanede doktor da bir şey demedi bana. Darp falan hiç bir şey demedi. Sadece kalp krizi dedi. Dedim tansiyonu vardı. Başka bir şey demedi bana. Savcıya gittim ondan sonra bu ifadeleri alındı. Sözlü tartışma dediler” ifadesini kullandı.

“BENİM İÇİN ‘BUNUN BORCU VAR PARA İLE SUSTURURUZ’ DİYORLAR”

Anladı, karşı tarafın kendisine para teklifi yaptığını ifade ederek, “Utanmadan birde para teklif ediyorlar. Ben 26 sene onun ekmeğini yedim. Nasıl kanını koyayım yerde. ‘Bunun borcu var para ile sustururuz’ diyorlar da kimsesizin kimsesizi Allah var. Beni duyan büyüklerimiz var. Onlar inşallah yardımcı olur. Kim bu dünyada aç kalmış susuz kalmış. Herkese rabbim bir sebep vermiş. Ben buradan cumhurbaşkanımıza da sesleniyorum o da yardımcı olsun. Müge Anlı’ya sesleniyorum o da yardımcı olsun. Ben onu çok seviyordum” diye konuştu.

“5 GÜN ÖNCE EŞİNİ GÖMÜYORSUN TEKRAR ÇIKARTIYORSUN”

Savcılığın mezarı açma kararı aldığını anlatan Anladı, vücudunun çeşitli yerlerinde çatlak ve darp izlerinin olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
“Ondan sonra geldiler. Beni çağırdı 5 gün sonra Allah kimseye yaşatmasın 5 gün önce eşini gömüyorsun tekrar çıkartıyorsun. Hiç bir şey yoktu yüzünde sadece morartı vardı Savcı ‘bu senin eşin mi?’ dedi. Bende dedim ki ‘evet eşim’ sonra olay yeri doktorunu çağırdı. Sol tarafını çevirin dedi. Çevirdi baktı ‘bu darp’ dedi. Öyle deyince ‘yükleyin cenaze aracına’ dedi. İmza aldılar. Götürdüler ön rapor gelince savcımız toplayın hepsini tekrar ifadeye demiş. İfade de önce sözlü tartışma diyordu şimdi de ittim diyormuş. Bizim avukatımızda diyor ki; ‘bu itme değil diyor. Bu 4 kişinin işi’ şişe lafı dolaşıyordu. Şişe ile vurmuşlar büyük ihtimal diyor. Kafasına tramvayı ondan yaşatmışlar diyor. Ön raporda sol kulağında morluk olan yerinde 12 santim çatlak, yan tarafında çatlak, arkada çatlak, 3-4 yerinde çatlak, bacaklarında darp, kollarında darp yani ön rapor bu şekilde. Asıl raporda yılbaşından sonra gelir tahminimce.”

“ÇEVREYİ SUSTURMAYA ÇALIŞIYORLAR”

Anladı, “Bir de diyormuş ki; ‘bunun bu kadar canı hafif olduğunu bilmiyordum’ demiş. Bu ne demek ki Allah herkese aynı ölçüde can değeri veriyor. Hafif olduğunu bilmiyordum diyormuş bir de. Herkes olayı kapatmış, dövmüşler. Her şeyi yapmışlar. Bir de çevreye ‘yok doğru değil, öyle değil, böyle değil’ diye çevreyi de susturmaya çalışıyorlar. Olayı resmen yani kim vurduya getiriyorlar” diye konuştu.
16 yaşındaki oğlu Mahmut Tuncay ise babasına bunu yapanların cezasız kalmamasını isteyerek, “adalet yerini bulsun” dedi

Read More

Haberler Şimdi de gözlerde virüs salgını! Uzmanlar adenovirüse karşı uyarıyor

Haberler Şimdi de gözlerde virüs salgını! Uzmanlar adenovirüse karşı uyarıyor

Haberler

Halk arasında kırmızı göz hastalığı olarak da bilinen konjonktivit vakalarının sayısında son haftalarda yüksek bir artış olduğuna işaret eden Türk Oftalmoloji Derneği Oküler Enfeksiyon Birimi Başkanı Prof. Dr. Ulviye Yiğit, pandemi önlemlerinin gevşetilmesiyle beraber yeniden salgınlara dönüşen virüs enfeksiyonlarının gözleri de vurduğunu söyledi. Solunum yolu enfeksiyonlarına neden olmasıyla son günlerde oldukça gündemde olan adenovirüslerin, gözde de konjonktivite neden olan türleri olduğuna işaret eden Prof. Dr. Yiğit, bulaşıcılığının da çok yüksek olduğunu söyledi ve özellikle yakın temas, hijyene dikkat etmemek ve el göz teması ile hastalığın aile bireyleri arasında hızla yayılabildiğini, en çok da anaokulu gibi küçük yaş grubunda temasın engellenmesinin daha zor olması nedeniyle riskin daha yüksek olduğunu belirtti.

KOVİD ÖNLEMLERİ GÖZLERİ DE KORUDU

Geçen yıl konjonktivit vakalarının oldukça az görüldüğünü, çünkü Kovid nedeniyle insanların gerçekten maske, mesafe ve el hijyeni kurallarına çok dikkat ettiğini ancak önlemlerin gevşemesiyle beraber son birkaç hafta içinde vaka sayılarında ciddi bir artış yaşandığını söyleyen Prof. Dr. Yiğit, “Kliniklerimize gelen adenoviral konjonktivitler artmaya başladı. Adenovirüs’ün birkaç tipi var. ‘Faringokonjonktival ateş’ dediğimiz formunda, tam olarak üst solunum yolu enfeksiyonu ile birlikte seyreder. Yani farenjit, ateş, üst solunum yolu enfeksiyonu; hepsi bir arada gider. Tek bir virüs, hem kulak burun boğaz sistemini, hem üst solunum yolu sistemini etkiler, hem de konjonktiva’yı enfekte edebilir. Ama tek başına olan ‘adenoviral konjonktivit’te tutulum daha farklıdır. Şu anda da biz daha çok tek başına olan adenoviral konjonktivitlerin sayısında artış görüyoruz. Bunun da bir epidemi öncüsü olduğunu düşünüyoruz” dedi.

haberler Şimdi de gözlerde virüs salgını Uzmanlar adenovirüse karşı uyarıyor

YAYILIMI ÇOK HIZLI, GÖRME KAYBINDA DAHİ YOL AÇABİLİYOR

Yayılımı çok hızlı olduğu için hastalığın özellikle aile içerisinde ya da çok yakın temaslı kişiler arasında bulaşıcılığının son derece yüksek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yiğit, “Sadece konjonktivit tablosunu daha sık görüyoruz. Konjonktivit ile birlikte kulak önünde adenopati yani lenf bezi büyümesi de eşlik ediyor. Bu hastalarımızın tedavisine hemen başlıyoruz ve çok sıkı takip etmemiz gerekiyor. Çünkü eğer kornea dediğimiz gözün şeffaf tabakasının altında opasiteler (bulanıklık) oluşursa, bunların tedavisi çok ayrı bir önem arz ediyor. Görme kaybına dahi yol açabiliyor. Adenoviral konjonktivit’lerde belirtiler genellikle temaslı olma durumundan birkaç gün sonrasında başlıyor. Tek taraflı başlasa da yüzde 50 kadar vakada bir hafta içinde diğer gözde de tutulum görülebiliyor. Gözde kızarıklık, çapaklanma, sekresyon (salgı artışı) ve kulak önü lenf bezinin büyümesi şeklinde başlıyor. Ardından bir hafta ya da birkaç gün içerisinde diğer gözde de semptomlar görülebiliyor” şeklinde konuştu.

BELİRTİLER HAFTALARCA SÜREBİLİYOR

Kirpiklerde ciddi akıntı nedeniyle sabah gözlerin açılamaması, gözde belirgin kanlanma gibi rahatsız edici belirtilerle seyreden adenovirüs enfeksiyonlarının etkili bir tedavi yöntemi olmadığını, ancak semptomları geriletmeye yönelik tedaviler uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Yiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: “Viral enfeksiyonları artık Kovid’den de ülkece öğrendik. Viral durumların, enfeksiyonların net bir tedavisi yoktur. Ancak semptomları düzeltmeye yönelik tedavi uygulayabilirsiniz. Biz de hastalarımızı bu şekilde takip ediyoruz. Adenovirüsün gözdeki semptomları 1 ila 3 hafta sürebilir. Son derece ıstıraplı olabilir. Özellikle ışığa hassasiyet çok rahatsız eder hastaları. Çok fazla batma, yanma, ağrı hissi olabilir. Her iki subepitelyal opasite dediğimiz şeffaf tabakanın alt tabakalarında oluşan bulanıklık varsa, görme kaybı da eklenince hastalarımızın stresi bir kat daha artar ve onların tedavisi daha özellikli bir önem arz eder.”

BULAŞMA SÜRESİ UZUN, TEMASTAN KAÇINMAK ÖNEMLİ

Hastalığın bulaşma süresinin de uzun olabildiğini belirten Prof. Dr. Yiğit, “Birkaç günden birkaç haftaya kadar uzayabilir. Yani bulaştırıcılık zamanı çok uzun olduğu için temastan kaçınmak, bu anlamda çok önemlidir. Pek çok hastalıkta biliriz ki hastalık semptomları ortaya çıktıktan sonra bulaşıcılık çok kısa sürede ortadan kalkar. Özellikle viral hastalıklarda bu, bilinen bir şeydir. Ama adenovirüs böyle değildir. Semptomlar ortaya çıktıktan sonra hastalığın alevli halinden itibaren de bazen bir iki haftaya kadar uzayan bulaştırıcılık süreleri görülebiliyor” dedi.

haberler Şimdi de gözlerde virüs salgını Uzmanlar adenovirüse karşı uyarıyor

EL GÖZ TEMASINI MİNİMUMA İNDİRİN

Gözleri adenovirüs enfeksiyonundan korumanın en önemli yolunun, el göz temasını azaltmak olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yiğit, “Ayrıca kişisel eşyaların ortak kullanımı da riski artırır. Bu tür durumlarla son 2 senedir Kovid nedeniyle çok fazla karşılaşmıyorduk. Ama şu anda önlemlere uyum gevşedi. Hatta pandemi bitmemesine rağmen, pek çok ortamda kişiler aşılanmanın da verdiği rahatlıkla temas kurallarına riayet etmiyor. Bu, adenoviral konjonktivit için de artı bir risk faktörü oluşturuyor. Şu anda da aynı önlemleri devam ettirmek zorundayız. El göz teması olmamalı, özellikle hastalık süresince kişi asla normal havlu kullanmamalı; kağıt havlu ile yüzünü kurulamalı. Ayrıca yatak, yastık çarşaflarını son derece sık değiştirmek gerekli. Hatta mümkünse yastık kılıfının günlük değiştirilmesini öneriyoruz. Ayrıca kliniklerde de muayene aletlerinin son derece titiz bir şekilde temizlenmesi lazım. Çünkü bu da bir bulaş kaynağı haline gelebilir. Muayene ettiğimiz ortamları iyi bir şekilde dezenfekte etmezsek biz de bu salgının yayılımına katkı sağlamış oluruz. O yüzden her hastadan sonra mutlaka tüm aletlerin özel dezenfektanlar ile sterilize edilmesi gerekiyor” dedi.

YAYILIM AÇISINDAN ÇOCUK YAŞ GRUBU DAHA RİSKLİ

Hastaların evlerinde gözlerine ılık su kompresi yapmasında bir mahsur olmadığını belirten Prof. Dr. Ulviye Yiğit, ancak çok temiz pamuklar kullanılması gerektiğini belirterek uyarılarını şöyle sürdürdü: “Çok temiz bir pamuk ve kaynamış su ya da çay kullanılması gerekir. Bunların hiçbir zararı yok. Bizim en sık karşılaştığımız riski artıran davranışlardan biri ise aile üyelerinden biri hasta olduğunda, ona verdiğimiz ilacı diğerlerini de alıp aynı şekilde kullanması. Aile içi bulaşı hızlandıran durumlardan birisi bu. Çünkü damlalıkların ucu bir göz ile temas eder, sonra diğer bir kişi bunu kullanırsa yayılım daha hızlı bir şekilde gerçekleşiyor. Çocuk yaş grubu bana özellikle daha riskli geliyor. Çünkü anaokullarında bir tane çocukta varsa, öğretmenlerimiz ya da velilerimiz ne kadar çaba sarf ederse etsin, onları izole etmeniz mümkün olmuyor maalesef. O yüzden o yaş grubunda çok daha hızlı yayılabiliyor.”

Read More

Haberler Doktorları tehdit ettiği iddia edilen diş hekimine 7,5 yıl hapis istemi

Haberler Doktorları tehdit ettiği iddia edilen diş hekimine 7,5 yıl hapis istemi

Haberler

İstanbul’da yaşayan diş hekimi Cennet Taşdemir, annesi Hatice Timurkaan 4 yıl önce Kahramanmaraş’ta tedavi gördüğü özel bir hastanede hayatını kaybetti. Cennet Taşdemir, annesinin ölümünde hastane ve doktorların ihmali olduğunu öne sürmesinin ardından adli ve idari soruşturma başlatıldı.

Ancak, bu süreçte Kahramanmaraş Tabip Odası sosyal medyada herkese açık olan grupta, Cennet Taşdemir’in olayla ilgili; “İnanın ben sülalemdeki bazı kişileri zor tuttum. Ama keşke tutmasaydım. Bazen dayak hızlı çözüm olabiliyor” paylaşımı yaparak hekimleri hedef gösterdiğini ve kendisinin şiddet göstereceğini açıkça beyan ettiğini öne sürerek Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce yapılan incelemede, suç duyurusunda belirtilen paylaşımın yapıldığı tespit edildi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Cennet Taşdemir’in aynı grupta Fatih Fındık isimli bir kişinin yaptığı “Hastanelerde dayak atmaya devam. Çoğu çok karaktersiz” paylaşımını da beğendiği belirlendi. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Cennet Taşdemir, suçlamaları kabul etmeyerek yaptığı paylaşımın Kahramanmaraş Tabip Odası’nın iddia ettiği şekilde olmadığını söyledi. Taşdemir’in paylaşımını beğendiği Fatih Fındık ise yorumu ani bir kızgınlıkla yaptığını belirterek pişman olduğunu söyledi.

haberler

Cumhuriyet Savcılığınca yürütülen soruşturma sonunda diş hekimi Cennet Taşdemir ve Fatih Fındık hakkında; ‘Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit’ suçundan 7,5 yıla kadar hapisle cezalandırılması için düzenlenen iddianame Kahramanmaraş 5’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edilerek, kamu davası açıldı.

‘HEKİM UNVANINI KULLANAN BİR KİŞİNİN HEDEF GÖSTERMESİ KABUL EDİLEMEZ’

Kahramanmaraş Tabip Odası Başkanı Lütfi Tiyekli, Cennet Taşdemir’in hekimlik temel ilkelerini çiğnediğini, bu nedenle hakkında idari soruşturma başlatılması için de Taşdemir’i Türk Diş Hekimleri Birliği’ne şikâyet ettiklerini söyledi. Taşdemir hakkında Türk Diş Hekimleri Birliği’ne de idari yönden ceza verilmesi için başvurduklarını dile getiren Tiyekli, şöyle devam etti:

“Bu ülkede sağlık sisteminin en büyük yükünü çekenler hekimlerdir ve yaptıkları işler nedeniyle de övgüyü hak etmektedirler. Ama maalesef bilinçsiz, art niyetli insanlar, hekimleri hedef göstermekte, onların öldürülmesini, şiddet görmesini teşvik etmektedir. Bu olayda maalesef hekim unvanını kullanan diş hekimi Cennet Taşdemir, hekimleri aleni olarak tehdit etmekte ve onlara şiddet uygulanmasını istemektedir. Bu, bizim kabul edebileceğimiz bir durum değildir. Hekim unvanını kullanan bir kişinin meslektaşlarını hedef göstermesi, onlara şiddet gösterilmesini teşvik etmesi bizim kabul edebileceğimiz bir durum değildir. Bizim kaygılarımızı savcılık makamı da kabul etmiştir. Bu olayla ilgili 2 kişi hakkında kamu davası açılmıştır. Ama bu kişinin mesleki olarak da sorgulanması gerekir. Biz, bu konuda Türk Diş Hekimleri Birliği’ni göreve davet ediyoruz. Resmi olarak kendilerine de başvuruyu yaptık. Bu kişiye idari yönden de ceza verilmesi için gereği ne ise onun yapılmasını istiyoruz. Bu olaylar başka türlü önlenemez. Hekim unvanını kullansa da bir kişinin şiddeti övmesi, şiddetin yanında yer alması kabul edilmez bir durumdur. Biz, bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız.”

Read More

Haberler Göztepe’nin gözü Fenerbahçe’de! Hedef Allahyar

Haberler Göztepe’nin gözü Fenerbahçe’de! Hedef Allahyar

Haberler

02.01.2022 – 12:10 | | Onur ATIŞ / İZMİR, (DHA) –

Haberler Sport Toto Süper Lig’de ilk yarıyı 15 puanla düşme potasında bitiren Göztepe, transferde gözünü Fenerbahçe’ye çevirdi.

haberler Göztepe'nin gözü Fenerbahçe'de! Hedef Allahyar

Sarı-lacivertlilerde sezon başında süresiz kadro dışı kalan Sinan Gümüş ve forma şansı bulamayan Burak Kapacak’ı listesine alan sarı-kırmızılıların Allahyar Sayyadmanesh’i de istediği bildirildi. 

Ukrayna’nın Zorya ekibinde kiralık olarak forma giyen ve Fenerbahçe’ye dönen İranlı golcüyü kiralamayı düşünen Göztepe’nin girişimlere başladığı ifade edildi.

Zorya’da 23 resmi maça çıkan 20 yaşındaki forvet, 9 gol atarak iyi bir performans ortaya koydu. Sayyadmanesh’in Fenerbahçe ile 2024 yılına kadar mukavelesi bulunuyor. 

haberler Göztepenin gözü Fenerbahçede Hedef Allahyar

Read More

Haberler Araçtan köpeğe ateş edip yaralayan şüpheli yakalandı

Haberler Araçtan köpeğe ateş edip yaralayan şüpheli yakalandı

Haberler

Olay, Viranşehir’in Gönüllü Mahallesi yakınlarında  31 Aralık 2021 günü saat 16.00’da meydana geldi. İddiaya göre, ilçe merkezine gitmekte olan sürücüsü öğrenilemeyen 63 HU 987 plakalı kamyonetten seyir halindeyken, yolun karşısına geçen köpeğe tüfekle ateş edildi. Saçmaların isabet ettiği köpek yaralandı. Yolun ortasına yığılan köpeğin vurulma anı ise kamyonetin arkasından gelen başka bir sürücü tarafından saniye saniye cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Yaralı köpek yol ortasında kalırken, sürücüler ise durmayıp yoluna devam etti.

haberler Araçtan köpeğe ateş edip yaralayan şüpheli yakalandı

GÖRÜNTÜLER TEPKİ TOPLADI

Köpeğin vurulma anına ilişkin görüntüler, sosyal medyada paylaşılmasının ardından tepkilere neden oldu. Görüntüler üzerine Viranşehir Kaymakamlığı talimatıyla jandarma ekipleri harakete geçti. Yaralı köpeğin bulunması için ekipler arama çalışmasını başlatırken, Viranşehir Kaymakamlığı ise yazılı açıklama yaptı. Açıklamada olayın faili olan şüphelinin jandarma ekipleri tarafında gözaltına alındığı belirtilerek, şöyle denildi:

“31.12.2021 günü saat 16:00 ile 17:00 arasında ilçemiz Gömülü Mahallesi sınırları içerisinde bir sokak köpeğine ateşli silah ile ateş edildiği ve olayla ilgili video görüntülerin olduğu bilgisi vakit kaybedilmeksizin jandarma ekiplerimizce değerlendirilmiş, Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan alınan talimatla olaya müdahale edilmiştir. Olayın faili olduğu değerlendiren şahsın yakalanarak gözaltına alındığı, adli sürecin devam ettiği ve konunun hassasiyetle takip edildiği hususu kamuoyuna saygıyla duyurulur”.

Read More

Haberler Çılgın aşık, kız arkadaşının babasına ait samanlığı ateşe verdi

Haberler Çılgın aşık, kız arkadaşının babasına ait samanlığı ateşe verdi

Haberler

Çivril ilçesi Yamanlar Mahallesinde meydana gelen olayda, 25 Aralık 2021 tarihinde gece saatlerinde Fahri D. isimli adamın saman balyaları benzin dökülerek ateşe verildi.

İtfaiye ekipleri tarafından söndürülen yangında 1400 adet saman balyası kül olurken, toplam 60 bin TL’lik ise zarar oluştu. Kundaklama şüphesi üzerine Denizli İl Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) VE Çivril İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri harekete geçti. Çalışmalara başlayan ekipler, güvenlik kameralarını didik didik inceledi. 7 gün boyunca izlenen güvenlik kameralarının ardından şüphelinin 19 yaşındaki Sezer B. Olduğu ortaya çıktı. Şüphelinin yerini tespit eden ekipler kıskıvrak yakaladı. Karakola götürülerek ifadesi alınan Sezer B., sevgilisinin babası Fahri D.’ye kızdığı için saman balyalarını ateşe verdiğini itiraf etti.

haberler Çılgın aşık, kız arkadaşının babasına ait samanlığı ateşe verdi

Yapılan işlemlerin ardından Sezer B. çıkartıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı.

Read More

Volvo tam otonom sürüş teknolojisi Ride Pilot teknik detaylarıyla karşımızda

Volvo tam otonom sürüş teknolojisi Ride Pilot teknik detaylarıyla karşımızda



Volvo

Volvo, kısa süre içerisinde tanıtacağı elektrikli modelde konumlandıracağı Ride Pilot ile sürüsüzü otomobil teknolojisinde yeni seviyeye geçiyor.

Uzun süredir sürücüsüz otomobil teknoloji konusunda fiziki çalışmalar gerçekleştiren Volvo, sistemi son kullanıcıya ulaştırma konusunda yola emin adımlarla devam ediyor. İsveç merkezli üretici Ride Pilot adını verdiği modellemede geldiği son noktayı ilk olarak Kaliforniya eyaletindeki kullanıcılara tanıttı. Ride Pilot, Volvo’nun gelecek nesil tamamen elektrikli otomobillerinde yer alacak sektörün öncü güvenlik standardını esas alarak, müşterilere daha fazla zaman kazandırmayı ve bir Volvo’yu daha rahat ve eğlenceli hale getirmeyi hedefliyor. Otoyollarda kullanım için güvenli olduğu doğrulandıktan sonra Ride Pilot’un, şirketin yakında tanıtılacak olan tamamen elektrikli SUV modelinde ek abonelik şeklinde sunulması planlanıyor. Şirketin yeni amiral gemisi bu yıl içinde tanıtılacak.

Volvo

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Volvo Ride Pilot hakkında paylaşılan teknik detaylar

Lanse edilen sistemde kullanılan yazılımın, otonom sürüş şirketi Zenseact, Volvo’nun şirket içindeki geliştirme ekibi ve teknoloji ortaklarından Luminar’ın ekibi tarafından geliştirilmiş olması dikkat çekiyor. Sistem için geliştirilen yazılım-sensör kombinasyonu ve sağladığı güvenlik, markanın yakında çıkacak tamamen elektrikli SUV modelinde ilk günden itibaren standart olacak ve zamanla gelişecek. Ride Pilot’un hassas doğrulama ve test protokolünden geçtikten sonra müşterilere sunulacağı da gelen bilgiler arasında. Doğrulama ve test protokolü, teknolojinin farklı koşulda otoyollarda kullanım için güvenli olduğunun onaylanmasını içeriyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Güvenli olduğu doğrulandıktan ve gerekli onaylar alındıktan sonra, şirketin amacı Ride Pilot’u önce Kaliforniya’da tanıtmak, ardından da yavaş yavaş diğer dünya pazar ve bölgelerinde kullanıma sunmak. Sürücüler, Ride Pilot’u kullanarak, sürüş sırasında zaman kazanabilecek ve bu zamanı okuma, yazma, çalışma veya sosyalleşme gibi ikincil faaliyetler için kullanabilecek. Bu özellik ayrıca, yoğun veya sıkışık trafikteki sürüşün getirdiği zihinsel yükü azaltarak, sürücünün hedefe dinlenmiş ve enerjik olarak varmasına yardımcı olabilecek.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İlginizi çekebilir

Precept projesi gerçek oluyor

Read More

Haberler ‘Gümülcine yiğidi’ Beştepe’de anılacak

Haberler ‘Gümülcine yiğidi’ Beştepe’de anılacak

Haberler

AYDIN HASAN Ankara – Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Sadık Ahmet’in 75. doğum gününde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesi Konferans Salonu’nda bir anma programı düzenleyecek. Programda, YTB tarafından Sadık Ahmet’le ilgili kitabın lansmanı da yapılacak. Sadık Ahmet’in sevdiği türkülerin Ankara Devlet Türk Halk Müziği Korosu sanatçıları tarafından seslendirileceği programda, bir grup Batı Trakyalı öğrenci de Sadık Ahmet Marşı’nı söyleyecek. PTT de, Sadık Ahmet anısına iki farklı kişisel pul bastırdı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, YTB Başkanı Abdullah Eren, kitabın editörü Nilüfer Erdem ve Sadık Ahmet’in oğlu Levent Sadık Ahmet’in programa katılarak konuşma yapması planlandı.

‘Benim Sadık Amcam’dı’

YTB Başkanı Eren, Milliyet’e şu değerlendirmede bulundu: “Batı Trakya Türklüğünün bayraklaşan lideri Merhum Sadık Ahmet, kimine göre Dr. Sadık Ahmet, kimine göre Sadık Ağabey idi. Ama benim için her zaman Sadık Amca oldu. Zira aslen de bir Batı Trakyalı olmam hasebiyle daha küçük yaşlardan itibaren hem kendisiyle hem de ailesiyle bir araya gelme fırsatlarım oldu. Yine onun hak ve hürriyetleri ihlal edilen bir toplumun milli ve dini hislerini canlandırma hikâyesini çok defa dinleme imkânım da oldu.”

Read More

Haberler Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önemli açıklamalar

Haberler Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önemli açıklamalar

Haberler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2021 dış ticaret rakamlarını açıkladı. Beşiktaş’ta bir otelde düzenlenen toplantıya Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Ticaret Bakanı Mehmet Muş ve Hazine Maliye Bakanı Nureddin Nebati, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle de katıldı.

Erdoğan programda yaptığı konuşmasında, “İnsanlık olarak 2 yıldır son asrın en büyük sağlık krizi olarak nitelenen koronavirüs salgınıyla mücadele ediyoruz. Her ne kadar salgın bir sağlık krizi olarak başlasa da ekonomiden turizme, eğitimden beşeri ilişkilerimize kadar hayatın her alanını olumsuz etkiledi. Böylesi devasa bir krize hazırlıksız yakalanan ülkeler salgın karşısında bocalayarak hemen korumacı, rekabetçi, uluslararası ticareti kısıtlayıcı politikalara başvurdu. Maske ve tıbbi malzeme konusunda Avrupa’da ve dünyanın daha pek çok yerinde yaşanan sıkıntıları hepimiz hatırlıyoruz. Türkiye olarak, güçlü sağlık altyapımızın sağladığı avantajları en etkin ve verimli şekilde kullanarak salgın sürecini alnımızın akıyla yönettik. Küresel ölçekte meydana gelen sarsıntılara rağmen Türkiye ekonomisinin ayakta kalması, üretimin aralıksız sürmesi, istihdamın korunması için toplumumuzun tüm kesimlerine yönelik tedbirleri devreye aldık. İş dünyamıza, ticaret erbabımıza, KOBİ’lere, çiftçimize, esnafımıza, çalışanlarımıza sunduğumuz destek ve teşviklerle onların yanında olduk. Milletin felaketinden siyasi rant devşirme peşinde koşan muhalefetin abuk sabuk tekliflerine rağmen Türk ekonomisine asla kontak kapattırmadık” dedi.

‘BİR AVUÇ RANTÇI ELİTİN DAHA DA ZENGİNLEŞMESİNİ SAĞLIYOR’

Erdoğan, “Her kriz aynı zamanda beraberinde birçok fırsatı da getirir. Tarih boyunca küresel kriz dönemlerini iyi değerlendiren ülkeler, ekonomik bakımdan çok büyük sıçrama yapma imkanına da kavuştular. Bugün küresel ekonomiye yön veren ülkelerin şöyle bir serencamına baktığımızda bu gerçeği net bir şekilde görürsünüz. Ancak ülkemiz siyasi istikrarsızlık ve sorunları sebebiyle çok uzun yıllar kriz dönemlerinde önüne açılan bu fırsat pencerelerini kullanamadı. Gazi Mustafa Kemal’in teşvik ve desteğiyle 1923 İzmir İktisat Kongresi’nde alınan kararlarının ömrü yalnızca 6 yıl sürdü. Rahmetli Menderes’in başlattığı kalkınma hamlesi 27 Mayıs darbesiyle akamete uğradı. Merhum Özal’ın dirayetli liderliğinde yakalanan ivme 1990’ların belirsizlik atmosferinde maalesef hedefine varamadı. Dönemin Cumhurbaşkanının anayasa kitapçığını fırlatmasıyla tetiklediği 2001 krizinin ülkemize maliyeti ise yüz milyarlarca doları buluyor. Her on yılda bir tekrarlanan darbeler milletimizi fakirleştirirken, çalışmadan, üretmeden, hiçbir riske girmeden parasına para katmaya alışmış bir avuç rantçı elitin daha da zenginleşmesini sağlıyor. Millet kaybederken, emekli, memur, işçi, iş adamı, tüccar, esnaf, üretici kaybederken, krizden nemalanan bu seçkin azınlık kazanmaya, palazlanmaya, servetini arttırmaya devam etti. Türkiye’nin içine hapsedildiği bu fasik daireyi 2002 yılında bozan biz olduk. Hayata geçirdiğimiz reformlarla, Türk ekonomisinin prangalarından Türk demokrasisini vesayet zincirlerinden kurtarmayı başardık. Serbest piyasa ekonomisi anlayışıyla rekabeti esas alan, şeffaf ve öngörülebilir politikalarla ülkemizi kalkındırdık, güçlendirdik. Türk ekonomisinin özellikle son 2 yılda yakaladığı başarının sırrı işte bu büyük değişimde gizlidir. Türkiye ilk defa krizlerin altında ezilen değil, krizleri yöneten, hatta krizleri fırsata çeviren bir ülke konumuna gelmiştir. Salgın nedeniyle ortaya çıkan alternatif tedarikçi arama ve bölgeselleşme eğilimleri ülkemizin küresel tedarik zincirlerindeki coğrafi avantajını öne çıkarmış ve ihracatımızın önünü daha da açmıştır” şeklinde konuştu.

‘BU BİR REKOR’

Geçtiğimiz yılın 3’üncü çeyreği itibarıyla ülkemizin küresel ihracattan aldığı pay ilk kez yüzde 1’in üzerine çıkmıştır. İhracatımız, tarihimizde ilk defa 200 milyar doları aşarak Orta Vadeli Program hedeflerinin de ötesine geçmiştir. Şimdi burada büyük bir gurur ve memnuniyetle ifade etmek isterim ki 2021 ihracatımız geçen yıla göre yüzde 32,9 oranında artışla 225 milyar 368 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Hamdolsun, bu bir rekordur. Dünden bugüne ulaştığımız bir rekordur. Bundan 19 yıl önce 36 milyar dolardan devraldığımız ihracatı 2021 yılında 6 kattan fazla arttırarak 225 milyar 368 milyon dolara çıkarmayı başarmış olmaktan mutluluk duyuyorum. 2002’de sadece 87,6 milyar dolar olan dış ticaret hacmimizi 2021 yılında 496,7 milyar dolara ulaştırdık. Dış ticaret açığımız ise önceki yıla göre yüzde 7,8 azalışla 45,9 milyar dolara gerilerken ihracatın ithalatı karşılama oranı ise 5,8 puan artışla yüzde 83,1’e yükseldi. Bu oranın 2000 yılında sadece yüzde 51 olduğu dikkate alındığında Türkiye ekonomisinin bizim dönemimizde kaydettiği ilerleme çok daha iyi anlaşılacaktır. Ama muhalefet bu işten anlamaz. Onların derdi başka. Bizim derdimiz aşk. Az önce de kardeşlerim söyledi. İhracat, ihracat, ihracat” ifadelerini kullandı.

‘SEN KONUŞMAKTAN NE ANLARSIN?’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha önce 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan 5 il varken, bu sayı 21’e yükseldi. Konuşuyorlar, yok şöyle, yok böyle falan. Ya sen konuşmaktan ne anlarsın? Ama benim Anadolu’daki vatandaşım durmuyor. Gaziantep’te durmuyor, Eskişehir’de durmuyor ve devamlı dünyanın neresinde bir pazar varsa, bu pazarları dolaşıyor” dedi.

‘BİZ BUNLARIN HEPSİNE GİTTİK, GİDİYORUZ, GİDECEĞİZ’

Erdoğan, “Türkiye bunu da başardı. En önemli ticari ortak Avrupa Birliği’ne (AB) ihracatımız yüzde 33 oranında artarak 93,1 milyar dolara çıktı. Dahası AB’ye karşı net 7,7 milyar dolar dış ticaret fazlası verdik. İhracatımızdaki artışın sadece belli bölgelere yoğunlaşmak yerine tüm dünyaya dengeli biçimde yayıldığını memnuniyetle görüyoruz sayenizde. Bunu sizlerle beraber başardık. Örneğin bu dönemde ihracatımız Güney Amerika’ya yüzde 86,6. Güney Amerika nere, Türkiye nere… AB dışı Avrupa ülkelerine yüzde 29, Yakın ve Orta Doğu ülkelerine yüzde 22,6, Kuzey Afrika Bölgesi’ne 44,8 oranında artış göstermiştir. Buralara gitmesen… Hani diyorlar ya ‘Kara Afrika’. Evet, bunlar yaratılmışların en şereflisi. Biz bunların hepsine gittik, gidiyoruz, gideceğiz. Nasıl burada futbol takımlarımızın yarısı neredeyse Afrika’dan ise pazarlar da evelallah bizimle geleceği olgunlaştırıyor. Daha güzel olacak, hiç endişem yok” ifadelerini kullandı.

‘NE OLUR TÜRK LİRASI DEYİP GEÇMEYİN, BİZİM PARAMIZ ÇOK ÖNEMLİ’

Erdoğan, “İhracatın değer bazında en fazla arttırıldığı ülkelere bakıldığında, ABD’ye yüzde 44,6 artış ile 14,7 milyar dolara, BAE’ye yüzde 94,3 artış ile 5,5 milyar dolara, Birleşik Krallığa yüzde 22 artışla 13,7 milyar dolara ulaşıldı. Demir-çelikte yüzde 70,9 oranında artışla 25,9 milyar doları, motorlu kara taşıtlarında yüzde 13,3 artışla 25 milyar doları, makinede yüzde 23,7 oranında artışla 20,8 milyar doları, hazır giyimde yüzde 22,2 oranında artışla 18,3 milyar doları yakaladık. Bu rakamlarla Türkiye, birçok sektörde dünya ticaretinde söz sahibi bir ülke haline gelmiştir. Miktar yanında katma değer olarak da artan ihracatımızın kilogram birim değeri ise yüzde 17 yükselişle 1,29 dolara çıkmıştır. Ayrıca Türk lirası ile ticaret gerçekleştirdiğimiz ülke sayısını her geçen gün daha yukarı taşıyoruz. Ne olur Türk lirası deyip geçmeyin, bizim paramız çok önemli. İnşallah paramız, belirleyici olacak hiç endişe etmeyin. 2021 yılı itibariyle 205 ülke ve bölgeye, ihracat işlemlerimizi milli paramız ile gerçekleştirdik. Türk lirası ile yaptığımız dış ticaret hacmi, 183 milyar liraya ulaşmıştır. Mal ticaretindeki güçlü performansın, hizmet ticareti rakamlarına da müspet yansıdığını görüyoruz. Hizmet ihracatımızın bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 60 oranında artışla, 53 milyar dolara ulaşmasını ve cari işlemler dengesine 23 milyar dolarlık olumlu katkı yapmasını bekliyoruz. Oluşturduğumuz yeni yapı ve güçlendirilmiş destek programlarıyla bu rakamı kısa sürede 100 milyar dolara çıkarmayı amaçlıyoruz” dedi.

2022 BÜYÜME HEDEFİ

Erdoğan, “Cari fazla veren bir ülke konumuna hızla ulaşmak için 2022 yılı ekonomik büyüme hedefimizi yüzde 5 olarak belirledik. İhracatımızdaki güçlü performans sayesinde orta vadeli programın geçtiğimiz yılki hedefini zaten aşmıştık. Bu programda önümüzdeki sene için yaklaşık 231 milyar dolarlık ihracat belirlemiştik. Gelecek yıl da bu rakamın üstüne çıkacağımıza ben inanıyorum. Onun için 2022 hedeflerimizi 250 milyar dolar olarak revize ediyoruz. Ülkemizin medarıiftiharı olan siz ihracatçılarımızın gelecek sene bize bu gururu da yaşatacağınıza ben yürekten inanıyorum. Siz bu hedef doğrultusunda ilerlerken, Cumhurbaşkanı ve hükümet olarak biz de sizin yanınızda olmayı sürdüreceğiz. Eylül ayındaki son buluşmamızda İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi’nin müjdesini vermiştim. İhracatçılarımızın finansmana erişimini iyileştirmeyi ve teminat sorunlarını çözmeyi hedefleyen bu şirketi kısa sürede kurduk. Faaliyete 1 Mart 2022 tarihinde geçecek olan şirketimizin şimdiden tüm ihracatçılarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Bu arada inşallah Finans Merkezimizi de harekete geçireceğiz” diye konuştu.

Read More